italyan bi afs öğrencisine 'güzel sözler' öğretirken sıra piç kelimesine gelir ve çocuk anlamını sorunca aynen şöyle bi diyalog gerçekleşir
penny lane: bastard demek. hatta italyancasıda giovanni
italyan: giovanni mi? o insanla allah arasında elçi gibi bişey demek.
penny lane: nası olur bizim tarih hocası söyledi. o adam hayatta yalan söylemez.
italyan: hayır. bastard italyancada cuda demek *.
penny lane: aman sen mi biliceksin hoca mı? sanki italyanca biliyosun...
(sınıf kopmaya çoktan başlamıştır)
italyan: haklısın ben çinliyim zaten.
penny lane in jeton düşer ve 3 ton yarılır.
sonuç: en güvenilir hocaların bile verdiği bilgi yanlış olabilir. inanmayın.
- abi kalk gidiyoruz, saat 8'i geçti
+ gelmiyorum ben uyucam
- olmaz öyle hadi geç kalcaz
+ kapıyı çık dışarı kapat
- anlamadım
+ dışarı kapat kapıyı çık
- nasıl
+ dışarıyı kapat
- öf
+ dışarı çık kapıyı kapat lan dondum!
- olur
Çaylar demli olsun
Geçenlerde köyde komşunun evinin önünden geçiyordum. Yaşlı amca hanımına
şöyle dedi: "Hanım suyu ısıt; olursa olur olmazsa çay demleriz." Hala
gülmekteyim. *
Efendi Çocuklar
Lütfen anneme bir alkış zira kendisi geçen gün televizyonda zap
yaparken, Aydın ve Fatih Ürek'i görünce, "Ben bunları çok severim,
mankenlerle falan dedikoduları çıkmıyor, terbiyeli çocuklar" dedi. *
Danger
Önümüzde ilerleyen tankerin üzerindeki 'DANGER' yazısını görüp de "Allah'ın
akıllısı, tanker yazacağına danger yazmış" diyen ve arkasından kahkahalarla
gülen teyzemi nerelere göndersem acaba? *
işte benim kızım!
ilk yemeğe çıkışımızda cep telefonu çaldı. Elini çantasına attı. Kurcaladı,
kurcaladı. Telefon uzun uzun çalmaya devam ediyordu. Bir türlü bulamadı.
Sonra o güzel cümle döküldü dudaklarından: 'Evde mi bıraktım acaba?' Onun
tam aradığım kız olduğuna karar verdim. *
masum köylü:
bu ne lan böyle kısa metraj falan?
Seyit.......:
jön mü olucan aga?
masum köylü:
yok bea
masum köylü:
kim çekçek
Seyit.......:
yönetmen ben
Seyit.......:
senarist ben
Seyit.......:
kameraman ben
Seyit.......:
sadece oyuncu istiyorum
masum köylü:
ben o filmde oynamam sadıç
Seyit.......:
evet aga sen eşekkli pornoda gitmessin
arpacı kumrusu evde bir yığın arkadaşıyla oturmaktadır. misafir profilinin geneli kendi yaşıtı olmasına rağmen bir iki tane kendinden birkaç yaş küçük arkadaşı da vardır ortamda. söz dönüp dolaşıp "eve karı düşürme" olayına gelir(*)(*). mazi karıştırılır. bir keresinde kendi ayağıyla eve gelip dokunulmamış kızdan laf açılır ve diyalog başlar; * - abi kız kendi ayağıyla gelmiş vurup geçseydin işte * - yok ya, elde kalır olum öylesi, bir topa herkes vurur ama bir kişi gol atar. * - gol atmazsın olum sende. * - ne diyon abi sen ya * - olum kale önüne gider taca atarsın, kale çizgisinden çıkarırsın, dışarı vurursun. * - abi olmadı kendi kalene gol atarsın
o an herkes susar, birbirine bakar, bir an için hepsi zihninde bu durumu canlandırır, ve birden bunu yapmaktan vazgeçip kahkahayı basarlar. *
10 dakika oncesi itibariyle:
harvel yorgun argin eve gelmistir.kapidan girdigi andan itibaren yarilma ve yardirma islemi vuku bulmustur.
harvel: ( alayci bir edayla) selam ey allah in nurlu insani!
auspuff: selam ya ebu cehil!
harvel: hönk ??!!??
auspuff ve harvel: muhahahahahah.
bir arkadaşımın başına gelmiştir. biraz önce ev arkadaşıma dediğim zaman aklıma geldi! ben bunu niye sözlüğe yazmadım diye. neyse olayın kahramanları, mekanı ve oturma planı:
mekan: şehirler arası otobusu. *****
ark: arkadaşım.
tey: arkadaşımın yanında oturan teyze.
amc: arkadaşımın diger yanında oturan amca.
diyologun bitmesini bile bekleyemeden tekrar dalmıştır arkadaşım. biraz önceki olayın üzerinden daha 20 dk geçmemiştir ki:
amc: şşş kızım!
ark: hıı?!??!
amc: iyi uyudun ha.
ark: höng. ne?
amc: bindiğinden beri uyuyon kızım nerede inecektin? turgutlu'yu, ahmetli'yi geçtik.
ark: madem geçtik neden haber veriyorsun! bırak rahat rahat uyuyayım. alla alla
ark iç ses: ule bi insan iyi uyudun ha diye uyandırılır mı ya? **
ben daha 1. sınıftayım. elimde sağlık kartı bizim koridorda geziyorum ve sekreteri arıyorum imzalatmak için.
sonra bi adam geldi. gömleğinin önü açık felan.
dialog şu şekilde
ahmet tuğrul başokur: ne yapıyorsun burada?
luci: bu belgeyi imzatlatmam gerek bölüm sekreterine.
+ çay içmeyen bursalı arkadaş
- misafirperver bursalı teyze
hoşgeldiniz, iyi bayramlar muhabbetinden sonra;
- buyur çay al,
+ yok saol teyze ben çay içmem.
- iç oğlum ben yaptım,
+ teşekkür ederim teyze ama içmem ben çay.
- bugün bayram oğlum, bugünde mi içmezsin?
+ ....
lokantada müşteri ve garsonun diyalogu;
+ ... bir de kola istiyorum.
- şişe mi kutu mu?
+ şişe
- şişe kola yok
+ o zaman kutu
- kutu kola da yok
- ?!'+%^%&/(
- bak şimdi bu böyle olacak, falan fistan... ama bu kaçıncı anlatışım be osman!
+ haklısınız ya, unutuyorum hep kusura bakmayın.
- ama olmuyor ki evladım, hayır böyle hep unutuyorsan senin beyincikte bir sorun var demektir. aldıralım onu en iyisi ne dersin?
soffy bir arkadaşıyla ev bakmaktadır.1+1 ev bulurlar.akşam 22 : 30 civarlarında arkadaşı soffy'i arar.
s: soffy
a: arkadaş
a: soffy bu evde tuvalet banyo mutfak falan vardır dimi? *
s: boşver yaa sokağa işeriz. **
a: tamam yaa dalga geçme ne bileyim ben...
s: ..... *
a: yeter ama aaa
s: yağmur yağdığında da sabunumuzu şampuanımızı alır çıkarız dışarı banyomuzu yaparız *