2020 yılından bu yana bayağı bir artan, 2024'ten beridir benim çevremde de artan sondur. En yakınlarımızı kaybetmeye başlıyoruz, çocukluğumuzdan, gençliğimizden, geçmişimizden hatıralar yok olup gidiyor. Bir gün hepimizin başına gelecek olan.
saat dediğimiz zaman bölümü, mesafeleri ve zamanları geçerek bize doğru gelmeye çalışır.
bunun bize yaklaşması bir gaye güder; o gaye de, nefeslerimizi kesmek içindir.
kendisine saati varmış kimse derhal ölmüş olur.
minarede "ölü var!" diye bir acı salâ...
er kişi niyetine saf saf namaz... ne âlâ!
böyledir de ölüme kimse inanmaz hâlâ!
ne tabutu taşıyan, ne de toprağı kazan...
eyvallah.
irdeleseydim uyanırdım zaten. yüzeysel okuduğum için ıskalamışım.
''"acaba ben hangi tarafa gideceğim"
bunda bir şey yok.
müslümanın ölçüsü zaten korku ve ümit arasında olmalıdır.
bilader o "ne var" kısmı benim düşüncem değil dikkatli okumuyorsun. o normal olarak inanmayanların düşüncesi. benim düşüncem "acaba ben hangi tarafa gideceğim" düşüncesi. yazılan şeyleri biraz dikkatli irdeleyelim lütfen *
--spoiler--
her şey tamamen bitiyor mu yoksa başka bir yaşam formu ( ruh vs ) olarak başka bir boyutta devam mı ediyorsun.
.... ne var ulan ne ne ne..
--spoiler--
bu tereddüt ile sakata gelmen an meselesidir bilader.
yerinde olsam bunu bir bilenle enine boyuna konuşur ve kafamda netleştirirdim.
bu ''acaba'' zarar verecek türdendir, farkında bile olmazsın!
reel de konuşman da fayda var bunu bir hocayla.
aksi taktirde manen yara almaya devam edersin!