öğretmen: .... savasından sonra urfa, maraş ve antep ünvan falan filan... kendilerinin de savaşta mücadele verdiğini söyleyen adana halkı da ünvan istemiştir. hangi ünvanı istemişler tahmin edin bakalım.
yer: işyerimden evime gitmek için her akşam uğradığım minibüs durağı.
güzel yurdumun iki güzide bağyanı sohbet etmekteler.
konu: şu yeni aşk üçgeni dizisi "bir bulut olsam"
diziyi izlemiyorum ama; dönen reklamlardan bi doktor, bi narin bi de köy ağasının oğlu etrafında döndüğünü bilmekteyim.
saçlarını at kuyruğu yapmış olan: şu yeni diziyi izliyo musun? hani pazartesi günleri kanald.de yayınlanan neydi adıııııı, hah bir bulut olsam.
saçları darmadağınık olan: hıııııı severek izliyorum.
saçlarını at kuyruğu yapmış olan: hangisini? doktor olanı mı? hayvan olanı mı?
saçları darmadağınık olan: hayvan olanı.
bizim yazlığa yeni bir kız gelmiştir ve kendisi çok çirkin olmasına rağmen bi paris hilton edalarında davranmaktadır.göğüsleri neredeyse ağzıma girecektir ve yüzündeki bir ton makyaj yüzünden onunla aynı havuzda yüzme düşüncesi beni tiksindirmiştir.ayrıca kuzenimde gözü vardır ki kuzenim bu tarz kızlaradan oldum olası nefret eder.şöyle bir konuşma yaşanır.
kız-ay şey sence bugün güzel olmuşmuyum ali?
kuzen-evet güzelsin,ağzında sakızın yanında p.zevengin eksik gibi.
-'aşkım bana yirmi milyon versene' *
-'tamam canım vereyim?'... meraktan da sorar
-ne yapacaksın ki?
-'keraneye gidecem ya uzun zaman oldu'.. gayet rahat.kız sinirlenir:
-'pislik yaklaşma bana'...o arada sarılmaya çalışmaktadır erkek lakayıt biçimde
-'çekil çek ellerini istemiyorum'....erkeğin tepesi atar ve:
-dur kız bak..offf dur diyom şaka yapım len...dur. len.. kız rahat dur bak çükünü keserim senin..*.
okulda elinde bir deste iskambille yanıma gelen bir arkadaşın bana dediği şey tam da bu başlığa uymakta.(arkadaş hiç bir renkli kağıttan çakmaz zaten diğerlerinin üstünde de numara var)
arkadaş-gun bir kart söyle bak naapcem.
bu sırada ben sanıyorum ki bana yeni öğrendiği bir numarayı yapmaya çalışıp beni kandırcak aklınca.
ben-kupa kızı.
arkadaş-sana girsin. puhahhaha
diyerek yanımdan ayrılır, ben dahil orda beraberce kopulur.*
okulda kılıç oynanmaktadır yine bizim hiçbir karttan çakmayan arkadaş (#4939994)da işin içindedir.bilenler bilir bilmeyenler için kısaca anlatıyım, kılıçta bir kart seçilir ve herkese birer birer tüm deste dağıtılır ve seçilen kart kime gelirse o kazanır.ancak okulda piyango kime vurursa o karambol yer.neyse diyalog şöyle;
kartı seçen arkadaş-sinek valesi.
çakmayan aynı arkadaş-o hangisi lan?(öyle bir bağırır ki ben duyunca havaya zıpladım)
sonra ben gittim yanlarına baktım daha çıkmamış sinek valesi ama garibim o tenefüsteki çokuncu(?) dayağını yemişti yine.
+ abi sende yesene midyeden
- yok oğlum ben yemem haram
+ niye abi ne güzel pilavüstü işte
- oğlum o hayvan adet görüyormuş
+ al o zaman ben baktım buna erkek bu.
- canım sıkıldı lan napsak?
+ vepkem açıp birbirimize sallayak
- yok lan indi, siktir et sabah sabah
+ tamam evden alcam seni koşarız madem
- uyucam lan
+ ben de götümü kaldıramıyorum ha çikolata falan yiyim
saat gecenin 12'sidir. zaten vizeler yaklaşmaktadır ama üst kattaki kızlar muhtemelen aeorobik yaparak 5 şiddetinde deprem etkisi yaratmaktadırlar. durum dayanılmaz noktaya geldiğinde stratosfer kızların kapıya dayanır amaç sadece dalga geçmektir:
-iyi akşamlar. çok feci zıplama sesleri geliyo da, uzun eşek oyunuyosanız yastık olmaya geldim.*
+efendim? ha yok biz şey yapıyoduk.
-evde ayı falan mı besliyonuz yoksa? gelen seslerin bi insana ait olması mümkün değil de...
bu sırada evin diğer sakinleri de konuşmaya dalar.
+beyefendi sözlerinize dikkat edin.
-beyefendi mi? tıhahahaha. şuna bak saçı başı da dağılmış, ter kokusu buraya kadar geliyo. insan mısın sen ya?
bağırışlar, çığırışlar....
+siz de dün baya bi yıktınız ortalığı. biz bişey dedik mi?
-dün maç akşamıydı milliyetsiz şey.
+yeter be hayvan! insan gib konuşmayı bilmiyon mu sen?
-valla sen aynı insan gibi konuşuyon. nerden öğrendin?
+eeeeeeehhhhhh yeter be. defol git yoksa yöneticiye şikayet ederim.
-gerek yok ben sizden sonra ona uğricaktım zaten*. bi daha da aynı şey olursa bu kadar nazik olmam.
geçen yurtta inşaat mühendisliğinde okuyan ve malzeme dersiyle başı dertte olan arkadaşla aramızda geçen diyalog;
arkadaş: hacı gene kalacam büyük bir ihtimal bu malzemeden.
ben: ahaha hayırdır hacı neden?
arkadaş: amına koyayım her sene kalınır mı yaz okulunda bile veremiyorum dersi.
arkadaş: bıktım anasını sikeyim böyle malzemenin.
arkadaş: hayır anlamıyorum ulan bende kaldı ders veremedim gitti. şimdi emanete hıyanet olmaz ama bana hıyanet ettirecekler. alın malzemenizi ulan. niye bende yıllardır duruyor anlamıyorum.
ermeni kilisesinin kapısından içeri baktık ,kimse yok ee meraktan çatlayalım mı içeri girip bi bakalım ne var ne yok diye arkadaşımla merak dürtümüzü kamçılamadan içeri girdik.kilisenin yemekhanesini gezdik bahçesinden bi kaç tur attık sıra kiliseye girmek oluncan büyük büyük 2 kapı vardı önümüzde ben birinden geçtim ama ikincisine bi anda yusuf yusuf oldumkilisenin o şaşalı görüntüsünü görüce bi anda ürperti geldi geri cıktım gözüm kesmedi haliyle ben korkunca arkadaşta tek girmek istemedi ..tam bahçeden cıkarken minik boylu güvenlik bahçeden içeri geldi
-siz napıyorsunuz burda
-kiliseyi geziyoruz
-kimden izin aldınız
-kimseden kapı açıktı girdik
-griş saatinden haberiniz var mı sizin
-yoo yok zaten kapıda da öyle bi tabela yok
-saat akşam 4 ten sonra daha giriş olmaz
-tamam biz ayine katılmak istiyoruz pazar günleri bu mümkün mü
-(hafiften kaşlar çatılmaya başladı) biz ayin yapmıyoruz bizimkisi ibadet
- biz katılamazmıyız
-hayır dışardan insan yasak,hadi gidin burdan,bak köpeği salarım şimdi
-(baktım amcayla tartışmaya başlıyoruz)
-cok ayıp nerde kaldı dinlerarası dialog
-yürüyün gidin siz siyaset yapıyorsunuz.(ve kocaman kapı yüzümüze kapanır)
dinlerarası dialog planımız bi anda yalan oldu.. *
ders işlenmektedir, öğrencilerden biri çimenlere uzanmış bir çiftin öpüştüklerini görmüştür. diğer öğrencilerede gösterir, tabii hoca da farklı bir durum olduğunu anlar ve hocayada söylenir. ve devamında gerçekleşen diyalog:
öğrenci: hocam, burada yazlar nasıl?
hoca: burada yazlar "konulu".
harıl harıl sınava çalışılmaktadır sınıfta, öğle arası. tembel der meister ile aynı özelliklere sahip, sözlükte bolca bahsi geçen erdem isimli arkadaşı; her zamanki gibi telefonda müzik dinlemekte, oyun oynamakta, bir yandan yemek yemektedirler. bu sıcakta tümü kızlardan oluşan, ders çalışmaya çalışan sınıfta ne yaptıklarını hala kendileri de merak etmektedirler. sınavın gerginliğiyle birbirine giren iki kız arkadaşın diyaloğu, sadece onları değil, sınıftaki bütün kızları yarar. bir kaç tane daha erkek vardı diyelim de bari komik olmasın lan..
- ya iki dakika sus anlamıyorum!
+ allah belanı versin ağzımı açmadım lan ben!
- siktir, çalışsana o zaman?!
+ çok çalışacaksan git kütüphaneye götüne koduğum ya
-^^ ?!
kız arkadaş, altını çiziyorum. parantez içine sıçıyorum.
Bana bekaretini vermemekte direten kız arkadaşımla tartışma halindeyiz. Tartışma çok alevleniyor ve ona (Artık yeter, sana sahip olmak istiyorum!) diye bağırıyorum. Bağırmamla birlikte de, o gün yediğim kuru fasulye etkisini gösteriyor ve gayet seslice gaz çıkartıyorum. Gazdan hemen sonra kız arkadaşım bana mağmalardan mağma beğendirecek bir cevap veriyor: (Ulan sen daha kıçına sahip olamıyorsun, bana nasıl sahip olacaksın?)