tahlisiyecinin kurtarma çalışmaları sırasında; dışarıdaki havayla solunum irtibatı olmadan 2, 4, 5 veya 7 saate kadar teneffüs edebilmesini sağlayabilecek şekilde içinde yüksek tazyikli oksijen tüpü, alkalipatron ve suni ciğer bulunan 16,5-18 kg ağırlığında kurtarma cihazı. bu cihazda bulunan oksijen tüpü teneffüs için gerekli oksijeni verir, alkalipatron teneffüs edilmiş oksijen içindeki karbon dioksidi alıp geri kalanı suni ciğer vasıtası ile nefes alma devresine tekrar vermeye yarar.
bir çok çeşidi vardır. özellikle üst entryde olduğu şekilde mesaj atmak... ertesi sabah da it gibi herşeyi hatırlayıp " ya ben sana dün ne dedim hatırlamıyorum... sarhoştum. umarım kötü bir mesaj atmamışımdır" diye tekrar mesaj atıp, durumu kurtarmaya çalışmak.. rezilliğin daniskası... ve bu rezilliği karşı tarafın anlayıp hiç cevap vermemesi ise yüz karası..
offf... içme! içeceksen telefonu tuvalete at, sifonu çek ki bu hallere düşme!
bir konunun üstüne üstüne, böyle gözüne sokarcasına gitmeye meyilli. biraz da sabırsız. illaki sonuç alacak. her ne kadar sonuçlar istediği gibi olmasa, sonunda hünkürsede...
özellikle aşk meşk meselelerinde...
belli bir yaşa kadar (bu yaklaşık olarak otuza felan tekabul eder) evlenmediyse özgürlük, kariyer vs. sebeplerden dolayı; bu müesseseye sıcak bakmaz. ama çevresindekilere de evlilikle ilgili öğütler verir.
eğer erken yaşlarda evlendiyse, herkesin evlenmesi için elinden geleni yapar, çöpçatanlık kurumunun hakkını verir.
dün yine seni aradım,
yine medet umdum senden...
haklısın,
cesaret vermeni bekledim.
kendim kurdum cümleleri
sonra sustuk,
sen güldün,
yine kendim inandım farkındayım...
benden kaç tane var diye düşünmenin sonucu. evet! mesela kendimi tek sanırken klonlarım olduğunu öğrendim. ya da ben onların klonuyum. yalnız doğum yılı, gün, ay gibi faktörlerin rolü büyük.
absürt sitelerdeki yorumların altında kendi ismini görünce çıldırmak işten değil.
böylelikle cehennemin epey kalabalık olacağı anlaşılıyor. mahşer kalabalığı dedikleri bu olsa gerek. yalnız malboro içen veya kısa maltepe içen arasındaki farkların ortaya konulması gerek. ceza kaça katlanıyor acaba?
bir de kaç taneye kadar cehennemin dibine gidiliyor ya da hemen bir yanılıp geri çıkılıyor. adet belli mi?
uzun meseleler bunlar.
ilkokulda sınav yapan, lise binalarını doldurmayı akıl edememiş zihniyetin engeline takılmış sınav. nedense sınav yerleri çoğunlukla ilkokullara denk getirilmiş. (birileri bize bir şey anlatmaya çalışıyor)
zaman, hararet, döt kadar sıralarla cebelleşme. üstüne bir de unutulmuş bilgiler.
sözlüklerin tek bir format çatısı altında birleştirilmesini öngörüyor. neredeyse her yazarın farklı sözlüklerde iki yazarlığı vardır.
(hani yazarlık olmasa bile kesin çaylaklığı vardır)
birinde nasıl formata uydurarak entry yazıp giydiriliyorsa, diğerinde de aynısı olmalı.
orda öyle burda böyle olması elimine edilmiş oluyor.