Soğuk bir gece, battaniyeye sarılmış, seyrek geçen araçları izlerken, arkada birkaç sevdiğim parçayla bana eşlik eden içimi sımsıcak yapan, belki de güç veren bir içecek.
çayın vatanı çin midir hint midir bilemiyoruz ama türkler onunla geç tanışırlar. dedelerimiz daha ziyade kahve içer, taneleri yemen’den getirtir, itinayla kavururlar, yola bile cezveyle fincanla çıkar, mangallarını değirmenlerini yanlarında taşırlardı lakin çay denilen bu bitkinin ülkeye gelişi daha yüz yıl olmadan kahveyi yerinden etmiş olması kesin bir gerçektir.
Yorgunluğa birebir, içecek. Üşüsen de çay, terlesen de çay. Hasta olsan da çay keyiflensen de çay. Üzülsende çay, sevinsen de çay. Her derde deva, gibi. Belki ucuzluğundan, belki dokunmamasından. Nedendir bilemedim ama, her şeye çay olduğu gibi, yorgunlugada çay.
bugün hiç içmediğimi hatırlatan başlık. şimdi mutfağa giderken ayağım takılsa ve kafamı feci şekilde yere vurarak öldüğümü düşünsenize. üstteki arkadaşın da parmağı olmuş olur mu sizce ölümümde.
edit: ölmeden aldım arkadaşlar problem yok maalesef.