Doruk Bey:
harika bir ileti Doruk Bey:
harikasın Doruk Bey:
çok beğendim Doruk Bey:
oh sik beni selcen
selcen:
yuh :D
selcen:
ama sikerim de
selcen:
hehe Doruk Bey:
hım. yapamayacağını düşünerek demiştim de. laf ağızdan bir kez çıktı. Sıkıcam dişimi.
selcen:
haha
kardeşle paylaşılan odada üst değişilmektedir. küçük çocuğa ablaya bakmaması öğütlenmektedir.
+ bakma şimdi tamam mı bak deyince bak
- tamam
(kardeş göz ucuyla bakmaya çalışmaktadır külyutmaz abla bunu kaçırmaz)
+ bak yaa şuna
- bakiyim mi
+ salak bana bakma işine bak. *
sıcak bir yaz akşamı 2005-2006 sezonun ikinci haftasında bir maç seyircisiz oynama cezası alan fenerbahçe diyarbakırspor ile karşılaşmaktadır.
f :futbolsever kitle
a.d :arkadaşın dayısı
f:ya böle seyircisiz maçta tat vermiyo vala
f:harbiden öle ya aynı halı saha maçı gibi
buraya kadar gayet normal giderken ardaşın dayısının olaya dahil olması bütün olayın akışını değiştirir.
a.d :şimdi hiç seyirci yok dimi tribünler bomboş
f :öle vala abi görmüyonmu maçın tadı yok tuzu yok
ve yıllarca unutulmuyacak bomba söz gelir.
ortaokul yıllarından tanışılan bir arkadaşla msn denilen mucizevi buluşla sohbet edilir .
laf lafı açar ve dear sevdalinka der ve açıklamasını yapar , ingilizce dear değerli , sevgili anlamına gelir der . sevdalinka karşılık olarak meşhur msn kelimeciğini kullanır . '' he '' diyerek cevap verir ve açıklamasını yapar . he ingilizce de erkekler için kullanılır ama ben türkçe de evet anlamında kullandım diyerek açıklamasını yapar . sonra rezil olmanın verdiği rahatlıkla msn kapatılır .
telefonda konuşuluyordur sevgiliyle
- işte öyle ya bıdı bıdı
+ bu arada saçın güzel olmuş aşkım
-ya evet, bugün topladım farklı yaptım bıdı bıdı...
+ ya insan sorar nerden biliyorsun güzel olduğunu diye!!!
- aa evet ya :S
devamlı oturulan kahveye, o gün geç gelen x'e arkadaşı y, sorar
y- hayırdır niye geciktin bugün?
x- ya, geçen hafta aldığım araba var ya.. yıkamaya götürdüm.. orda bi adamla tanıştık..
araban çok güzel bana satsana dedi, ben de sattım geldim.. onunla uğraşıyodum..
y- e iyi anneni hamama götürmemişsin....
...............
tu kaka bana 3 gündür hasta vaziyette yatmaktadır iştahı da gayet kesik, annesiyle şöyle bir diyalog geçer aralarında;
annesi-oğlum karnın aç mı? ne hazırlayayım sana?
oğlusu-bilmem ki anne, hiç iştahım yok
annesi-taze hamsi aldım kızartayım mı?
oğlusu-yok
annesi-patates kızartayım
oğlusu-yok istemem
annesi-mercimek var ısıtayım mı?
oğlusu-yok anne onu da istemem
annesi-eşşeğin ziki var yer misin?
oğlusu-oeah!!! *
bir radyo proğramı . proğramcı biraz muhabbetten sonra soruyor.
--efendim en iyi yaptığınız iş nedir?
++9 çocuğum var efendim .
--ee şey tamam iyi akşamlar efendim .
sunucu : evettttt bir telefonumuz daha var ankaradan selma hanım aradı bizi hoşgeldiniz selma hanım buyrun sizi dinliyoruz.
telefondaki bayan : hoşbulduk bacım biz ailecek seni beğenerek dinliyoruz, izliyoruz, şeeedioruz. *
sunucu : anladım efendim buyrun kendinizi anlatın biraz beyfendi de sizi tanısın.
telefondaki bayan : ben 46 yaşındayım 1,48 boyunda 65 kilo hafif balık etli ideal bir türk kızıyım. *
konuk : sağolun selma hanım aradığınız için teşekkür ederim allahta size sizin idealinizde ideal bir türk erkeği nasib etsin belli ki ideallik anlayışlarımız çok farklı.
sunucu : neyse selma hanım çok teşekkür ederiz allah yolunuzu açık etsin selametle kalın
telefondaki bayan : ben teşekkür ederim hadi görüşürük hayırlı işler size. *
telefonla konuşan oda arkadaşım akvaryuma bakıp bi iki garip hareket yaptıktan sonra, telefonu kapatıp anlamamış gözlerle bakan bana yönelir:
oda arkadaşım (o.a.) : abi nolmuş bu balığa böyle?
sofsotik: nolmuş? bu da mı ölmüş? yoo ölmemiş yüzüyor işte.
o. a. : abi kafasında böyle siyah lekeler falan var ne bileyim, hastalandı mı acaba?
sofsotik: yok abi bişey bulaşmıştır leke falandır nolcak ki
o.a. : abi napsak ya, yıkasak mı acep balığı?
sofsotik: bi soralım veterinere istiyosan. çamaşır suyu mu öneriyorlarmış pervol falan mı makbulmüş!! abi akvaryumda yüzen şeyi neyle yıkayacaksın? süs köpeği yıkıycan sanki, süs balığı bu.
o.a. : doğru lan harbi
sofsotik: di mi ama
edit: lan, eski oda arkadaşım, sözlükte misin yoksa.
hasta:ben hiç randıman alamadım bu protrozden *
diş hekimi*:hımm, nedir sorun, sizi rahatsız eden?
h:dilim damağıma deyiyo
d: ama o değer zaten, herkeste öyledir
h:ya öyle de,konuşurken hep dilim damağa takılıo
d:ne kadar zaman oldu bu protezi yaptıralı?
h:22 sene..
d:anlıyorum...
yolda yürüyen anne ve ilkokula giden çocuğu arasında geçen diyalog:
anne: oğlum giriş gelişme sonucu yaptın mı?
çocuk: göğeerrkk (geğiriyor)
anne: oğlum giriş gelişme sonucu yaptın mı?
çocuk: geğaaarrkk (yine geğiriyor)
anne: şırrak (oğlunun ensesine şaplağı yapıştırıyor)
çocuk: göherrk (hala geğiriyor it sıpası)
Türksat 3/a yüzünden kanalları bozulan hacı amcanın (üst kat komşumuz bekar 70 yaşlarında)
Bize gelip kanalları tekrar getirmemi istemiştir. Aynen yaşananı yazıyorum.
+hacı amca kanallar bitti hepsini buldu.
-şey Kenan kanalları sıralıyalım ben sana söyleyim onları koy.
+tamam hacı amca
- trt 1-2-3-4 başa koy sonra Samanyolu tv meltem kanal 7 kon tv dost tv sonra fashione tv ...
+hacı amca fashione tv manken kanalı ne gerek var.
- olsun, olsun gerek var.
+ tamam hadi öyle olsun.
turkcell hayatının hatasını yapar ve '+18'lik kızların fotoları için xx'e mesaj atın' türü mesajı erikson 388'inden beri turkcell kullanan tu kaka bana'nın hacı babasına gönderir. öfkeden deliye dönen baba ile müşteri hizmetleri arasında geçen diyalog;
tu kaka bana'nın babası: baba
müşteri hizmetleri: müşteri hizmetleri
müşteri hizmetleri- xxx konuşma kayıt altına alınacaktır bıdı bıdı bıdı
baba- al tabi bu söyleyeceklerimi kafir patronunuz karamehmet de duysun
müşteri hizmetleri- (sorununuz nedir adınız türü standart geyikler geçiyorum)
bomba diyalog şuradan başlıyor
baba- karamehmet kızını pazarlamak istiyor bana mesaj gelmiş
müşteri hizmetleri- anlayamadım beyfendi, sorununuzu anlatırsanız daha kolay yardımcı olurum
baba-bu orospu çocuğu kızını bana pazarlamaya kalktı, 18 yaşında kızı varmış
müşteri hizmetleri- beyfendi küfür ederek bir şeyi çözemezsiniz
baba- söyleyin o ibneye, kızını böyle pazarlamasın adresi vereyim buraya göndersin *
müşteri hizmetleri-beyfendi sorununuz istenmeyen mesajlar mı
baba- evet artı 18'li bir şeyler gelmiş, kızı galiba karamehmet'in
müşteri hizmetleri- bunlar normal ama, bankalar da her hafta yolluyor size
baba- * ulan karı pazarlamayla banka reklamı bir midir?
müşteri hizmetleri-afedersiniz efendim değildir tabi ama, böyle tepki vermeniz bik bik bik
müşteri hizmetleri- şimdi yani bu mesajların gelmemesi talimatını veriyorsunuz
baba- (bu kısımda sorunu gerçek olarak anlatıyor)
müşteri hizmetleri- tamam artık bilgi mesajı gelmeyecek
baba-kayıtları o boynuzlu pezevenge de dinletin!!!
y: bıdıbıdıbıdı..... ben de dedim ki gerekirse stajımı yakarım o analizi yapmam.
x: ....
y: hayatım dinliyo musun?
x: ....hmm...
y: aşkım!!
x: efendim canım.
y: neyle uğraşıyosun sen?
x: bulmaca çözüyorum canım.
y: ya sonra çöz bulmacanı bak bişey anlatıyorum.
x: tamam hayatım bıraktım bulmacayı. anlat.
y: bıdıbıdıbdıbıdı...
5 dk sonra
y: bıdıbıdbıdıbıdı...ben de dedim yemeği başka yerde yiyelim sevmiyorum orayı
x: hayatım milli eğitim bakanı'nın adı neydi?
y: hatırlamıyorum canım. sonra mc e gittik hep beraber bıdıbıdıbıdıbıdı
5 dk sonra
y: sen demin niye bana sordun milli eğitim bakanı'nın adını bakim?
x. hiiiiççç!
y: bulmaca çözüyosun di mi hala? öküz!
iki arkadaş konuşmaktadır.
kacak: ablamın kızı 2 yaşına bastı bak ne kadar güzel bi hediye almışım dimi?
arkadaş: evet ya. benim yeğenimde iki yaşına bascak doğum günü var biz ona bez almaya karar verdik.
kacak: hönk? alt bezi?
arkadaş: evet annesi şakayla karışık öle dedi bizde almaya karar verdik
kacak: çocuk herhalde konuşmayı söküp sıçarım ben böyle hediyenin içine der ehehehe
arkadaş: ahahaha
malum öğrenciyiz. 2 sene önce yemek yapayım dedim. tencerede eti(evden getirdim yoksa nerdeeee) kavurdum. yemeğin içine koyacağım patates ve havucu da küp küp kesip tabağa koydum ve hangisini önce koyayayım gibi basit bir soru için annemi aradım:
johnny: anne, şimdi sebzeli yapıyorum ben o eti. eti kavurdum. şimdi patates mi koyayım önce havuç mu
anne: önce soğan koy sonra eti kavur.
johnny: anne eti zaten kavurdum artık. şimdi patatesi mi koycam havucu mu?
anne: olmaz öyle soğanı kavur sonra domates varsa domatesi....
johnny: anneeeee! ya patates mi, havcu mu hangisi? onu söylesene olan oldu
anne: önce soğan kavrulur et kavrulur mu? (babama hitaben)bilememiş soğan koymadan et kavrulur mu?
johnny: (ağladım ağlıcam) anneee ya anneee ya zaten evde soğan yok ne soğanı önce patatesi mi koyayım havucu mu bunu söyle ya
anne: önce patatesleri kızartcaktın azıcık....
johnny: baba mı ver... alo baba önce patates mi havuc mu konur yemeye
baba: ikisini de aynı anda koy bir şey olmaz.
konuşma bitti. bu kadar basitti aslında cevap canım annecim benim ya.