sigorta yaptırmak isteyen elemanımız sigorta şirketlerinin broşürlerini almıştır. evde incelemektedir olaylar gelişir;
- oha bak yurtdışında tatildeyken ölünce bütün cenaze masraflarını da karşılıyorlarmış.
+ helva da dahilmiymiş?
- he tabi hatta seçenek bile koymuşlar fıstıklı mı sade mi deyü. te allahım. ölürsem cenazeme falan gelme sen.
+ ...
- bir şey fark ettim der meister
+ nedir hafız?
- kola bulunan evler daha bereketli oluyor
+ o nasıl oluyo lan?
- dikkat ettim. buzdolabında kola olan evde daha iyi yemekler pişiyor; daha bereketli oluyor. kolamızı eksik etmeyelim.
+ paraları olduğundan çok yemek pişiyodur oralarda
- bi dakka lan
+ kola alacak parası olmayan adamın evinde hamburger mi yiyecen götoş?
ben - kanka çok sinirim bozuldu bugün bir sigara yakta içelim.
tmyi - içme olum çok içtin bugün.
ben - ya dedim ya moralimi çok bozdular.
tmyi - gel sakso çekiyim kanka ben sana.
ben - yok lan ben istemem öyle şeyler.
tmyi - olum zaten kendim için istemiştim ama neyse.
faati: istek var mı 80lerden? corpsebride: bu sabah 9.15 vapurunda onu gördüm karşımda, bunu istiyorum faati: ingilizce olsun ama, yabancı calıyorum. corpsebride: today in the 9.15 ferry, i saw her standing in front of me corpsebride: my knees were shaking, i guess i m in love faati: her mi? lezbiyen mi bu kadın? corpsebride: hayır olum, bunun ingilizce halini george micheal söylüyo, cahil cahil konuşma faati: yalancının? corpsebride: bok yesin
-abi biletler satıldı. otobüs full. yengeye yer kalmadı.
+nasıl olur? daha sabah ofisi aradığımda, yer var demişlerdi.
-valla bilemem hemşehrim. kusura bakma senin hanıma yer yok.
+nasıl yok lan?!? sike sike götüreceksiniz!
-???
* - ya kemal abi, sence bu kız, bu çocuğu seviyor mudur?
+ bilmiyorum tanımadınmıben.
- peki sen kızın yerinde olsan hangi adamı seçerdin?
+ öyle bi şey olsun düşünürüz.
- ya kemal abi, şu sarışın karının adı neydi?
+ ne bileyim evladım, anasını ben z.kmedim ya!!!
obama'nın türkiye'ye gelmesi,uçağın esenboğa'ya inmesi ancak obama'nın uçaktan yarım saat süren bekleyişten sonra inmesi sonucu obama'yı beklerken arkadaşın arkadan fonu;
-obamaaaaaaaaa ineceksen in artık beee... obamaaaaaa otur benim kamamaaaaa!
+lan olm iki dakka insan taklidi yap be ırzıkırık!
-olm sus senin de .mını yurdunu s.kerim mezarsız..
+allahım sen bizi affet..
ikinci öğretim öğrencisi olan diyeceklerim bu kadar'ınakşam 5' te dersi başlamaktadır. işi olduğu için saat 1'de evden çıkmak için hazırlanan diyeceklerim bu kadar* ile ev arkadaşı * arasında geçen diyalog;
s: olm sen şimdi çıkıyosun, akşam derse gidene kadar eve gelcek misin peki?
d: hayırdır serkan bugün de karımı atacaksın eve? olm bak öyle bişi varsa benden çekinmene gerek yok biliyosun..
s: hayır çekinmek değil.. hızımı alamam arada sanada kayarım diye söyledim!!
ingilizce dersi, hoca tahtaya alıştırmalar yazmakta. biz de hiçbir zaman eğlenmediğimiz kadar eğleniyoruz arkadaşlarla, hocanın bakmayışının da etkisiyle. o sırada, mini mini, komik bir arkadaşımız ayakta duruyor, devamlı bir şeyler karıştırıyor. arkasını dönen hoca, kızıyor buna. evet, kişilere gelelim,
u: ufak arkadaş
h: hoca
m: en arkada oturan arkadaş
d: diğer bir arkadaş
***
h: oğlum ne o üstündeki, ne yapıyosun iki saattir ayakta?
u: hocam ceketimi almışlar onu istedim
h: çıkar o üzerindekini ceketini giy, acayip acayip işler yapmayın şöyle
u: tamam giyeyim
***
biraz zaman geçer, hoca birkaç cümle yazar, bizimki hala ayaktadır, kapşonunu düzeltmekte, üzerinden giydiği ceketi vücuduna oturtmaya çalışmaktadır...
h: oğlum bi yerinde yay mı var senin? otursana artık?
u: tamam hocam oturuyorum
m: otur artık harbiden göremiyoruz
***
m'nin son cümlesinin ardından, u hayvan gibi bir silgiyi arkaya fırlatır. kızdığı için attığı sanılır, fakat diyalog herkesi yarar...
***
m: hocam u silgi fırlattı
u: hadi lan
h: niye fırlatıyosun oğlum manyak mısın sen? (m'ye dönerek) niye fırlattı?
m: silgi istedim
h: komiksiniz ya
m: sağolun
h: herif sağolun dedi ya yuh
***
silgi fırlattı diye şikayet ediyor, niçin fırlattığı sorusuna da istedim diye cevap veriyor. süper lan bu adamlar.
otobüsteyim. önümde oturan arkadaş telefona bakıyor:
''efendim hayatım'' diyerek kalıyor. sonra yanındaki arkadaşa dönüp: bu a.ına koduğum dijital orospusuyla sevgilimden daha çok konuşuyorum, deli olacağım'' diyor. o bahsettiği zat ödemeli aramaya otomatik cevap veren telesekterer.
8 kişi the battle for middle earth oynamak için internet kafeye toplandık. herkes ülkelerinin isimlerine kendi adlarını yazıyorlar ancak bir kişi kendine taktığı lakabı yazdı bir kişi de ki bu ben oluyorum "baban" yazdı.diyalog kısmı ise şöyle;
s, t, o=arkadaşlar
b=ben
tırnak işareti içindeki baban'lar oyundaki baban kelimesini anlatır, diğeri de normal "senin baban" anlamını taşır.
t-lan s "baban" kim lan?
s-ne bilim olum herhalde o'dur o.
o-"baban" ben değilim ki olum.
b-s itiraf ediyorum baban benim.
s-he tamam iyi o zaman.
devamında oyunda elf olduğum ve karşıda da atlı birlikler çok olduğu için okçularım bölük bölük eziliyor.sonrasındaki diyalog da şu:
s-kimin ordusu benim atlılarımın altında kaldı acaba?
b-babanın ordusu. *
yine bir gün dershanede -tahminen 2006 yılında- ders arasında arkadaşla kantinin yolunu tutarız ve kantine vardıktan sonra aramızda şu diyalog oluşur.
olayın kahramanları:
lf:ben
b: bir arkadaş
lf: bir şey istiyo musun?
b: yok abi sağol.
lf: bak çekinme istiyosan söyle lan!
b: yok sen al ne alacaksan.
lf:(kantinciye dönerek) abi bana ordan ruffles verir misin?
ruffles alınır, para verilir ve kantinden uzaklaşılır. yine de ayıp olmasın diye arkadaşa sorulur.
lf: alır mısın?
b: yok abi yemeyim şimdi.
lf: alırsın alırsın.gözünden anladım.(ruffles paketi uzatılır)
b: (içini baya bir karıştırır haşır huşur sanki maden arıyor gibi)eyvallah abi. ( bi güzel yemeye başlar hart hurt...)
lf: lan naptın olum? ( hafif şaşırma ve onun verdiği tebessümle )
b: bir şey yapmadım?
lf: olm yarısını almışın lan. bana bırakmadın. hani sen yemeyecektin. nezaket olsun diye sordum bi de.
b: abi sen ısrar ettin.
lf: olm ısrar ettik de al abi paket senindir afiyetle ye mi dedik? 1-2 tane alır insan.
b: ne var lan yedik mi ruffles'ını. hayret bir şey.
lf: sence?
b: yedim galiba.
lf: napalım mk bi tane de kendime alayim bari. çok canım çekti.
akabinde ufak bir kahkaha ve sonrasında suratlarımızda oluşan yavuşak bir sırıtmayla dersliğin yolunu tutarız...
kaka konya'daki okulundan diplomasını aldırmak için bir arkadaşına vermek üzere noterden vekaletname almıştır, lakin eve giderken arka cebinden uçuveren vekaletin yenisini alması gerekmektedir. zaten ilkine kol gibi 28 tl veren kaka bu sefer işi daha ucuza kapatmak için notere telefon eder;
kaka- tu kaka bana
nss- noterdeki seksi sekreter
-yaran diyalog burada yaşanmadı ki geçelim diyalogu özetle
kaka-merhaba ben falanca saatte vekalet aldım ama kaybettim tekrar alabilir miyim bir örneğini
nss-hay hay fotokopisi verebiliriz.
kaka- ama üzerinde aslı gibidir yazması lazım
nss- o zaman da belli bir ücret almamız lazım beyfendi siz buraya gelin
kaka notere gider ve sıra bekleyenlerin önüne geçerek nss'ye şöyle der;
kaka- merhaba ben telefon etmiştim size hani... ee bekaretnamesini kaybeden kişiyim (oeeahh jeton geç düştü benim)
nss- (pis bir sırıtma eşliğinde) hmm tamam sizin işlemi yapayım hemen 16 tl
o an komik geldi.
şimdi aklıma geldi sekreter değil veznedardı o kız.
hoca: * bi çocuk bisikletten düştü ve radius unu kırdı, başarılı bi ameliyat yaptın ama sonradan eli tutmamaya başladı. ne dersin hastaya?
öğrenci 1: yaradana yönelmelisiniz
öğrenci 2: ne diyecek, bişi demeden gitsin avukat tutsun
öğrenci 3:avukatım size gerekli açıklamayı yapacaktır
hoca: tamam tamam, arkadaşınızın ne diyeceğini ben söyleyeyim.