yaran olaylar

entry2145 galeri89
    525.
  1. efw * ve ev arkadaşı yaşadıkları öğrenci evinde küçük çapta bir temizlik yapmaya karar verirler. öncelikleri evdeki çöpleri atmak ve boş bira şişelerini satarak temizlik malzemesi almaktır. boş bira şişelerini yüklenip en yakın tekel bayiine giderler.

    efw: kolay gelsin
    büfeci: eyvallah gençler
    efw:abi şu şişeleri satacaktık
    büfeci: bırakın oraya gençler! kaç şişe?
    efw: 386 *
    büfeci: oha oğlum!! okadar para yok lan alamam onları. siz gidip paşabahçeye falan satın onları!
    büfedeki diğer müşteriler ve biz o an kopmuşuzdur. akabinde 4 tekel bayii daha dolaşılmış sonra şişelerin parça parça satılmasına karar verilmiştir.*
    4 ...
  2. 526.
  3. olay izmir alscak bornova sokağında geçer. fırlama 4-5 arkadaş gündoğdu meydanında verilen konserden sonra yürüyerek gitmeye karar verirler. travestileri ile meşhur bornova sokağından geçilmektedir aralarından en fırlaması(vallaha ben değilim !! ) direk başında iş bekleyen tronun yanına gider ve saati varmı diye sorar o sırada opel tigra(bu arabayı çok severim ama travesti arabası olduğunu duyunca soğudum)gelir içinden başka bir tro iner elinde döner bıçağı ile bu fırlama arkadaşın üzerine gider. kaldırımdan 2 metre zıplayarak ve ayakları popolarına vurarak kaçar tabi akabinde bizde kaçarız aramızda olan şişman çocuk arkamızdan güç bela gelir.
    ertesi gün sınıfta olay anlatılır. şişman çocuğa dönüp şöyle bir soru sorulmuştur
    aga akşam alscak a gidecez ama bornova sokağından.. gelecekmisin.?
    abi ne bornova sokağı ya önünden geçmem bi daha.
    2 ...
  4. 527.
  5. kantinde bir kızın bağıra bağıra gülmesi sonucu yan masadaki arkadaştan gelen mesaj,
    "orospu gibi afedersin"
    2 ...
  6. 528.
  7. Geçenlerde gittiğim düğünde takılan paraları anons eden şahıs aynen
    şöyle dedi:

    Gelin hanım köşede, isteyen takabilir.

    ---

    Carrefour 'un açıldığı ilk zamanlarda mağaza indirimleri anons edilir.
    anons eden kişinin yaptığı gaf :
    Pantolonları indirdik, orta reyonda sizleri bekliyoruz.
    5 ...
  8. 529.
  9. bir filmden sahne.
    ufak kız evin önünde resim yapmaktadır. bizim kötü görünümlü başrol kızın yanına gelir. ve konusmaya baslar. kızın annesi aniden bizim adamın başına silah doğrultur.

    a:anne
    k: ufak kız

    a:küçük kızımdan uzak dur lanet olası.
    k: anne kötü kelime söyledin. **
    3 ...
  10. 530.
  11. yer beyazıt meydanı. bir buçuk saat trafikte mahsur kalmışım. yetişebilmek için, koştura koştura aöf final sınavlarının yapılacağı iü hukuk fakültesine gitmekteyim.
    70 yaşlarında bir amca, meydandan geçen herkesle tokalaşmakta, "yahudilere sattılar sınırlarımızı vs." şeklinde yakınmakta, sözüm ona halkı bilinçlendirmektedir. o sırada oradan geçen fırlamanın biri:
    - olmaz dayı, van münüt...
    *
    2 ...
  12. 531.
  13. çin ile ilgili bir haber getirdi arkadaş, ülke tanıtma yarışması için. ha birinci olduk, hahayt. *
    neyse. adam getirdi, sol tarafta bir fotoğraf var. insanlar birikmişler sokakta bekleşiyorlar. sağında da bir yazı var ve "yandaki ilginç fotoğraf deprem anında çekildi, kurbağalar depremi önceden bildi" yazıyor. yani tam böyle değildi ama yandaki fotoğraftakilerin kurbağa olduğuna kesinlikle kanaat getirebileceğiniz türden bir yazıydı.

    fotoğrafa, yazıya sırayla bakınca gözünüzden yaş gelene kadar gülüyorsunuz.
    2 ...
  14. 532.
  15. escinseller gununde (tam adi bu olmayabilir, ama konsept bu iste *) mor gomlek giymek. akabinde sehrin en kalabalik caddesinde arkadaslarinla yururken, yuruyus yapan insanlar tarafindan korteje cekilmek. zorla slogan atmak.

    not: cok sukur arkadasimin hikayesidir.
    1 ...
  16. 533.
  17. gümüşhaneli bir arkadaşım var. saftirik bir eleman, zarar gelmez; ama ifrit oluyorum. ufacık boyu var, millete artistlenmeler, repçi tavırlar falan. hele de bir gelip "naber kanki?" demesi var ki ağzını burnunu kırası geliyor insanın. geçen gün başka bir arkadaşa saldırırken bacağını sıraya vurdu salak, hala sakat. neyse.

    kendisi amelenin tekidir lakin akrabaları falan zengindir baya. adamlara "yarış yapacağız" dedik, fransa'dan bisiklet getirtmişler. ya yaa. işte bisiklet yarışı yapmaya karar verdik abi, bir şekilde toparladık 5-6 yarış bisikletini. kimisi çaldı* kimisi kiraladı kimisinin zaten vardı. kaç kişi yarıştığımızı hatırlamıyorum şimdi. büyük bir site var burada, onun içinde de çook uzun bir yol var. virajlı falan böyle. 20 turluk yapıyoruz. bu da en azından birkaç kilometreye tekabül etmekte ki 33 dakikada bitirdiğimi hatırlıyorum ben. hay sikeyim hesabını, boşver şimdi onu.

    ehehe, tabi bu koşulları her babayiğit kaldıramaz, o kadar dakika pedal sallamak kolay değil. site sakinleri yavşamasın diye götümüze taytlar geçirip kask falan da taktık ki en yarıcı kısmı budur. ani reflekslere dönüşüyordu hareketlerimiz insanların gözünde, "aa gay, oha bisikletçi lan!"

    halbuki biz hiçbir baltaya sap olamamış öküzler sürüsüydük. ben bisiklet sürmeyi 9 yaşımda dereden uçmak pahasına öğrenmiş, bilakis uçmuştum da dereden. bisikletim de olmadı hiçbir zaman, o yüzden süremedim. 14 yaşımdayken koca parkın içinde dönemeyecek kadar öküzce sürüyordum. sevişiyormuşçasına zıplıyordum selenin üzerinde, beceremiyordum sürmeyi. sonra n'oldu? ilhami abi geldi, hayvan gibi sürer oldum. ben zaten kaslı adamım, yorulmayınca sittin sene gidebiliyorum. bir lance armstrong olamam ama mahallede kırmızı külot her zaman benimdir, affetmem. yarış boyunca eksikliğini hissettiğim tek şey, babamın güneş gözlükleriydi. anamınkileri almışım ben, taşları falan parlıyormuş böyle, sonradan anlattılar millet gördükçe "kim lan bu deli?" diyormuş.

    hani bir de en öndeyim ya, almışım rüzgarı arkama yardırıyorum. neyse abi...

    biz bunu youtube'a koymayı falan düşündük, mis gibi yarış amına koyim, koyulmaz mı? bahsettiğim gümüşhaneli arkadaş da elinde kamerayla yarışı çekiyor. ben artık son turdayım, finiş çizgisi olarak belirlediğimiz yere son derece yakınım. kameraya bakıp el falan sallıyorum hatta amına koyim, önümde tümsek var, görünce "hassiktir" diyip asıldım direkt, ama yine fena görüntü vermedim hani.

    adam o sırada başladı bağırmaya, içimden bir ses sıçacağını söylüyor ama kendimi teselli ediyorum. "finiş her zaman heyecanlıdır oğul, arkadaşın olaya heyecan katıyor" diyorum. ama ihtimal vermiyorum. yarış bitiyor, kamerayı elime alıyorum ve arkadaşın ben finişteyken söylediklerini dinliyorum... facia...

    - evet der meister yarış pisikletiyle finişe doğru geliyor... eveet... yok böyle bir şey... der meister, abouu... allaaah...

    ***

    o anki halet-i ruhiyemi siz düşünüverin. çimenlere oturdum, hüngür hüngür ağladım. ve gereksiz ayrıntılarla bezenmiş, pek de yarıcılığı olmayan bu entrymi şu bakınızla sonlandırmak istiyorum, arz ederim...

    (bkz: allah nidalarıyla finiş çizgisini basmak)
    2 ...
  18. 534.
  19. dün kopush fm'de sanıyorum sadece benim farkettiğim bir olaydır veya farkettiler de üzerine düşmediler. dün gece sol frame'de görmemle neymiş, ne değilmiş diye kopush fm'e bir gireyim dedim. çalan müzikler pek tarzım değildi o yüzden bari son şarkıyı dinleyim de çıkayim dedim. neyse asıl mesele bu değil. tam hatırlamıyorum da sanırım kopush nickli arkadaşımız bizi görünce hoş geldin karşılaması yapmak istedi ve şöyle oldu:

    - like fire çok gıcık yaa sir denklemmm
    - hoş geldiniz.
    + ne gıcığı yahu?

    tabii arada virgül olmayınca olayı kavrayamadım. ulan demek ki ne kadar sevmeyenim varmış diye bile düşündüm bir an. zira daha girer girmez hemen adam pat diye söyledi. hoş geldiniz yazısını da geç gördüm. malum cok gicik yaa nickli bir yazar da var sözlükte. o aklıma geldi hemen ve jeton biraz geç de olsa düştü.

    + ahahaha. ben de diyorum ne oluyor. herkes gayet normal. bayağı bir yanlış anlamışım ben olayı.
    + (sonra kimsenin sallamadığını fark ettim) "neyse hoş bulduk*" (diyaloğu tam hatırlamıyorum ama buna yakın bir şeydi.)

    bitti.
    3 ...
  20. 535.
  21. babamın bir tanıdığının aşırı içtikten sonra eve gidiyorum diye yola çıkması ( ev istanbul kartal'da), sabah da gözünü eskişehir'de açması. eskişehir'e kadar kaza geçirmemesi de mucize olmuş. *
    5 ...
  22. 536.
  23. 1. sınıftaydık birisi altına sıçmış hocada 1 şişe oda spreyini bitirdi.Kızları dışarı çıkardı ve erkeklerin sırayla arkdasını kokladı. * hoca en sonunda bir zafer nidası attı ve buldum.meğersem çocuk utancından tuvalete gidebilirmiyim dememiş altına sıçmış *
    5 ...
  24. 537.
  25. arapça hocası olan babamın patronunun annem kendisine bilgisayar kullanmayı öğretirken 'w' harfine 'duble vav' demesi hakikaten yarmış bir olaydır.
    3 ...
  26. 538.
  27. ankara terminaline (aşti) gelinmiştir. dünya kadar bavulla dolmuşa binilemeyeceğinden, paraya kıyıp gözyaşları eşliğinde taksiye binilir. eskişehir yolu üzerinde 120-130km/h hızla seyahat halindeyken:

    - abi senin için sorun olmazsa içebilir miyim?
    - yok abi ne demek. sorun falan olmaz.
    (iç ses: lan adam sigara içecek şimdi, leş gibi kokacak üstüm başım.)

    birkaç saniye içinde, taksici sürücü koltuğunun altından kanyak çıkarır...
    6 ...
  28. 539.
  29. lise son sınıfta bir ingilizce hocamız vardı. kendisi diyarbakırlı, kısa boylu, kel, pantolonunu beline kadar çeken, hafif kambur ve göbekli bir hocaydı. şiveli konuşurdu. neyse ingilizce sınavı olmuştuk, birkaç gün sonra hoca sınıfta sınav kağıtlarına bakıyor. biz de o sırada soru çözüyoruz. tabii acaba kim kaç almış diye meraklı olduğumuz için, ben ve birkaç arkadaş ön taraflardayız. hoca bir şeye sinirlendi biz de dinliyoruz.

    - kim bu ya? tükenmez kalemle yazmış.
    + hocam kim tükenmez kalemle yazmış?
    - biriniz tükenmez kalemle yazmış.
    + arkadaşlar kim tükenmez kalemle yazdı?

    kimseden cevap gelmez.

    - tükenmez kalemle yazmış terbiyesiz. bir de utanmadan ismini de yazmamış!
    - (sessizce söylenir) ama yazısı güzel hepsi de doğru vallahi.

    hocamız sınav kağıdının üzerine kocaman bir "70" yazar.

    biraz zaman geçtikten sonra herkesin sınav kağıdı okunur ve hocamız kendi hazırladığı cevap kağıdına not verdiğini bizim de yardımımızla fark eder.*
    3 ...
  30. 540.
  31. kafede otururken bir kız arkadaşın kaşar arkadaşa söylediği sözlerdi;
    -hadi len senin bomban çoktan patlamış...
    1 ...
  32. 541.
  33. işyerine yönetici asistanı alınması, hemcinsim hanım ablanın beni nedense ilk günden çok sevmesi. aktarma vb. şeyleri göstermem, daha bi kanının kaynaması, günün finalinde "canım ya seni içime sokmak istiyorum" gibi tarihi bir cümle kurması. (bkz: mavi ekran)
    4 ...
  34. 542.
  35. volkan'la yürüyoruz..

    ne yaptığını bilmez arkadaşım kulağıma eğilip geğirdi. o dakika ona ne kadar iğrenç olduğunu hatırlattım ve kafasına vurdum. olaya tanık olan yaşlı teyze sayesinde kahkalara boğulduk..

    -vur kızım vur, vur.. bir de benim için..
    1 ...
  36. 543.
  37. teyzenin biri cd dinlerken cd deki şarkılar bitiyo. teyze de tersini çevirip geri cd çalara takıyo. cd nin çalmadığını gören teyze cd çalar bozuk diyerek cd çaları çöpe atıyo.
    1 ...
  38. 544.
  39. toronto'da iki haftayı yalnız geçirmek, sonra cirque du soleil gösterisine gitmek, göt içi kadar çimenlikte bir yer bulup ilişmek, ilişilen yerde italyan bir abla ile tanışmak, sonra muhabbeti sardırıp gidip sigara almak, gösteriyi izlemek, geyiğin dibine vurmak, ot tüttürülen cameyka barlarında biraları devirmek ve sonra da evlere dağılmak...

    bu ne lan?!
    2 ...
  40. 545.
  41. okul icin gittigim bulgarsitandan geri gelmeye ancak 3 ay sonra firsat bulabildim. evden ilk defa ayrilmis olmamin verdigi ozlemle, annem ve babam gece beni almaya kapikuleye gelirler. velhasil isler pek hizli ilerlememektedir kapikulede. bayram dolayisiyla yogunluktan dolayi bagaj kontrolleri uzun surmektedir. bu duruma cani sikilan babam, zaten yasak bolgeye park ederek dikkatleri uzerine cekmisken, bir de kalkar memurlara soylenmeye baslar arabadan inerek. garip olan da memurlarin babami dinlemesidir. gece gece kapikuleyi aldi bir telas. herkes haril haril bisiler yapmakta, kosusturmakta falan filan. babamda beni gorme umuduyla surekli iceri baktigindan dolayi, adamlar tedirgin. sonra nihayet benim oldugum otobus gumrugu terk etti, ben aileme kavustum, eve dogru yola ciktik. ancak arkamizda bir kac aracin eskortlugunda devam etmekteyiz yola. yolculuk bir sure boyle devam etti daha sonra herkes pesimiz birakildi. ertesi gun babamin is yerine gelen polisler bizim arabanin plakasinin arastirildigini soylerler. meger gumruk memuru arkadaslar, bizimkileri denetlemeye geldiler sanmilar. onun telasiyla butun gumruk ayaga kalkmis meger. bize eslik eden arabalarinda sebebi boylece anlasildi. bir sure kapikuleden korkuyla gectim, beni taniyacaklar diye. babamin yuzunden almayacaklar diye beni memlekete. *
    2 ...
  42. 546.
  43. çoğunu canlı yayın kazaları oluşturur.

    1 ...
  44. 547.
  45. olayın kahramanı hariç herkesi yaran olaylardır. mekan dershane zaman ders saatidir. arkadaşlardan biri fenalaşır ve hocaya el işareti yapmasıyla beraber hoca yanında biter. kıza su içirilir hava aldırılır sonuç yok. kızın hemen ön sırasındaki eleman ise

    - hocam naneli sakız var vereyim mi?
    + ver bakalım belki o işe yarar.

    çocuk çantasına elini daldırır ve kutuyu bulur, kıza uzattığında ise kutunun winston light kutusu olduğunu anlar. o an fenalaşan kızın bile gülmemesi imkansızdır.*
    5 ...
  46. 548.
  47. ortaokuldayken sigaranın zararlarını göstermek amacıyla "sigara içen öğretmenler" ile "sigara içmeyen öğretmenler"in yaptığı voleybol maçını sigara içenlerin hırs yapıp 3-0 kazanması.
    43 ...
  48. 549.
  49. harita odasındaki tekerlekli sandalyede oturan hoca elindeki uzun cetvelle öğrenciye vurmak isterken sandalyenin tekerleri kayar ve hoca düşer ardından sınıfın haşarısının kurduğu cümle yerdeki hocayı bile güldürür;
    uçuşa kalktı benzin yetmedi.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük