william shakespeare

entry622 galeri43 ses2
    146.
  1. gerçekten yaşadı mı?

    "william harvey kan deveranını 1619'da keşfetti. bu vaka piyeslerde geçmiştir. fakat shakespeare 1616'da öldüğüne göre bu satırları onun yazmasına imkan olabilir mi?" - walter ellis

    okuma yazma bilmeyen, doğru dürüst imza atmasını beceremeyen bu kasap çırağının nasıl olup da elimizdeki şahaserleri yazabildiği, tarihin büyük sırlarından olmaya devam ediyor. yoksa yazan kişi shakespeare imzasıyla kendisini mi gizlemişti? faizle borç verdiği bir alacaklısına yazdığı mektuptan başka elimizde kendi el yazısından tek satır bulunmayan shakespeare'in mezar taşına yazar değil tüccar yazılmış olması sizede ilginç gelmiyor mu?

    kaynaklar onun hakkında tam bir suskunluk içinde. sanki shakespeare diye biri yaşamamış. bir imzasını gösteriyorlar bula bula, o da evlere şenlik!
    büyükannelerimiz gibi parmak bassaydı kağıda daha iyi ederdi diyesi geliyor insanın. bu imzanın othello'ların, fırtına'ların, romeo ve jüliet'lerin yazarına ait olması muhal ender muhal.

    devrinde shakespeare adıyla tanınan zat-ı muhterem, mezarının üstüne yapılan anıtta bir çuvalın önünde oturmuş bir tüccar olarak resmedilmiştir. eserleri yaygın bir şöhrete ulaştığı zaman uyanık bir hayranı tarafından turist çekmek maksadıyla anıttaki heykelciğin önündeki çuval alınarak yerine bir defter konulmuş, shakespeare'in elinede kalem tutuşturulmuştur.

    kafanız karıştı biliyorum, benimde karıştı. ama sonuçta bu eserleri yazmasına imkan ve ihtimal olmadığı belli. o zaman kim yazdı bu şahaserleri?

    shakespeare'in tahtına oturacak isim konusunda henüz bir ittifak hasıl olmamışsada, shakespeare isminin takma olduğu ve bu kasap eskisi ve oyunculuk meraklısının isminin, eserleri sahneletebilmek için piyeslerin üzerine kamuflaj amacıyla yazıldığı iddialar arasında.

    efsaneler dışımızda değil içimizde. bizim sayemizde yaşıyorlar. kral çıplak deyinceye kadar da hayatlarını idame ettirecekler besbelli. güçlerini bizim gafletimizden alıyorlar çünkü.

    *bende neye inanacağımı şaşırdım.
    *ortada sağlam eserler var mı? var.
    *adamın adı murtaza olsa ne olur william olsa ne olur?
    *öyleyse üzümü yiyelim bağcıyı dövmeyelim. haksız mıyım sözlük?
    1 ...
  2. 145.
  3. 144.
  4. bütün dünya bir sahnedir.
    umut aşıkların değneğidir.
    felaket dost sayısını sıfıra indirir.
    0 ...
  5. 143.
  6. ''sözlerin yaraların gibi sana onur veriyor.'' macbeth
    0 ...
  7. 142.
  8. "bazen yıldızları süpürürsün farkında olmadan
    güneş kucağındadır, bilemezsin
    bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür
    ciğerinde kuruludur orkestra duymazsın
    koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın
    uçar gider, koşsan da tutamazsın"
    2 ...
  9. 141.
  10. Çökünce artık kaşlarına bir kırk yılı kışın,
    Derin derin çukurlar açar o güzel çehre:
    Sonra gençken giydiklerine değişir bakışın,
    Günahın, sendeler tutunur soysuz bir değere.
    O zaman sorarlar: ‘Nerde o güzelliğin dupduru,
    El üstünde tuttuğun günler nerede ışıldar?’
    De ki:‘Kendi içine çöktü gözümün çukuru
    Lüzumsuzca bir övgüdür, duyduğum bütün ar;
    Güzel olabildiğincedir yapılan iltifat.’
    Cevaplarsın:Çocuğumdur adillerin adili,
    Bahanemi kabul görüp eder bana hep dikkat.
    Güzelliğini benden almasıdır buna delili!
    Yineler o her eskidiğinde dört yanını,
    Soğuğu duyunca görürsün o ılık kanını...
    0 ...
  11. 140.
  12. kölen olmusum senin, elden baska ne gelir,
    gece gündüz el pence divanım buyruguna;
    gecirdigim saatler bastan basa bir hictir
    sen buyurmus degilsen cabalarım bosuna.
    senin icin, sultanım, saatleri gözlerken
    ben kimim ki küseyim sonu gelmez günlere,
    kara kara düsünmem, acı cekmem özlerken
    ugurlar olsun dersen kölene bir kere;
    ben kimim ki kıskanıp kuskulanıp sorayım
    kimle icli dıslısın, nedir yaptıgın isler;
    derdim günüm put gibi düsünmeden durayım,
    mutlu kıldıklarını bilmek icime isler.

    öyle körkütük sadık bir köledir ki sevda,
    seni kötü göremez bin kötülük yapsan da.

    not: askı herkes anlatır ama ancak shakespeare gibi ustalar ice islemesini saglar. ingilizlerin dünya edebiyatına kazandırdıgı cok önemli bir yazardır. iyi ki de kazandırmıslardır.
    3 ...
  13. 139.
  14. Yanakları, eskiyi gösteren bir harita;
    Güzellik doğar, yaşar ölürdü bir çiçek gibi.
    Bugünün süsü püsü, piç izleri doğup da
    Olmamıştı yaşayan alınların sahibi;
    Ölülerin saçına konan altın örgüyle
    Gömütün kutsal hakkı kırpılmazdı o zaman,
    Yeni yaşam bulmazdı ikinci başta böyle;
    Güzel, ölü duvakla kimseye vermezdi şan.
    Onda yaşar bu kutsal saatleri geçmişin:
    Sevgilim allı pullu değil, yalınkat, berrak;
    Kimseden yeşil almaz kendi ilkyazı için
    Göz boyamaya kalkmaz eskileri soyarak,
    Doğa saklıyor onu- harita hazinedir;
    Düzmece sanat görsün eski güzellik nedir.
    2 ...
  15. 138.
  16. 61. sonesi hakkında, bunca zamandır hiçbir şey söylemediğimi farkettim ve irkildim. Ama biliyorum ki, onu sadece okumak gerek. Üstüne bir şey söyleyince büyüsünü yitirebilir.

    Hayalinle açık kalsın ağırlaşan göz kapaklarım,
    baksın dursun mu istiyorsun yorgun geceye?
    durmadan bölünsün mü yani sence uykularım,
    sana benzer gölgeler oynaaşırken gözlerimin önünde?
    yoksa yanıma kendi yerine ruhunu mu gönderiyorsun,
    yuvasından böyle uzakta ne yaptığımı gözlesin de,
    ayıplarımı yakalasın, nasıl aylaklık ettiğimi görsün,
    kıskançlığına yön versin, hedef göstersin diye.
    Yok yok, aşkın büyükse de o kadar da değil şu an,
    gözlerimi hep açık tutan, benim aşkım aslında;
    benim kendi şaşmaz aşkım yine dirliğimi bozan,
    durup dinlenmeden bekçilik ettiren senin uğruna.
    Senin nöbetindeyim ben, başka yerde sen uyanıkken;
    Benden çok uzaklarda, başkalarına çok yakınken.
    3 ...
  17. 137.
  18. hayatının neredeyse tamamını tiyatroya adamış üstün insan.
    2 ...
  19. 136.
  20. 135.
  21. "hiç kimse duymak istemeyen biri kadar sağır olamaz." demiştir kendisi ki bu günlük hayatta onlarca kez teyid ettiğimiz bir hadisedir.
    3 ...
  22. 134.
  23. ingilizce'yi gerçekten de sanata uygun kullanmış olan yazar. kelimeleri öyle güzel seçer ki, trajedilerinde acıyı, komedilerinde neşeyi iliklerinize dek hissedersiniz. geyiğe düşmüş hali için de: http://www.acepilots.com/bard/random-insult.html
    2 ...
  24. 133.
  25. william shakespeare ingiliz edebiyatına gelmiş geçmiş en önemli yazarlardan birisidir. yalnızca tiyatro oyunları değil yüzlerce de sone yazmıştır, üstelik kendisine has bir stil (shakespearen sonnet) geliştirerek. edebiyat alanında eğitim almamıştır. buna rağmen dili çok güzel kullanır ve yüzyıllar boyunca okunabilecek eserler üretmiştir.

    evet, romeo ve juliet çalıntıdır. italyan bir yazarın konusu aynı olan başka bir eserinin ingilizce' ye çevrilmiş halidir. yalnızca bazı yan karakterler derinleştirilmiş, olayın geçtiği süre kısaltılmıştır. iki eser hemen hemen aynı olmasına rağmen neden shakespeare' ın yazdığı hala bilinmektedir de diğeri hiçkimse tarafından bilinmez? e burada da bir zahmet shakespeare'ın yeteneği görülsün.

    shakespeare'in oyunlarının bu denli başarılı olmasının bir nedeni de tiyatro hayatına yazar olarak değil oyuncu olarak başlamasıdır. seyircinin sahnede nasıl bir karakter, nasıl bir oyuncu görmek istediğini çok iyi bildiğinden bunu oyunlarına yansıtmıştır.

    shakespeare'in oyunları beş farklı kategoride incelenir. bunlar: tarihi oyun (richard iii, henry vi gibi), romantik komedi (bir yaz gecesi rüyası), trajedi (romeo ve juliet, othello, hamlet), dark comedy (twelfth night) ve romance (the tempst)dir.
    0 ...
  26. 132.
  27. macbeth duncon'ı öldürdüğü sırada sesler duyar: ''macbeth uykuyu öldürüyor!''
    0 ...
  28. 131.
  29. yazarlarin yazari....

    su son zamanda macbeth i ingilizce orijinalinden, fransizca, almanca ve türkce cevirilerinden okudum ve bitirdim. inceledim, crossover karsilastirmalar yaptim...

    ve diyebilirim ki, shakespeare´in yazdiklari hicbir zaman hicbir dile dogru dürüst cevrilemez. bu dünya da mutlaka orijinalinden okunmasi, tekrar tekrar okunmasi, hazmedilmesi gereken bir yazar varsa, bu, shakespeare dir.

    yazdiklari ne siirdir,ne de degildir, filozofinin en karmasik, ama bugün icin bile en karmasik sorunlarini, cok da ciddi bir üslupta siirsellestirip oyuncularin agzindan, üstelik bir de o konunun icerisinde söyletmesi, oyuncunun o söylediklerinin o anki sahneye "cuk" diye tam olarak oturmasi....inanilmazdir. edebi acidan yazdiklari insanüstüdür.

    o yazdigi eserlerin hepsini 70 yasinda yazmayacagina göre, yazdiklarinin icerisinde gencken yazdiklari da olmalidir. ama venedik tacirleri bile inanilmazdir. otuz yasinda bir adamin, 100 yasindaki bir adamdan cok derin bir dünya görüsü olmasidir shakespeare.

    ...gercekcilik akimi vardir batida, bu 19 yyil da yasanmistir, bundan cok daha önce bir shakespeare, sonraki hicbirinin yansitamadigi sekilde dünyayi en gercekci sekilde yansitmistir.

    okuyunuz, ve kesinlikle orijinalini okuyacak kadar ingilizce ögrenip orijinalini okuyunuz.

    adam "günes daglarin arkasindan doguyordu" demez, "bir kücük cocugun kocaman masanin üstündekileri görebilmek icin ayakuclarinda kendini yükseltmesi misali isik kaynagi, zar zor koca daglarin arkasindan yükselip isinlarini sehrin üzerine gönderebildi" der...bu benzetme hamlettedir , ne benzetmedir ama....yani kendini zorlamasa günes dogamayacakmis gibi...
    3 ...
  30. 130.
  31. Fakat senin ebedi yazın hiç sönmeyecek,
    Dönmeyecek sendeki güzellik bir yalana.
    Ölüm sana yaklaştı diye, öğünmeyecek.
    0 ...
  32. 129.
  33. 128.
  34. uykumda bir kraldım, ama bir hiçim uyandığımda.

    william shakespeare
    0 ...
  35. 127.
  36. yarın, yarından sonra bir yarın, bir yarın daha
    sürüp gidiyor günden güne küçük adımlarla;
    geçmiş günlerimiz ise nice sersemlere ışık tutmuş
    ölüm yolunda, toz toprak olmazdan önce.
    sön, cılız kandil, sön! hayat dediğin ne ki:
    yürüyen bir gölge, bir zavallı kukla bu sahnede:
    bir saat boy gösterip, boyun kırıp gidecek!
    bir daha da duyulmayacak artık sesi.
    bir aptalın anlattığı bir masal bu:
    kuru gürültüler, deli saçmalarıyla dolu.
    * *
    william shakespeare
    1 ...
  37. 126.
  38. Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan,
    Güneş kucağındadır, bilemezsin.
    Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür,
    Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın.
    Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın.
    Uçar gider, koşsan da tutamazsın...
    0 ...
  39. 125.
  40. Aynaya bak da şunu gördüğün yüze söyle:
    Sıra gelmiştir artık bir taze yüz yapmana,
    Güzelliğini hemen yenilemezsen şöyle,
    Yeryüzü yoksun kalır, lânetlenir bir ana.
    Hiçbir güzel var mı ki el sürülmemiş rahmi
    Senin sürdüğün çiftin ekinini tepecek?
    Sırf kendini sevmenin mezarını ister mi,
    Geleceği ahmakça durdurur mu bir erkek?
    Sen annenin aynası olmuşsun da o sende
    Bulmuştur gençliğinin güzelim baharını;
    Kendi dinç varlığınla görürsün pencerende
    Kırışıklara rağmen, şu altın yıllarını.
    ___istersin ki varlığın unutulsun ve bitsin,
    ___Bir kuru başına öl, izin de ölüp gitsin.
    1 ...
  41. 124.
  42. Sevgilim doğruyu söylediğine yemin ederse, ona inanırım. Yalan söylediğini bildiğim halde.

    Shakespeare'e ait bir sözdür. daha ne söylenebilirki bu sözün üstüne.
    2 ...
  43. 123.
  44. Aşkın en gerçek tarifini "troilos ve kressida"dan dillendirir:

    "aşkın korkunçluğu madam; istemin sonsuz, edimin sınırlı olmasındadır. aşkta arzu sonsuzdur, eylem ise sınırlı mı sınırlıdır."
    2 ...
  45. 122.
  46. Bu denli ünlü ve unutulmaz olmasına karşılık hayatına dair neredeyse hiç bir bilgi elde edilemeyen dahi şairdir.Aynı zamanda Shakespeare ingilizcesi denen harika (!) kullanımı üniversite öğrencilerimizin önüne sunan okunası şairdir.
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük