Ege' deyim şu sıralar.
Senelerdir hiç bu kadar yıldızlı bir gökyüzü görmemiştim.
Cırcır böcekleri, adını sanını bilmediğim kuşlar, baykuşlar, börtü böcek, toplanmış koro kurmuşlar gibi.
Çok sesli müzik yapıyorlar hep beraber.
Mutlular galiba...
bahçeye kurulup şöyle güzelcene "kimseye etmem şikayet" eşliğinde rakıdan ilk yudumu aldıgında sarkan asma lambanın duvara yansıyan çocuklugunu görmek ve ortancaları okşamak... özlemişim.
sabahlara kadar oturulan gecelerdir.
çoğu zaman uyunmaz da sabahlara kadar, dışarıda olunur veyahutta evde..
belki de en güzel anlarınızdır açmışsınızdır biranızı oturuyorsunuzdur arkadaşlarınızla.
yanınızda bir de sevdiğiniz varsa tadından yenmeyecek gecedir.. o sıcağa birde onun sıcaklığı eklenince..
sarı bir sokak lambasının balkona sızan loş ışığında, cırcır böceklerinin şarkısına eşlik eden demli bir çay ve çekirdek çıtırtısıdır. Zamanın yavaş aktığı o anlarda başınızı göğe çevirirseniz, bir yıldızın kayışına şahit bile olabilirsiniz. Ben az önce oldum..
umut kıtlığında son ihtimal de alındığında elinden
kopmuş bir parça gibi durur; sıcak ve hala senden
her yer her yerden daha korkunç gelir, kaçarsın
karanlığa bırakırsın bunca dertlik gövdeni
kızgın, ıssız, zamansız, çekingen
sokaklar yanıyor
sıcak ve tanımsız bir yağmur
korkunun nefesi gibi
ensende bitendir.