kime göre, neye göre, ne kadar geçiyor tartışılması gereken o. evet, geçen zamanın tekrarı yok. ama zaman her zaman aynı zaman mı? sorgulanması gereken konu o;
mesela izafiyet teorisini einstein'a sormuşlar, demişler nedir aga anlat bize?
"elinizi bir dakikalığına sıcak bir fırının içine sokun, sanki bir saatmiş gibi gelir. güzel bir kızla bir saat kadar zaman geçirin, bir dakikaymış gibi gelir. izafiyet budur." demiş.
interstellar'da beni en çok etkileyen sahne,
--spoiler--
bunların suyla kaplı bir gezegende geçirdikleri bi kaç dakikanın dünyada yıllara denk olması
--spoiler--
insan bazen gerçekten hayret ediyor ama sonra vapurlar diyor, kuşlar diyor zaman yine bir şekilde akıp gidiyor.
üzerine yapılan birçok felsefi düşünce fırtınasına ek olarak saatlerin anlamları adlı şu siteyi keşfetmemle zamanda bir level daha atlamış gibi hissediyorum kendimi.
Kullanılması kolay, anlaşılması zordur. Çokluk veya azlık olarak nitelendirilemez fakat dolu dolu yaşayan ve kullanan kişiler tarafından nitelendirilebilir. Kullanmasını bilene faydalı kullanmasını bilmeyene ise boş bir olgudur.
hep, hepimizin ihtiyacıdır. bir araçtır. bir kotadır. bazen merhem bazen tuzdur.
bir buçuk saattir çalıştığım masada tek bir şeyi düşünüyorum. zamansız gelen şeyler... çetelesini tutuyorum bunların ve sayelerinde ne kadar mutsuz olup mutsuzluk verdiğimin...
içim bir şeye yeşermek istiyor ama onu istemsiz dizginliyorum. çünkü imkanı yok, oluru yok. bana ters.
bu şiirin okunduğu bölümü hatırlıyorum. şiirden önceki sahne zaten sevdiğini kaybeden insanlar için yürek burkan bir sahneydi. ve sonra bu şiir girerdi o iyice berbat hissettiren müzikle beraber. okuyun bu şiiri herkes kendinden bir parça bulacaktır.
Zaman hiç bir şeyi düzeltmez sadece üzerini örter, sakladığın acılar bir gün mutlaka ortaya çıkar. Herkes zamanı geri alabilmek ister. Kimi eski güzel günleri tekrar yaşayabilmek için, kimi yaptığı yanlışları düzeltebilmek için, kimi ise sadece yaşadığını hissedebilmek için ister bunu.
Gelecekten korkanlarsa zamanı durdurmak ister, her şey o kadar iyidir ki bunun bozulmaması için çaba gösterirler. Ama kimse şu anın değerini bilenenler kadar mutlu değildir, geçmiş de gelecek de onlarladır.
Bazılarıysa zamanın ta kendisi gibidir ve her insan zamanın dünya üzerinde bıraktığı birer yara izidir...
Herkes için aynı kavramı ifade eder ama yaşantılarımız veya yaşam tarzlarımız farklı olduğu için bu kavram kişiye göre şekillenir. Zamanın bizden götürüsü çoktur ama en önemlisi neyi götürdüğü. Yıllar ilerler saçlar beyazlar ilk önce şakaklarda başlar bu ince beyazlama daha sonra bütün saçını kaplar. Dur diyemezsin akışına keşke gençliğimde daha fazla hissettirseydim duygularımı dersiniz aslinda ama zaman geçmiştir ve ayak uydurmak zorundasın gidişata en nihayetinde. Onun için gençliğinde ne ekerseniz ihtiyarlığınızda onu biçersiniz. Uzun lafın kısası bir zaman yolculuğumuz var ve bunu en kıymetli anılarla taçlandırmak görevimizdir.