l : içimden geçen senin içinden de geçerr miiii ??
k : ben senin içinden bir geçicem öbür tarafından çıkıcam yeter artık sus!
l : ahaha yazıcam lan bunu sözlüğe
k : zaten ömrüm sana ve sözlüğe malzeme vermekle geçiyo a.q
l : aman iyi be!
ramazan ayı eminönünde eve dönme çabası içinde mısır çarşısından geçerken kuruyemişçi amcayla muhabbetim :
-oruçlumusunuz?
-(şahsen hayatında bir gün bile oruç tutmamış olan ben tepki almamak için) eee evet.
-o zaman bir hurma alın
-yok ben beş dakika önce açtım sağolun.
-nası ya daha 15 dakka var topun patlamasına
-!!!!!
deli olduğuna şahsen kanaat getirdiğim bir arkadaşımla birlikte istiklal'de tünele doğru yürümekteyiz. günlerden hafta içi gece de saat 2 civarı olduğundan tünel tinerci kaynamaktadır. ben alkolün etkisi ile arkadaşın yanında uçar bir vaziyette yürürken birden durduğumuzu farkeder ve dururum. ardından aşşağıdaki iki cümlelik diyaloğa şahit olurum:
tinerci: abi kadıköy'e dönecem de bi milyonun var mı? *
arkadaş: gelirken bana mı sordun mına koduğum. nası geldiysen öyle dön... * *
-eee sizin kizdan ne haber?..
+valla iste ne olsun biliyorsunuz ise girdi geçen sene. basini kasiyacak vakti yok. ilk baslar da geceleri fazla mesai yapiyordu. sonra hafta sonlari da çalismaya basladi. patronu çok sevmis her isi ona veriyormus. derken ankara seyahatleri basladi. bizimki çanta sekreter gibi patron nereye o
oraya. sonra paris seyahatleri filan en sonunda bu is böyle olmayack dediler, patronu ev tuttu. deli gibi çalisiyor evladim. ee , peki sizinki ne alem de?
-valla bizimki orospu oldu, ama sizin kadar güzel anlatamiyorum *
bayram nedeniyle babaannemin yanına ziyarete gitmişizdir.ramazan bayramı olduğundan dini konular hakkında konuşulmaktadır.
dedem: öldüğünde öbür tarafta yaptıklarının hepsi bir bir film gibi izletilcek sana.
babaannem: nerden biliyosun izledin mi sen?
ev ahalisi: muahuhauahuahauha..
türkiyedeki flamingo sayısıyla ilgili şöyle de bir diyalog yaşanmıştır ekoloji dersinde:
hoca : sen! söyle bakalım kaç tane flamingo var türkiyede?
x : 7-8 tane falan hocam *
hoca: al işte, dalyarağa bak!
HOCA ARA VERMEDEN TERÖRE DEVAM EDER...
hoca: peki ya sen? evet sen, yumurta kafa! sen söyle, kaç tane flamingo var türkiyede?
y : 100-120 civarı bişeydi hocam... *
hoca: al işte bi dalyarak daha!... 900.000 ulan, 900.000 ***
bir arkadaş d80 fotograf makinası almak için yaptığı fiyat araştırmasında, internette iyi bir firmanın sitesinde uygun fiyatı bulmanın sevinciyle hemen firmayı aramıştır. telefonu açan hanımkızımız, sanırım yeni işe girmiş olabilmenin verdiği heyecandan olsa gerek bir garip konuşmaktadır :
- alo iyi günler , ben d80 için aramıştım ( falan filan buraları hızlı sarıyoruz )..
- evet..
- makinanın fiyatını öğrenebilirmiyim. ha bir de makinanın boyutları ve tabi hafıza kartının da ??
- beyfendi bir beş dakika sonra ararsanız bunlara cevap verebilirim..
- hö ? tamam peki...
5 dakika sonrası.
- alo merhaba ben biraz once d80 için aramıştım..
- evet evet, hatırladım, bir saniye sizin istediklerinizi bir kağıda yazmıştım..
- tamam peki.
- evet buldum makina 2000 lira, lens 135-23 ve hafıza kartının boyutları da 15-18-15 milimetre!!
- anlayamadım ?
- neresini ?
- son kısmını?
- * beyfendi makinanın hafıza kartının boyutları 15-18-15 milimetre..
- tamam peki, kolay gelsin.pppppphhhuaahahahahaaha!!!!
hazırlık sınıfı. ingilizceden ilk sınavı olunacak. Öğretmen fiilerin birinci, ikinci, üçüncü hallerini ve anlamlarını sormustur. Sorulan fiilerin içinde put da vardır. türkçesi koymak olan bu fiilin bildiğiniz gibi düzenli bir fiil olduğu için üç halide put'tur.
Arkadaşlardan biri yanındakine caktırmadan putun üç halini ve türkçesini sormaktadır.
- ayşee sölesene şu putu.
- put put put
- tamam bende putu diyorum.
- puuuutt putttt puttttt
- hııı!?%&
- üç halide put işte anla be kızım.
- hee tamam. ee türkçesi?
Hoca durumu yavaşca cakmaktadır. herkes kendi kağıdına baksın gibi klasik uyarılardan birini yapar. hocadan tırsan kopya verici arkadaş daha fazla konusmak istemez ve putu türkçe anlamını el hareketiyle anlatmak ister. o malum el hareketini yapmaya başlar ve bütün sınıf kopar.
biri 5(+) biri 6(-) yaşında olan kuzenlerin diyaloglarına kulak misafiri olduğumda, bu çocukların asla ama asla yalnız kalmamalarına karar verdim.
kuzenler balkondadırlar:
+ben örümcek adamımm hehheeee.
-hadi hadi duvarda yürü de görelim.
+olmas, ya düşersemm?
-salak düşsende şişersin ki bişey olmas.
+şişer miyim??
-tabi olum çizgi filmlerde hep şişiyolar ya onlara bişey olmuyo
ben:lskdjfskdmnvsdkmvnsdkvnskldvnkn
real madrid-olympiakos cl maç özeti izlenmektedir. zaten duyma yüzdesi az olan dedem maçın kimler arasında oynandığını merak etmektedir. ve o anda r.madrid Bir gol atar.
dede:kim o? Beyazlar mı attı?
k.tost:evet dede.
d:hıı nereli onlar
kt:ispanyalı
d:heaa manisalı mı?
kt:ahargrşh yok dedeah ispanyalı (gülmemek için yırtınmaktadır)
d:heee..
sınıfta salak damgası yiyen bir arkadaşımız vardı. birgün halı saha maçı çıkışı bu arkadaşın evine geldik. diğer arkadaşlarla aramızda anlaşıp, bunu keklemeye karar verdik ve olaylar şöyle gelişti.
-lan taner, sizin apartman ilaçlanıyormuş öyle duyduk.
-hadi yaa,neden?
-olm kuş gribi var bilmiyon mu?
-heee doğru, eee ben napçam.
-valla bilmiyoz, başının çaresine bak taner.( daha sonra olay mahalinden ayrılır gibi yapıp, arkadaşın ne yapacağı, gülüşmeler eşliğinde, gizlice izlenir.. arkadaş evinin penceresine bakıp, durmaktadır. ışıkların niye yandığı aklına bile gelmez. aradan yarım saat geçer. bu arada evin babasının merak içinde kaldığı anlaşılır ve dışarı bakar, oğlunu görür ardından olaylar gelişir)
- taner, gelsene oğlum, merak ettik seni.
-baba gelemem. apartman ilaçlı
-oğlum ne ilacı biz niye içerdeyiz o zaman salaakkk.
- heee doğru.
tabi biz koparız*.
bizzat tarafımca kayınvalidem ile yaşanmış yaran bir diyalog:
anne oğlunun huyu babasıyla hiç benzemiyor köyde size sütçü gelirmiydi.
kayınvalide:yok kızım bizim ineğimiz var idi.****
kardesim yemeğini bitirmemek için direnmektedir.
k: anne valla çok doydum.(karnını tutar)
a: hayır biticek bu yemek karnını da tutsan çükünü de tutsan biticek.
- hocam meslek neydi?
- işsizim abi, iş arıyorum
- nasıl bir iş arıyosun
- valla namusumuzla para kazanacağımız bir iş olsunda
- ne mesela?
- fuhuş baronluğu. temiz iş
küçük kardeş kendini kaptırmış fifa oynamaktadır. oyun da babanın ilgisini çekmiştir, izlemektedir.
k: hadi bea! hadi bea!!!
b:* pres! pres!
k: *
b: kanatlara yüklen kanatlara! kanatlardan oynamayan takım başarılı olamaz.
k: * uff
glbst bu arada yarılmaktadır.baba da onu görünce yaptığının farkına varır gülmeye başlar *
TUGRUL:
ozan bu çizgi
TUGRUL:
porn nasıl yapıyorlar dimii
TUGRUL:
aynı gerçek gibi
....:
TUGRUL:
yaaa
....:
he la
TUGRUL:
valla
....:
acaip birey
TUGRUL:
onları nasıl çiziyorlar
....:
japonlar abi yapiyorlar
TUGRUL:
japon lar zeki adamlar
....:
ben bazen bakiyom
TUGRUL:
nasıl iyi dimii
....:
evt aq
TUGRUL:
onlardan bir arşiv yapıcam kendime
TUGRUL: