Tüm yurtta coşkuyla kutlanır, odanın dört bir yanı bilimum kağıt, kalem, ders notu ve bardaklarla bezenir. Ebeveynler sürekli telefon açıp darlar; neymiş efendim nasıl geçmiş sınavlar. Ama net olan bir şey varsa çalışanın her zaman kazandığıdır, tantanaya gerek yok azizim.
en çok entry girilen haftadır kanımca.
en azından ben kendi rekorlarımı kırıyorum. yarın ingiliz edebiyatının güzide şiirleri de tek tek tek kıracak kafamı.
artık kapıya dayanmış haftadır. son senem olması münasebetiyle ve okulda değişen yeni not sistemiyle artık her vize final havasındadır bundan sonra.bu zorlu dönemeci en az hasarla atlatmayı düşünüyoruz takım olarak. iyi mücadele edip sezon sonu gülen taraf olmak istiyoruz.
lanet olsun ki vize haftası sözlükten çıkmak istememe, fm oynama, dertlenip ya da mutlu olup içme isteği artar. vize haftası yapamadığını yazın sıcağında, yazın ortasında yaparsın.
(bkz: yaz okulu)
günde 1 kitap bitirmesine neden olan, gözlerini okumaktan kıpkırmızı, yüzünü bembeyaz yapan, bütün vücut direncini kıran ve bir hafta yıkanmadan yaşamak zorunda bırakan final haftasından sonra en lanet haftadır.
umutsuz geçecek olan haftadır. zorlandığınız tek bir derse kafayı takıp sadece ona konsantre olduğunuz ama sağ olsun hocanız sayesinde yine hiçbir şey anlamadığınız için geriye kalan diğer derslere de çalışmak gelmiyor içinizden. zaten bu saatten sonra çalışmak neye yarar azizim, yaz okuluna akıyoruz işte. büt de yok ki ona akalım. ah marmara ah!
üniversite öğrencisi için en makbul sınav yöntemidir. okul açıldıktan 1 ay sonra başlayan ve iki vize bir final sisteminde her hafta 1-2 sınavın stresi yaşanılabilecek gibi değildir. en iyisi 1 haftada vizelerden kurtulmak ve diğer vizelere finallere kadar derslere devam etmektir.
genelde 5-6 günde 8-9 tane sınav yapılan haftadır. öğrenci denen zavallı yaratıkların o haftaiçinde genelde söyledikleri laf ta şudur ; yatırıp skse daha iyiydi be. adam geçen sene yaptığı gibi bu sene de çakmış kazığı. ve sonunda da ; bekle bizi yaz okulu sana geliyoruz ile biten haftadır.
iklim ile birleşerek yüce rabbimin öğrenci kuluna yaptığı en derin sınavlardan birisidir. ve muhtemelen gidiş yoluna puan vermemiştir ki işkenceye dönüşmüştür.
şöyle ki;
ankara'ya öğrenci olarak ilk kez adımımı attığım günlerdeki caprisel, tshirtsel hava, çok kısa bir süre içinde yerine toto donduran cinsinden bir ayaza bırakınca anlamıştım önümdeki 4 senenin nasıl geçeceğini. ve büyük oranda yanılmadımda. küçük hata payım da tamamen tanrı'nın imtihanı...
kış ortasında çiçek açtıran cinsten ılık rüzgarlar eser, güneş altın gibi parlar, bulutlar kaybolur ve gökyüzü windows xp görev çubuğu mavisi kadar net ve derin bir mavi olur, insanlar elinde pusetiyle, köpeğiyle sokaklara çıkar, mağazalar dolar taşar, cafelerin bahçe kısımlarında oturulacak yer bulunmaz...
tüm bunlar öğrenci kulun daha da azap çekmesini sağlayan bir tür imtihandır. dışarıda sadece onun vize haftasında süreceğini bildiği bir hava varken o, ses gelmesin diye camları bile açamayacak durumdadır. hocaların, sanki sadece kendi derslerinin sınavı varmışçasına son dakika golü olarak kitlediği 500 sayfalık kitapların okunması yanında, dönemin başından beri tutulan notların eksiklerinin tamamlanması, ve büyük çoğunlukla tutulmayan notların temini gibi mühim işlerle meşgul olan öğrenci, daha sınavlardan 1 hafta öncesinden alttan alttan tutuşmaya başlar. ve tahminim odur ki, havaların sadece sınav dönemlerinde bu denli ısınması, tutuşan totolar sayesindedir. mezun oldum olacağım, daha bir kere şaştığına tanık olmadım!
Güzel sanatlarda okuyorsanız genelde 1 hafta da bitecek sınavlardır.Önce dosya teslimleri yapılır sonra ödev konuları verilir.tasarlayın tasarlayabildiğiniz kadar.
bölümümde olmayan haftadır. her hafta bir sınav yapılarak, öğrencilerin dayanma gücü test edilir ve devamlı stres altına girmesi sağlanır. sonra niye sosyal hayat yok. birinden birini seçmek gerek maalesef.