yaran olaylar

entry2145 galeri89
    376.
  1. cuma namazı nedeniyle camiye gidilir, tam farz kılınırken arkadan birinin telefonu çalmaya başlar: "şeytan diyor ki yanaş şuna..."
    14 ...
  2. 377.
  3. iş yerinde, işle ilgili bir konuşmadan sonra, telefonunu istediğiniz kişinin, dahili telefonu yerine cep telefonunu vermeye kalkması.
    3 ...
  4. 378.
  5. bu gece yapılan popstar alaturka yarışmasında nergiz isimli yarışmacı sahneye çıkarken yanımda bulunan toredor isimli yazar arkadaşım kadının merdivenlerden inişini görüp "bu karı takılıp düşer" dedi. kafamı çevirmemle bir kaç saniye sonra kadını yerde gördüm. sonuç bir anlık şaşkınlık ve kahkaha krizi.
    3 ...
  6. 379.
  7. az önce toreador adlı yazar arkadaşın evde star tv izlerken altta yazan "galatasaray başkanı ateş püskürdü" yazısını başkanın ismi ve soyadı olarak yani ateş püskürdü olarak algılaması ve bunu bana itiraf etmesi.
    5 ...
  8. 380.
  9. bu olay benim değil, kuzenimin başından geçmiştir. baştan söyleyeyim, sonra amma malmış lan bu demeyin.

    şimdi elektrik kesintileriyle meşhur yakuplu da bir apartmanın 9. katında ikamet eden kuzenim asansöre biner, elektrik kesilir, kuzenim asansörde mahsur kalmaya alışık olduğu için panik yapmaz, alarm tuşunun olması gereken yerde boşluk olduğu için bir yandan kapıyı tekmeler bir yandan da hısım akrabaya telefonla haber verir. hısım akraba tamirciye haber verirler. kuzen asansörde beklerken sidik torbasında bir şişlik hisseder ve çişinin geldiğini anlar. bir an işemekle, sidik torbasının patlaması arasında kararsız kalır ve sonunda apartman sakinlerine rezil olmak pahasına işemeye karar verir. tam işemeye başlarken, son anda gözüne alarm tuşunun boşluğu takılır. alarm tuşunun boşluğu çük hizasının biraz yukarısında olduğu için, kuzen, ayak parmaklarının ucunda yükselir ve basınç kuvvetinin de yardımıyla sidiği istediği yere ulaştırır. fakat normal şartlarda, kocaman klozete bile işeyemeyen tipik bir türk erkeği olan kuzen sonunda adresi şaşırır ve sidikler boşluktan yavaş yavaş aşağı doğru süzülmeye başlar. sonunda kapı açılır. bir grup apartman sakininin gözü önce kuzene sonrada tuş boşluğundan süzülen sidik huzmesine kayar. kuzen bir hafta apartmana uğramaz.
    3 ...
  10. 381.
  11. bir kahvede yasanmistir. kisiler tamamen gercektir.

    hafta sonudur. bildigin mahalle kahvesinde ogleden sonra batak oynamaya basladik. saatler ilerliyor ama oyun cekismeli. kimse yerinden kalkmak istemiyor. karnimiz acikinca kahveciye söyledik disaridan yemek siparisi verdi, köfte ekmekleri götürdükten sonra bu kez de sigara paketlerinin sonunun geldigini görüp yine kahveciye bakkaldan sigara getirtmesini söyledik. bu kez de canimiz kola cekti. arkadas kahveciyi cagirip "ya sizde cok pahali oluyor, tadini da alamiyoruz tam. su bakkaldan litrelik kola alsak da surda icsek, nasil olur" seklinde sakayla karisik sorunca kahveci artik dayanamadi:

    - olur amuga koyum niye olmasin. cayi da karsi kahveden getirtiriz tamam olur.
    9 ...
  12. 382.
  13. 3 tane erkeğin bir ağaç gölgesinde ferhat göçer dinlemeleri.
    5 ...
  14. 383.
  15. bir yaşlı teyze taksiden indikten sonra kapıyı sertçe kapatması sonrası;
    teyze: ay pardon evladım elimden kaçtı.
    sürücü: bırah teyze bırah gapının amına goydun.
    8 ...
  16. 384.
  17. (bkz: yavuzum) adli yazar kisinin basindn gecen yaran bir olay. *

    yavuzum says:
    feribottan baktım ileriye doğru
    yavuzumsays:
    hey gidi istanbul dedim sen mi büyüksün ben mi büyük ananı sikicem dedim
    yavuzum says:
    o arda bi amca
    yavuzum says:
    orası izmit dedi
    yavuzum says:
    nlmnfblamdfnadfnkmaşdngaknlkn
    lkb says:
    dnbvgkld;sldfhkljfg
    lkb says:
    dng
    lkb says:
    jfkbhvj
    lkb says:
    e fikra olmus bu
    lkb says:
    ahahahaha
    lkb says:
    bn bunu yazarim
    7 ...
  18. 385.
  19. oldum olası kürdanı kullandıktan sonra kültabağının içine atanlara ya da yemek tabağının içine koyanlara uyuz olurum. bundandır heralde kürdanı kullandıktan sonra geri paketinin içine koyar öyle çöpe atarım. tabi bazen kötü sonuçlar vermiyor da değil.

    bi keresinde etli yemek yedikten sonra aynı işlemi yapıp kürdanı küçük paketinin içine koydum. hemen önümde duruyordu. arkadaş yemeğini bitirince birden benim kürdanı aldı. açıp dişlerini karıştırmaya başladı. dur lan demeye zamanım olmadı o an. iyice karıştırıp işini bitirdikten sonra söyleyebildim. arkadaşın yedikleri burnundan geldi resmen.

    sonra hiç gereği yokken kürdanı kullanırken dişimi kanattığımı söyledim. çürük dişin içinden büyük bi et parçasını nasıl başarıyla çıkardığımı anlattım. dişimi de gösterdim.

    epey bi görmedim o arkadaşı ondan sonra.

    sonra evlenmiş, çoluk çoçuk sahibi olmuş dediler.

    o gün bu gündür kürdanı kullandıktan paketine koyar sonra da kırarım.
    5 ...
  20. 386.
  21. der meister'in canı sıkılınca gittiği bir tatlıcısı vardır. o mekânın müdavimidir yani. kimi zaman oturur çay içer kimi zaman parası yettiğince enerji toplar. yine böyle bir akşam, kafası dağınık bir halde tatlıcıya girer kahramanımız. yanında da bir arkadaşı vardır, "eve götürelim orda yeriz, servis mervis beklemeyelim şimdi" der ve tatlıyı alır*, kasaya yönelir. kahraman ödemeyi yaptığı sırada tatlıcı tatlıyı da tezgaha bırakır. arkadaş tatlıyı alır, kahraman ödemeyi yapar ve orada duran bir poşeti alarak yola koyulur. kapıdan çıkacağı sırada bir ses duyar:

    "beyefendi götürdükleriniz benim tatlılarım!"

    yaa... arkadaşının eli boş gittiğini sanan der meister, o sırada ödeme yapmak için bekleyen adamın tatlısını da alıp yola koyulmuştur. o gün bu gündür gidilmez o tatlıcıya. hırsıza çıkmıştır adları.
    2 ...
  22. 387.
  23. beşiktaş barbaros bulvarından aşayığa doğru inerken bir poils bir taksi birde bayan yol kenarında tartışıyorlar bağıra çağıra bende yanlarına gittim. olayı anlamaya çalışıyorum.. taksici ters yola girmiş kadından yol istemiş kadında vermemiş ve akabinde aralarında gecen şu diyalogu polisin yanında tekrarlıyorlar.. etrafındakilerde tabi bende izliyorum.. diyalog aynen şöyle;

    polis: şimdi kardeşim sen bu kadına ne dedin anlat bakıyım bir daha.

    taksici: memur bey ben ters yola girdim kestirme olsun diye yani yoksa çok dolaşcaktım. neyse tam yolun sonuna geldim bu kadın karşıma cıktı. yol istedim vermedi.. bidaha istedim vermedi.. korna caldım istedim yine vermedi.. bende çok sinirlendim indim arabadan.. yol versene be kadın dedim o da burası ters yol geri gitsene dedi.. bende yolların prensimi sanıyorsun lan kendini dedim.. oda bana evet sanıyorum ne olcak dedi.. bende yolların kralıda benim domalda koyayım götüne dedim.!

    polis: nasıl yani şimdi.. allah allaha bidaha anlat bakıyım?
    3 ...
  24. 388.
  25. antalya da plajda, arkadaşlarla güneşleniyoruz. yandaki şezlongda üç tane güzel rus bayan var. hepimiz en az orta derecede ingilizce bilen insanlarız. fazla medeni cesaretimiz olmasa da, medeni halimizin bekar olmasının verdiği abazanlıkla konuşmayı kafaya koyduk. biz söze nasıl girsek, nelerden bahsetsek diye düşünürken, recep ivedik görünümlü halk arasında kıro diye tabir edilen bir beyefendi(!) kızların yanına yanaştı, sırayla kızları işaret ederek, "i love you, i love you, i love you" dedi ve kızların üçünü de yanına alarak hızla uzaklaştı.
    5 ...
  26. 389.
  27. genç kızına kardeşini okula götürüp götürmeyeceğini soran, ege şivesiyle konuşan bir teyze:

    -kızıııııııım götüvercen miiii bak götüvermiceksen ben götüverceemm.
    lululu:
    -???!!!??? g.t? vermek? teyze? haaaaaaaaaaa *
    5 ...
  28. 390.
  29. yıllar önce haberlerde görülmüştür;

    çarpık kentleşmiş istanbul'un daha da bi çarpık kentleşmiş bir gecekondu mahallesinde, nasıl olmuşsa artık, kasapın elinden kaçan manda yolda ilerlerken gecekondunun birinin çatısında bulmuştur kendini. kiremitleri falan dele dele ilerlemeye çalışır. ancak fazla uzağa gidemez, çatının bir yerinden açılan deliğin (yani evin) içine düşer, orda mahsur kalır.
    3 ...
  30. 391.
  31. esenler'in en işlek caddesi davutpaşa'da eşarp dükkanı açan abimizin dükkan ismi olarak soyadından * esinlendiği ferce'yi kullanması. akabinde ferce'nin arapça'da vajina anlamına geldiğini öğrenmesi ve bunu tu kaka bana ile paylaşması.
    8 ...
  32. 392.
  33. kucağında kitapla huzurlu mu huzurlu ruh haliyle, denizin izlendiği yani kitabın aslında okunmadığı ve amacın yarım saatcik kafa dinlemek olduğu yerlerde geçen abık sıbık konuşmalar bütünüdür bazen.
    hikayemiz insanların sakin sakin yürüyüş yaptığı, gene aynı sakinlikte bazılarının balık tutmaya çalıştığı küçük sahil kasabasının sevimli mendireğinde geçer.
    kucakta kitap meselesi, önemli mesele tabi, bir daha deyineyim hatta yakalamışken dayanayım. denizin çarşaf görüntüsünün kitabın konusunu bastırdığı bir ikindi vakti, hemen beş on kaya yanda, oltasıyla balık tutmaya çalışan kadın ve onun da yanında elinde boncuk tabancasıyla balıkları deniz altındaki arkadaşlarıyla konuşurken vurmaya çalışan, balığı tabancayla öldürmenin çok önemli bir iş olduğundan bahseden çok bilmiş oğlu, kayaların altında bir ahtapot olduğunu görürler. kadın çığlık atarak uzaklaşırken çok bilmiş oğlunu kolundan tutup yanına doğru çeker. o sıra oradan geçmekte olan kasabanın yerlisi olduğu cesaretinden belli, dokuz on yaşlarında bir oğlan çocuğu diğerlerinin ürkek, benimse meraklı bakışlarım eşliğinde elini kayalıkların altında gezdirerek ahtapotu bulur çıkarır. 'pata küte' yere vurmaya başlar, pişirilmeden önce etinin yumşak kalması içinmiş efenim bu şekil. ölüm katılığı şeysi yani.
    çocuk vuradursun yere, o sıra eşofmanlarıyla yürüyüşe çıkmış olan güleç teyze katılır olaya süper sevimli bi şekilde,
    - ayyy o ne, plastik mi? oyuncak mı?
    ben; * yok canlı, gerçek hayvan.
    - ahah hani ne bilim böyle plastik oyuncaklar da var ya şimdi, onlardan sandım.
    yine ben;* hı hı. diyip gülümseyerek savuşturmak istedim. yalan yok.
    final cümlesi şu oldu;
    - yaa, çocuklarda hayvan sevgisi çok fazla.

    şöyle bir baktım yüzüne, yok espri mespri değil. ciddi mi? ciddi. bir; ahtapot okşanıp sevilecek bir hayvan mıdır?, iki; diyelim ki öyle. bu çocuk hayvanı sever gibi mi görünüyor?. evet 'ü' şıkkı olabilir.
    bunları düşünürken yine aynı sahte gülümsemeyle kafamı salladım emme basma tulumba gibi. katılmaktan başka çare yok.
    ben kafamı sallarken, tam yol yaparak yoluna devam etti.
    ve çocuk elinde ahtapotla uzaklaşırken,
    arka kayalıklardan elinde balık malzemeleriyle inen aile grubundaki kadın kocasına şöyle seslendi,
    - aaa hayatım çocuk ahtopot yakalamış gördün mü?
    * hmmm, evet.
    - ay istesene çocuktan akşam pişiririz. veya buzluğa atarız. (çok tipik, akşam yemeğini beleşe getirme, hazıra konma, kocayı alttan alıp kündeye getirme)
    * ya bırak allasen. cıkcıkcık...

    bu kadar insan sahneye fırlar gibi, nasıl olur da ortamı bunca gürültülü (kah yararak,
    kah şaşırtarak), bunca salak hale getirir anlamam, anlayamam. ne anlıcam yav banane.
    5 ...
  34. 392.
  35. bir trafik polisi arkadasimizin basindan gecenler *

    e.y. says:
    yilin hazr cevap odulu
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    çok güzel
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    ya ben iice terbiyesizleşecem ama
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    benm de bi hikayem var
    .e.y. says:
    fgh
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    birini durdurdum alkol uygulamasında
    .e.y. says:
    eee
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    zil zurna sarhoş
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    üflettim
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    ehliyetini alıyorum
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    adam ona rağmen matrak
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    sorun çıkarmıyo
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    ama
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    surup durup iç çekiyo
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    noldu dedim ya niye iç çekiyon ehliyetin gittiine mi
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    ya abi dedin ben nasıl içmiim
    .e.y. says:
    ghjk
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    nooldu deim
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    yanında bi kız vardı
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    abi görüyon mu şu orospuyu dedi
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    estafurullah yadedim nooldu
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    abi dedi
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    saat 9dan beri istiyorum hala vermedi
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    dfghjkl;'
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    fghjkl
    .e.y. says:
    cvbnm,
    .e.y. says:
    ohaaaaa
    .e.y. says:
    ahahahahaa
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    aynen valla
    .e.y. says:
    salak
    .e.y. says:
    fvgbhnjmk,
    .e.y. says:
    yanaklarim acidi ya
    .e.y. says:
    xcfvgbhnjmk,
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    ben zaten yerlere yattım
    .e.y. says:
    bn o saatten sora
    .e.y. says:
    ehliyeti verirdim adamin eline
    .e.y. says:
    de get derdim
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    yazık kız da ben güldükçe gülüyo
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    bilmiyo neye güldüümü
    .e.y. says:
    fghjkl;
    .e.y. says:
    bilse zatwen
    .e.y. says:
    yazik beee
    .e.y. says:
    sdfghjkl
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    yani
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    işte öle adamlarla takılna kızlar var maalesef
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    ulan geröekten orospu olsa bile bi erkek sölemez o lafı be
    .e.y. says:
    evt ne yazikkki
    .e.y. says:
    AMA
    .e.y. says:
    kiz
    .e.y. says:
    vermemis memur bey
    .e.y. says:
    xdfghjkl
    .e.y. says:
    dikkatinizi
    .e.y. says:
    cekerim
    .e.y. says:
    sdfghjkl;
    .e.y. says:
    ahahahaha
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    o da doru
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    bak ben onu kaçırmıştım
    .e.y. says:
    ayh
    .e.y. says:
    iyi
    .e.y. says:
    guldum
    .e.y. says:
    asdfghjkl
    .e.y. says:
    super hikaye
    .e.y. says:
    ya
    .e.y. says:
    fikra gibi
    .e.y. says:
    asdfghjkl
    şehitlerimize allahtan rahmet kalanlarına sabır diliyorum... says:
    evet
    5 ...
  36. 393.
  37. kendini kaybedecek kadar içen bir abimizin eski model bir arabanın arkasında yazan "toprağın çocuğu" yazısını görmesiyle birlikte "ulan sen toprağın çocuğusun da biz orospu çocuğu muyuz" demesi.
    4 ...
  38. 394.
  39. yaklaşık 1 sene önce konak-gaziemir hattında 152 numaralı otobüste yaşanmış olaydır.

    akşam üstü otobüs hınca hınç doludur. otobüste oturan iki gencin hemen önünde elinde poşetlerle ayakta dikilen orta yaşlı bir hanım artık dayanamaz ve gençlere de bakarak duyulacak bir sesle feryadı basar:

    + bir Allahın kulu da yer versin ayol!!

    oturan gençlerden biri hiç oralı olmaz ve bombayı patlatır:

    - biz ateistiz hanım teyze!!!
    4 ...
  40. 395.
  41. telefoncuya fatura ödemek icin girilir. o esna da senin arkadandan 3 tane yaş ortalamalari 60 olan amcalar gelir ve telefoncu arkada$a '' evladim bizi kampuscelli'i yaparmisin '' der . ortam da kisa süreli bir $ok ya$anir ve bu sessizliği bir dakika sonra kendine gelen telefoncunun kahkahalar bozar.
    5 ...
  42. 396.
  43. abbas güçlü nün son durağı muğla üniversitesidir. her zamanki program konseptinde profları doçentleri oturtmuştur yanına. siyasi bir mesele tartışılırken üniversite öğrencilerinden biri söz alır.

    + abbas bey, bizim şöyle bir şikayetimiz var üniversite olarak. bizim üniversiteye şakşakçı üniversite diyorlar. her gelenin her dediğini alkışlıyomuşuz(sesini yükselterek), biz şakşakçı değiliz di mi arkadaşlaarrrr?

    -bütün üniversite 'değiliiizzzzz' diye bağırıp alkışlamaya başlar.
    5 ...
  44. 397.
  45. 21 ekim 2008 fenerbahce arsenal maci biter bitmez ntvspor acilir. oynamakta olan reklam: ridvan hocam bi soyle, macta neden 5 yedik.
    4 ...
  46. 398.
  47. yeni taşınılan eve doğalgaz döşenir. herşey tamamlanır sıra kontrole gelir. peteklerden birinin bozuk olduğu ve su sızdırdığı anlaşılır. Az önce peteklerden biri bozulursa suyun nasıl boşaltılacağını gösteren, bütün gün doğalgaz işinde çalısan işçilere işi öğrettiğini sanan evin babası son bombayı patlatır.

    baba - çabuk oğlum peteğin vanasını kapat, suyunu boşalt(işçiye).
    işçi - tamam abi.
    anne - saol kocacımm bugün senden çok faydalı bilgiler öğrendik. Allah seni başımızdan eksik etmesin.
    2 ...
  48. 399.
  49. bir arkadaşın başından geçmiştir bu olay. dönem başında öğrenciler internet üzerinden ders seçip kendilerine uygun bir ders programı hazırlarlar. programın onaylanması için danışman hocanın yanına gidilip, hocanın bizzat sizin yanınızda net üzerinden onaylaması gerekir. ancak arkadaşın ders programında bir sorun çıkmıştır. sorunun giderilmesi içinde öğrencinin sayfasına girilip oradan düzeltmelerin yapılması gerekir. ancak bizimki o zamanlar tüyü bitmemiş bir 1. sınıf öğrencisidir ve daha öğrenci sayfasına bile girmemiştir.

    neyse efendim, bizim "profesör" hocamız, arkadaşın sayfasına girmek için okul nosunu ve şifresini yazmasını ister. bizimki daha sayfasına girmediği için şifresi yoktur. öğrenci sayfasına ilk giriş için şifre olarak vatandaşlık nosunun son altı hanesi gerekmektedir. tabi ikiside bunu bilmemektedir. bizim "profesör danışman hoca", bizimkine ne biçim öğrencisin konferansı verdikten sonra, şifre bölümüne kafasından bi şifre yazar belki olur diye. sistem hata verir ve sayfada "error 167538" yazar. veeee hocadan el cavap:

    -kızım, kalem kağıt çıkar, şunları not al. bak erol yazıyo. ana kampüse gidip erol beyi bulcaksın, o da sana şifreyi verecek. oda nosuda 167538'miş. hadi kızım uğraştırma beni, ah şu öğrenci milleti...
    7 ...
© 2026 uludağ sözlük