der meister'in canı sıkılınca gittiği bir tatlıcısı vardır. o mekânın müdavimidir yani. kimi zaman oturur çay içer kimi zaman parası yettiğince enerji toplar. yine böyle bir akşam, kafası dağınık bir halde tatlıcıya girer kahramanımız. yanında da bir arkadaşı vardır, "eve götürelim orda yeriz, servis mervis beklemeyelim şimdi" der ve tatlıyı alır*, kasaya yönelir. kahraman ödemeyi yaptığı sırada tatlıcı tatlıyı da tezgaha bırakır. arkadaş tatlıyı alır, kahraman ödemeyi yapar ve orada duran bir poşeti alarak yola koyulur. kapıdan çıkacağı sırada bir ses duyar:
"beyefendi götürdükleriniz benim tatlılarım!"
yaa... arkadaşının eli boş gittiğini sanan der meister, o sırada ödeme yapmak için bekleyen adamın tatlısını da alıp yola koyulmuştur. o gün bu gündür gidilmez o tatlıcıya. hırsıza çıkmıştır adları.