yaran olaylar

entry2145 galeri89
    848.
  1. küçük bir büfede müşteriler içeride tostlarını yerken , tezgahın arkasında yere düşmüş anahtarlığı alıp oynamaya başlamak akabinde üstündeki düğmeye basmak büfenin birden kapkaranlık olması müşterilerin panik hali.

    meğer o anahtarlık otomatik kepenginmiş. *
    3 ...
  2. 849.
  3. star tv de, yeni başlamış olan bir zırva, -çal kalbimi- bir anlık gafletle izlenmeye başlanmıştır. yarışmanın formatı ve yarışmacıların suratlarına bakılarak tiksinilen programda, olaylar şöyle gelişiyormuş;
    malzemeler:
    -1 bay
    -30 bayan
    -1 sunucu...
    1 bay gelir. oradaki 30 bayana bu bayın özellikleri, hobileri, yetenekleri falan anlatılır/gösterilir. bayanlar, beğenmedikleri baylar için önlerindeki butona basıp, kırmızı ışık yakarlar. * yarışmada buna "kızarmak" deniyormuş.

    şimdi, sözlükle aramdaki ilişkiyi sorgulamaya başladığım zamana geleyim;

    darkness boy, bu gafletten kurtulup televizyonu bırakmış, sözlüğü açmıştır. aynı zamanda, televizyonun sesini ve dolayısıyla kızarmayla birlikte çıkan sesi duymaktadır.* yaklaşık 30 tane ses duyduktan sonra, yarışmacı erkeğin tipini merak edip salona gider ve programı hâlâ izlemekte olan annesine, sözlüğün etkisinde ne kadar çok kaldığını ispatlayan şu soruyu sorar:

    -hepsi mi eksiledi? * *
    3 ...
  4. 850.
  5. benim bir dedem var.

    anlatmaya öyle bir başladım ki, sanki böyle özendirir gibi oldum. "benim bir dedem var, ooo dillere destan..." ya da "ayıptır söylemesi benim bir dedem var da" şeklinde de başlayabilirdim.

    kendimi acındırır gibi, sanki yıllar önce bizi bırakıp gitmiş gibi de olabilir. "benim bir dedem var, henüz tanışmadığım" tarzında...

    neyse, anlatmaya başlayayım.

    dedem bundan yıllar önce ramazan ayında emekli maaşını çekmiş, eve doğru geliyor. sonra işte fırında pide sırasına girmiş, pide almış. eve bir geldi, cepte paralar yok. biri fena çarpmış, bütün parasını çalmış.

    tabi normalde çakal diye geçinen dedem bunu baya bir içerledi. namus davası gibi, işi kendinin halledeceğini söyledi. "bu işe polisi karıştırmayın" tarzı laflar etmeye başladı. sanki adamlar paraları kaçırmış da fidye istiyor.

    (1 ay sonra...)

    bir sonraki maaşı çekeceği gün geldi. benim mahallede borunun içinden üflediğim külahlar için hazırladığım kuşe kağıtları aldı. ona göre planını yaptı ve harekete geçti. gidip maaşından 10 milyon lira çekmiş, sonra o 10 milyonu kuşe kağıtların en dışını koymuş.

    eve geldiğinde cebindeki kuşe kağıtlar da yoktu, onları da çaldırmış.

    gitti güzelim kuşe kağıtlar, külah yapacaktım ben onlarla...
    9 ...
  6. 851.
  7. hoca:
    tümörler ikiye ayrılır: malign, benign; habis, selim yada dişi, erkek diyebiliriz.

    öğrenci: hangisi kötüdür hocam?

    hoca: tabiki dişi olan .
    4 ...
  8. 852.
  9. bundan 3 sene önce. dersane çıkışı sahilde arkadaşlarla turladık ve ben yorgun bir şekilde eve geldim. neyse asansöre bindim ama kafam yerde bitkin bir şekilde duruyorum, bir an önce eve girip yatağa yatmayı hayal ediyorum. hızlıca asansörden indim kafamı kaldırmadan zile bastırmaya başladım. kapı açıldı ben de o sırada ayakkabılarımı çıkarıyorum. içerden balık kokusu geliyordu, 'oh be balık var.' dedim, başımı kaldırdım ve iriyarı alt komşumuz bana dik dik bakıyor. meğer o dikkatsizlikle asansörde alt katın düğmesine basmışım. şansıma,hem onlarda hem de bizde paspas yok. hemen yerden ayakkabılarımı aldım, çoraplarımla ve koşar adımlarla merdivenlere yöneldim, adamın yüzüne bile bakmadan belli belirsiz pardon dedim ve kaçtım. tabi daha sonra o adam beni nerde görse pis pis sırıtıyordu, neyse ki kısa süre sonra taşındık.
    5 ...
  10. 853.
  11. bu sabah işe giderken saat 9.15 civarı semtten bir arkadaşla karşılaştım. ismi de şaban. evet kendisinin de tipini görün rahat 4, 5 gün acılarınızı unutursunuz o derece güldüren bir tipi vardır. her neyse karşıma çıktığında şu şekilde diyalog yaşanmıştır aramızda ;

    - şaban nabıyosun lan ?
    + iyidir sen nabıyosun ?
    - ne olsun işe gidiyorum, sen nerden geliyon ?
    + işten geliyorum.
    - bu saatte ne işi oğlum gece mi çalışıyosun ?
    + yok lan işi bıraktım amına koyim.
    - daha dur lan mesai başlamadı ne çabuk bıraktın geldin ?
    + anlaşamadık oğlum ya.
    3 ...
  12. 854.
  13. türkiye, başka bir milli takımla mücadele edecektir* santrayla birlikte* spiker kadromuzu saymaya başlar;

    1- hayrettin
    2- yapma hayrettin 1-0 oldu.
    3 ...
  14. 855.
  15. anlayd gece on gibi kampüste iki arkadaşı ile dolaşmaktadır. başı boş gezinen üç dört köpek arkalarına takılmıştır. kovmaya çalışmaları bir sonuç elde etmiyor aksine sayıları giderek artmaya başlıyordur, altı sekiz on derken köpek sayısı on beşi bulmuş her kafadan ayrı hırlama çıkmaktadır. kaçacak yer ararken anlayd kampüste bulunan bayrak direklerini görmüş ve can havliyle atlamıştır belkide ömrünün en büyük atlaması olmuştur, tahminen iki metre kadar yükselmiştir. diğer arkadaşları birbirine sarılmış köpeklere bağırmaktadır. anlayd yi görerek onlar da diğer bayraklara atlamışlardır. affedersiniz üç sap üç direkte ne yapacaklarını bilemez halde köpeklere bakmaktadırlar. daha da kötüsü bayraklar tam da kız yurdunun önünde bulunmaktadır. bağırışmalar kızların dikkatini çekmiş ve camlara çıkmalarına sebep olmuştur, bütün yurt olayı görmüş ve gülmeye başlamıştır.

    anlayd yurdun altında duran marketi görmüş hiç düşünmeden aşağıya atlamış ve koşmaya başlamıştır. arkadaşlarını kötü kaderin elinde terk etmemiş yardım bulmaya tabanları yağlamıştır. bir kaç köpek onu kovalamış yalnız yakalamayı başaramadan markete girmiştir. marketteki adam anlayd ye 'oğlum direklere çıkmak yasak ceza alır paranızı kaybedersiniz' diyerek dumura uğratmıştır, anlayd 'abi bir taraflarımızı kaybetmekten iyidir ne cezası ne parası' diyerek olayı özetlemiştir.bir süre sonra köpekler sıkılıp dağılmış anlayd arkadaşlarını da direkten alarak kendi yurtlarına doğu yola çıkmışlardır.

    kızlar ise..bilmiyorum, yurda kadar kafamı yerden kaldırmadım katıla katıla gülmekten de kendimi alamadım.
    2 ...
  16. 856.
  17. derste küçük bir öykü denemesine girişilir. karakterlerden birinin "canım, ah ah..." demesi gerekmektedir. arkadaşların baskısıyla küfretmek zorunda bırakılan der meister, kâğıda yazacağını arkadaşlarına söyleyip, arkadaşlarına söyleyeceklerini kâğıda yazınca ortaya şu çıkar,

    "canım, ah aq..."
    3 ...
  18. 857.
  19. otobüse binilir ve şöför "arkaya doğru yürüyelim" komutu verir.

    ordan isyankar bir abimiz " madem yürüyecez otobüse niye bindik " der ve ben içten içe yarılırım.
    3 ...
  20. 858.
  21. üniversite talebesi tribe girer, 'açıköğretime yazılcem ben' der gider kayıt olur.

    geçen haftasonu yapılan sınavlara girer.

    sınav günü erkenden kalkıp sırayla ev arkadaşlarının başına gidip içinden küfür eder

    sonra 'siz de kalkın lan ben uyumuyosam siz de uyumayın' der eğlenceli

    bir sabahtan sonra sınav yerine gider, ceplerini yoklar zooooonk! kalemi yoktur.

    ceket vardır üstünde. ve ceketin milyon tane cebi hayatını kurtarır, bir kurşun kalem bulur

    fakat silgiden eser yoktur. en azından kalemin silgisi olsaydı diye dövünür.

    ardından optik formlar dağıtılır ve arkadaş, hiç hata yapmamam lazım telkininde

    bulunur kendi kendine. o sırada gözetmenler klasik konuşmaları yapmakta ve uyarılarda bulunmaktadırlar.

    arkadaş kalemi eline alır optik formu önüne çeker ve başlar;

    adem yılmaz

    -hasss soyad aşşa yazılcaktı!!

    dakika birdir daha ve sınav başlamadan bitmiştir.

    -hasss soyad aşşa yazılcaktı!!. tebrikler adem. açıköğretim senin neyine.
    3 ...
  22. 859.
  23. cep telefonlarının yeni yeni moda olmaya başladığı zamanlarda, otobüste bir amcanın elindeki ericson marka telefonunun anteniyle burnunu karıştırması. telefonların sadece konuşmaya yönelik olduğunu da kim söylemiş? *
    -------------------------------------------------------------------------------------

    bursa'da ablamın başından geçen bir olay:
    teyzenin biri iki kolundada koltuk değnekleriyle yürümeye çalışırken karşıdan gelen 2 embesil liseli ergenin teyzenin beyaz spor ayakkabılarına birer gansgsta edasıyla
    -oooo teyzem ayakkabılar nike mı? yakıyo!
    demesi.

    -------------------------------------------------------------------------------------

    rahmetli eniştemin gece uyurken takma dişlerini düşürüp, sabah harıl harıl araması ve annemin bu manzarayı görüp "enişte ne yapıyorsun demesi?" hangisi daha çok yardı bilmiyorum. eniştemi dişsiz bir şekilde yerlerde görmek mi annemin yüzündeki o bakış mı.
    not: dişler divanın altından çıkmıştır. oraya nasıl gittiğini kimse bilmemektedir.

    -------------------------------------------------------------------------------------

    rahatına fazlasıyla düşkün olan babamın telefonla konuşurken sandalye oturma sevdasının, her şeyi kaldırmaya meraklı rahmetli babaannem tarafından bir faciaya dönüştürülmesi. kalem almak için kalkan babamın arkasından kaşla göz aarasında sandelyeyi alan babaannemin varlığını fark etmeyen zavallı babacığım sandalyeye oturma düşüncesiyle kendini bırakması ve anında kendini yerde, kucağında telefonla bulması.
    5 ...
  24. 860.
  25. bilgisayarınız herzamanki gibi kıllık yapar ve en ihtiyacınız olan zamanda bozulur ee ödevinizde vardır en yakındaki bir internet kafeye gidersiniz boş bulunan bir masaya geçersiniz ve başlarsınız araştırma yapmaya neyse fazla uzatmayalım sonra bir ara yan masadaki tanımadığınız arkadaşın biri hararetli bir şekilde yazışmaktadır arada birde gülüyordur karşısındakinin webcame de açıktır merakınıza yenik düşersiniz ve çaktırmadan bakayım karşısındaki nasıl birisi acaba diye düşünürsünüz hayır ne yapacaksam bananeyse oturduğunuz sandalyeden kızın bilgisayarına bakmaya çalışırsınız sonrasımı sonrası rezilli karşı kameradan uzanan bir kafa görürsünüz bu kafa sizin kafanızdır ilk önce anlam veremessiniz sonra kız size bakıp pardoon noluyyo dediğinde ya ben merakımdan baktıydım öğlesine gibi gereksiz saçma bir cümle söylersiniz ve hızlıca ücreti ödeyip çıkarsınız.
    4 ...
  26. 861.
  27. otobüste oturuyorum yanıma çingene ırkından bir abla oturdu. telefonla eşiyle konuşuyor;
    - ya saa kaç kere diycem e o karıyı alma içeri?
    + ...?
    - he bak o karıya de; eşim kapıda, yok yok oda da de yok yok sen tuvalette de ona.
    + ...?
    - çıldırtıyosun beni zühtü. zühtü? zühtü?
    bana döner ve aynı hışımla devam eder;
    - e diyom ben zühtü'yü yalnız bırakmıycam diye ama işte fırsat bulsun o karı beeim bu karı seein...
    anlattıkları ninni gibi geldi. içim geçmiş. beni bir an zühtü zannetti sandım ama allah'tan uykuya dalmışım.
    1 ...
  28. 862.
  29. ingilizce kursundaki amerikan hocamıza öğretilen müsait bir yerde inebilir miyim sözünü mübarek bir yerde inebilir miyim şeklinde (nasılsa artık!) söylemesi sonucu minibüsçünün onu caminin yanında indirmesidir.
    5 ...
  30. 863.
  31. bir keresinde barda dört arkadaş oturuyorduk. iki arkadaşın çişi gelmiş, tuvalete gittiler. gittikleri hızla, güle güle geldiler:

    - uhahauhaa hacıı içerde kız var lan. aynada saçlarını yapıyor
    k: oha. gördü mü sizi?
    - yok oğlum direk koştuk buraya uhauha çok fena lan.
    k: söylesenize oğlum yanlış tuvalette olduğunu, yazık.
    - bırak yaa ne diyecez olm burası erkekler tuvaleti mi diyecez uhauhuah.

    iki dakika geçmeden benimde çişim gelmişti ve kız hala çıkmamıştı. aslında belkide o tuvalete gitmek için bir bahane uydurmuştum kendi kendime:

    k: oğlum kalkın hadi benimde çişim geldi ya söyleyelim çıksın bende rahatlayayım.
    - saçmalama hacı bekle çıkar şimdi.
    k: bekleyemiycem lan ben gidiyorum gelen gelsin.

    arkadaşlardan sadece biri benle gelmeye gönüllü oldu. diğerleri utanmıştı. tuvalete girdik. evet. hakikaten de bir kızdı ve erkekler tuvaletinde saçlarını yapıyordu. büyük ihtimalle henüz kusmuştu ve sarhoştu. konuştum:

    k:* * bakar mısınız? sanırım yanlış tuvalettesiniz. pisuvarlar falan? *
    * ben miooaah ?!
    k: ıhm... evet. şey. siz. *
    kız seri adımlarla ağlayarak uzaklaştı. biz ise gülmekten yarılıyorduk. kızın çıktığını gören diğer arkadaşlar da geldi ve hep beraber erkekler tuvaletinde yarılmaya devam ettik.

    bu da böyle bir anımdır. ben anlatınca komik olmuyor ama idare edin artık. kendinizi benim yerime falan koyun, o zaman olacağına içtenlikle inanıyorum.
    4 ...
  32. 864.
  33. olay doğru mu yanlış mı bilmiyorum. ama anlatanlar doğru olduğunda ısrarlı...

    1960"lı yıllar, Elazığ Akıl hastanesinden deliler kaçar, Elazığın cadde ve sokaklarına dağılır. 423 deli kaçmıştır. O zamanın ünlü doktoru Mutemet Bey hastanenin baş hekimidir.

    Doktor bey ne yapalım derler. Mutemet Bey bana bir düdük getirin der. düdük getirirler, arkama yapışarak gelin der bir kaç personeli arkasına yapışır. Doktor önde birkaç personeli arkasında tren-tren oynayarak Elazığı dolaşır. bütün deliler bu kuyruğa girer vagon olur. Hastaneye geldiklerinde sayı 612 kişidir.
    5 ...
  34. 865.
  35. ege üniversitesinde okuyan her öğrencinin bileceği gibi 525 kutsal ulaşım aracıdır, beleştir çünkü ama bi sorun vardır ki genellikle akşam saatlerinde otobüs yurdun olduğu yerde dolduğundan diğer duraklarda durmaz yine öyle bir durumda kimya mühendisliğinin oradaki durakta karşı durağa boş bir otobüs gelir şöför amcamız inanılmaz bir şey yapar devam etmez oradamüthiş bir dönüşle şeriti değiştirerek umutsuzca bekleyen öğrencileri refaha ulaştırır, şok olmuşluk ve mutluluk bir aradadır.
    1 ...
  36. 866.
  37. uzun zamandır migrosta çalışan kuzenimin, akşam evine giderken minibüs şöförüne yol parasını verip oldukça kibar bir tonda ve herkesin duyabileceği şekilde '' migros kartınız var mı? '' diye sorması ve şöförün birden afallaması beni hala kopartır.
    4 ...
  38. 867.
  39. Bir arkadaşım erkek arkadaşının sıkıntıdan günde 3 kere banyo yaptığını söylüyor . Bu kız çok iyi niyetli .
    4 ...
  40. 868.
  41. an itibariyle yaşadığım olaydır.. abartmadan naklediyorum.;

    özel bir üniversitenin deniz kenarına yakın bir yurdunda ikamet etmekteyim. bu gece sabaha karşı oynanacak denver - phoenix maçını izlemem için uyumamam gerekiyordur ve bende internette takılmaya başladım. gece 1 suları arkadaşım kıvanç ile aramda şöyle bir diyalog geçti
    - afoo bu gece uyucak mısın?
    + yok abi sabah beş buçukta maç var onu izlicem yani uyumucam takılcam buralarda.. *
    - tamam hacı ben biraz geç gelcem bana kapıyı açar mısın?
    + açarım da anahtarını alsana yanına olum.
    - neyse boşver sen takıl..

    bu muhabbetten pek bişi anlamadım ebn takılmaya devam ettim. öle böle haber siteleri msn feysbuk falan.. saat 2:17 sularıydı.. kapı açıldı kıvanç kapıdan girdi.. önce pek dikkat etmedim sözlüğe bişiler yazma gayretindeydim ancak akabinde garip iniltiler eşliğinde bir titreme seansı ve solo bir parça duyunca kıvançtan " nooluo lan? " dedim ve yataktan fırladım kıvancın yanına. adam tir tir titriyo ..

    + olum noldu lan ne bu kapri ne bu kaban?
    - yok bişi yeaa..benim nüfus cüzdanını gördün mü?
    + şurda . noldu lan neden ıslaksın sen? kafan bi milyon lan senin tüüü..*
    - polis beni bekleeyo lan ben gidiom.

    sonrasında garip bir yürüyüş stili ile kapıdan çıktı, anahtarımı alıp peşinden gittim. aşagı kata inince montunu unuttuğunu söledi çıktım aldım. sonrasında yanına geldiğimde arkadaşlarını gördüm etrafında. neyse işte bunu götürdük odaya duşa soktuk falan. bu arada arkadaşı olayın aslını bana naklediyor;

    - ya işte biz sahile indik falan, içkiler içildi.
    + ee?
    - sonra bunlan buğra denize atladı karaköyün ordan iskeleye yakın yerden..
    + sonra?
    -sonra işte akıntıya kapıldılar falan . gözden kayboldular , sonra bunlar gümrük polisinin dikkatini çekmiş. gümrük muhafaza yakaladı bunları, yanlarına gittik bizde..
    + oha..!
    - valla. neyse işte kimlik istediler bundan falan şimdi işte kimlik alıp polise gidicez.
    + kıvanç aklını eşşekler sksin emi.

    sonrasında duşa sokup sonrasında iç donunu verdiğimiz kıvanç montunu giyip saçmalamalar eşliğinde arkadaşlarıylan polisin yanına gitti. giderken de üniversiteliyiz olacak böle şeyler, polis de amma taktı, alt tarafı gümrük muhafazayı deldik lan.. tarzı haykırışlarda bulundu. kendisi an itibariylen polisin yanından dönmedi. sanırım bi masa altı mevzuu olacak ya hayırlısı. istanbuldan afo bildiriyor sayın seyirciler.
    bu hikayedeki tüm kişi yer kuruluş adları gerçektir,valla!
    edit: çocuk 19 saattir uyuyor hemde akılalmaz bir vaziyette..
    14 ...
  42. 869.
  43. arkadaşın internet cafesindeyim. cafe bana emanet. adamın biri geliyor hiç bir şey sormadan bir masaya geçiyor.

    ben: b , müşteri: m

    b: şey, pardon, elektrikler kesik.

    m: yok sorun değil, bana internet lazım

    b: ama elektrik. kesik. yok.

    müşteri kıpkırmızı oluyor ve özür dileyerek kapıdan çıkıyor ve geri geliyor.

    m: şey ya aramızda kalsın bu olay.

    b: ıı tabiki ne demek, aramızda.

    adam herhalde internet cafelerde o masada oyun yok laflarına alıştı otomatik cevap veriyor.*
    5 ...
  44. 870.
  45. ortaokul yaşlarında iken yaşadığım olaydır.

    odamın ışığı kapalıydı. hemen masadan bir şey alıp çıkacaktım. ama karanlıkta birşeylere takılıp düştüm. masaya doğru yuvarlandım. meğer dedem odamda namaz kılıyormuş, ışığı da açmamış.

    olayı ondan dinleyince daha da komik oldu. lan diyo tam secdeye vardım, birşey vurdu bana sonra üstümden geçti gitti. ben de anlamadım ne olduğunu o an diyo.
    edit: imla
    6 ...
  46. 871.
  47. lasting light ve bir arkadaşı dolmuştadır. ara sıra halkın arasına karışmak lazımdır. birden yazarınızın akına bir şey takılır, arkadaşına döner " ya bir film vardı ya amerikada dev bi goril kızı kaçırıyodu falan." Arkadaşı hemen cevap verir " haa hong kong muydu?" ve kendiside söylediğine inanamayarak yarılır.
    1 ...
  48. 872.
  49. kimya dersinde hoca asit ve bazların ayırt edilmesi için turnusol kağıdı dağıtırken bir arkadaşın asite parmağına sokup tadına bakması. *
    5 ...
© 2026 uludağ sözlük