Evde depresif bir halde oturuyordum sonra bir işim çıktı ve dışarı çıktım. Deli gibi yağmur yağıyor ve yurtdışından severek aldığım şemsiye var elimde. Taktım kulaklığı açtım şemsiyeyi… şemsiye kırılmış ulan. Eve de çıkamam tekrar yetişmem lazım.
Kırık şemsiyem cızırtılı kulaklığım ile kendi kendime romantizm bile yaşayamıyorum pü.
Bir sigara yakıp, o sisli camın ardında kalan dünyanın kederini ve aynı zamanda o kederin içindeki saf güzelliği seyretmek. Bu, aşkın kendinden bile daha sahici ve daha fatal bir yalnızlık anıdır. Gerçek romantizm bu işte abi.