lenger ve arkadaşı x yemek molasında bir büfeyi arayarak sipariş verecektir.. olay gayet basittir.. yalnız yoğun düşünce gücünün karar mercii olmaktan uzak bir tavrı vardır..
büfeye telefon açılır ve siparişler verilmeye başlanır.. lenger bir kaşarlı kavurmalı tost bir de yengen tost istemiştir.. x ise bir goralı bir de yengen tost istemiştir.. telefonda konuşarak siparişleri veren x kişisidir.. lenger ise call center'da olduğu için ve henüz molaya çıkmadığı için çağrı kabulundedir..
o anda bir şimşek çakar ve x kişisi siparişlerine şunu ekler: 'goralıya acı basın!'
telefonda müşteri ile konuşan lenger hemen mute tuşuna basar ve ekler!
babamın sürücü kursu sahibi fakat alkolik çok yakın bir arkadaşı bir gün babama gelir ve içkiyi artık bırakacağını söyler. babam sebebini sorduğundaysa şu cevabı verir:
yaşlı adam önünde duran uzun saçlı genç erkeğe: kızım müsade eder misin?
genç erkek: amca ben kız değilim.
yaşlı adam: vah yavrum erken yaşta dul mu kaldın. tahminimce olaydan sonra saçını 3 numaraya falan vurmuştur.
lise yıllarında, geometri yazılısına girilir. matematik cevheri arkadaş üçgenin alanını -8 bularak hocayı sinir krizlerine sokar. sınıf, bütün lise hayatı boyunca arkadaşa g.tüyle güler. *
ilkokuldasınızdır. kurşun kaleminizin ucu kırılmıştır. bu sebeple yan sıranızda oturan gözlüklü kız arkadaşınızdan kalemtıraş istersiniz. alır ve bir güzel kaleminizi tıraş edersiniz. işiniz bittikten sonra kalemtıraşı kıza efendi gibi vermek yerine suratına atmayı yeğlersiniz. ve fırlatmanızın akabinde kalemtıraşın, kızın gözlüğüyle gözünün arasına girdiğini görür ve tanımlanamayan bir ruh haline girersiniz. o yaşta çok farkına varmasanız da şu anda bunun tam da yaran bir olay olmuş olduğunu anlamışsınızdır. (olay olmuş olmak?)
sene 2006. bir bayram günü. kimseyle bayramlaşasım yok ama elde edeceğim hasılatı düşününce biraz da mecburiyetten bayramlaşmak zorundayım. tüm akrabalar burda.ilk kurban babam tabi. elini öper öpmez "trink" efektleriyle birlikte cebime para sıkıştırıyor. baba tabi alınmaz mı? sırada amcalarım var. aynı şekilde devam eden serüven, ailemizin en büyüğü extra grandfather dedeme geldiğinde aslında hiç parayı düşünmedim. zaten istesem de düşünemezdim çünkü "muşkkk,mouch" sesleri yüzümde yankılanırken paraya konsantre olamazdım. dedemin elini cebine attığını gördüm. herkes bana bakıyordu. dedem elini kapatarak cebime para sıkıştırken adettendir bende yok dede valla olmaz hareketi çekiyordum. ama engel olamadım cebime parayı koyuverdi. neyse yolda da bulsan sayacaksın demiş atalarımız. çıktım dışarı. mis gibi bir hava. o mutlulukla dedemin para koydugu cebime elimi attım. birden elim bozuk paraya değdi. cebimi iyice karıştırdım. yok para felan. paraya bakmak istedim. birde ne göreyim. 50 ykr yazıyor. neyse eski konuları açarak daha fazla moralim bozulsun istemiyorum. bu da böyle bir anımdır.
efendim, bilenler bilir; hacettepe üniversitesine direkt gelemeyen öğrenciler köprüde ring servisine binerler ve öyle giderler. tabi bu arada da nizamiyede kimlik kontrolüne maruz kalırlar. bu kontrolde otobüse bir güvenlik görevlisi girer ve kimliklere bakar bilindiği gibi.
neyse dostlar, geçen gün bindim yine ringe. nizamiyeye yaklaştık biraz. lan bi baktım, güvenlikçilerden 2 tanesi birbirlerine dönmüş ha bire bir şey yapıyorlar. (yanlış anlamayın lan). ilk baş anlamadım, biraz daha yaklaşınca gördüm ki adamlar resmen taş - kağıt - makas oynuyorlar. herhalde uykum daha tam açılmadı diye düşündüm. meğer adamlar otobüsü kimin kontrol edeceğini belirlemek için böyle bir yönteme başvurmuşlar. oyunun sonunda kaybedenin boynunu büküp otobüsümüze doğru öyle bir yönelişi vardı ki, görülmeye değer. tabi biz otobüsün ön koltuklarında oturanlar olaraktan baya bi koptuk onların bu hallerine. koskoca adamlar lan bunlar. neyse efendim, insanın içindeki çocuk hiç ölmüyormuş; bunu öğrendim bu olay üzerine.
yazarın notu: olum yazınca öyle komik olmuyor. ama o an hakkaten çok komikti. cidden lan. bak hala inanmıyor.
Karadenizde yaşanmış bir yaran olay.
Sinekleri öldürmek için sinek ilacı kullanan bir adamın ağzına sinek kaçıyor, oğlu :
-Baba ağzına sinek ilacını sık, sinek ölür diyor. Baba ağzına sıkıyor ve sinek ölüyor. Ama adamı hastaneye zor yetiştiriliyor.Doktor midesini yıkadığı adama :
Zehirlenmişsiniz ne yediniz diyince. Adam, yaptıklarını söyleyince doktor gülme krizine giriyor.
karekterler: kocası henüz ölmüş bir kadın ve tatil ayarlayıp karısına süpriz yapacak bir adam. bu iki karekter birbirini tanımamaktadır.
oteli ayarlayan adam bir bilgisayar bulmuş ve karısına mail atmaya karar vermiş. fakat bu mail yanlışlıkla, kocası henüz ölen kadının mail adresine gider. kadın da, ölen eşi taziye niteliğinde bir mesaj olduğunu düşünür ve okur. akabinde kadının annesi odaya girer ve kadını yerde yığılı bulur, hemen bilgisayardaki mesaja yönelir:
** sevgili karıcım, benden bu şekilde mesaj alacağına çok şaşıracağından eminim. buraya henüz yeni ulaştım ve kaydımı yaptırdım. burada herşey çok güzel, bilgisayarlar var ve sevdiklerimize mesaj gönderebiliyoruz. burada herşey senin yarın gelmene göre planlanmış. senin gelmeni dört gözle bekliyorum. umarım sen de benim gibi rahat bir yolculuk geçirirsin. **
insanları güldüren olaylardır. kardeşimin otomatik olan market kapısını arabanın uzaktan kumandasıyla açmaya çalışması başlığa verilebilecek örneklerdendir.
olayın kahramanı bizzat kendimdir ve olay otobüste geçmiştir. otobüs tıklım tıklımdır ve yaşlı bir teyze otobüse binmiştir. saygı gösterisi olarak ayağa kalktım ve
yt:yaşlı teyze bn: ben
yt: Allah razı olsun evladım.
bn: Menfaat için kalkmadım teyze ayakta zorlanırsın diye kalktım.
yt: tamam evladım işte allah razı olsun.
bn: iyide yaşlı teyze amacım allah benden razı olsun değildi kalkarken.
yt: amacın neydi ki ah be oğlum.
bn: yaşlısın ya teyze sana yardım etmekti amacım.
yt: heee o zaman allah razı olsun evladım.
şöför de dahil olmak üzere tüm otobüs kafalarında soru işaretleriyle yarıldık.
Tatilde kalabalık tekne turuna çıkılmıştır. Arkadaş sıcak havanın verdiği etkiyle tekneden bir güzel denize atlar, güzel güzel yüzmeye başlar. Peşinden adamın biri arkadaşa iki adet ekmek dilimine benzeyen şeyleri uzatır; 'Bunlar sizden düştü galiba' der, o sırada arkadaş ve ben gözgöze geliriz ve kahkahayı patlatırız. Adam ise çaktırmadan uzaklaşır. Evet, onlar göğüslerini büyük göstermek için kullandığı destekleriydi.
arkadaşımın gece kalktığında eve giren hırsızla karşılaşması
hırsızın da panik yapıp camdan atlayarak kaçması
arkadaşımın da camı kapatarak yatması
evdekilere birşey söylemeden huzur içinde uyuması.
Fazla kilolarına savaş açan anneme eşlik etmek için onunla beraber diyetisyene gittim sözlük . Annem içeride fazla kalınca merak edip , kendimi içeri atıım ve annemi giyetisyene kabaklı böreğin tarifini verirken buldum .
Doktor : onun içine biraz da ceviz kat muazzam birşey olur .
Annem : ooo doktor hanım bizde daha ne börekler var .
lise yıllarında tenefüste wc ye gidilir ve pisuvar kullanılır. pisuvar alttan sakat olduğu için kaçırır. sağa sola bakılır bir paspas bulunur ve yer silinir. derse gelinir. derste hocanın doğum günü olduğu için birileri pasta kola getirmiş kolalar doldurulurken yere dökülmüştür. biri koşar gider ve malum paspası alır gelir. sınıf leş gibi kokar.
maalesef tanık olamasam da dinlediğimde yarıldığım olaydır.
benim sıpa küçük kardeş, 2 küçük akraba çocukları ve de teyzeleriyle dizi izlemektedirler.. bu sırada bir sahne çıkar. doğum sahnesi. hemen değiştirilir. çocuk meraklı meraklı sorar teyzesine.
- o neydi? aç onu onu aç! neydi o teyde.
- kadın elmayı yıkamadan yemiş. onu alıyorlar ameliyatla..-90 lardan bu yana yalanlar da değişmiş-
ne zaman geçtiği tam bi muamma olan traji komik ve beni kendimden geçiren şu olayı sizlerle paylaşmak isterim sevgili sözlük seven yazarlarımız:
ilker adında idealist bir genç askeri sınavlara girer ve kazanır. araştırma için askeriyeden görevliler ilker in mahallesine gelir ve çocuğun nasıl biri olduğunu sorarlar. kız meselesi sanan mahalleli de:
- çok iyi çocuktur. allah ın yolunda giden abdestli namazlı dua eksik olmaz ağazından..
ve bu hata sonucu hayatının en büyük fırsatını kaçırır.