vizeye çalışmak hariç uyduruk her işin yapıldığı, facebook manyağı olunduğu portallara takılınıldığı, örgü örülüp şehrin keşfedilmemiş mekanlarına gidildiği paso uyunduğu zamandır. sonrası ise malum okulum uzamaz inşallah ya.
fena halde mallanan, uykuların da malladığı jetlag olunan haftadır. tabi çalışmaya alışık olmayan bünye yeni aforizmalar üretir. espriler deseniz ardı ardınadır, mantıklı cümle kurulduğu görülmez.
iktisat sınavına çalıştığımız gece arkadaşımın saçına yumurta fırçasını sürüp çalışmaya devam ettim. tepkisi gayet sakin
" kendimi milföy gibi hissediyorum" oldu. üstüne çalışmaktan şişip kabarınca hakkını verdik.*
football manager 2011 oynamaktan arta kalan zamanlarda ders çalışılır(tabii kalırsa). her sene olduğu gibi bu senede vize dönemi çıkmış, ortalığı sikertmiştir.
benim için yarından itibaren başlayacak haftadır.**vize haftasından bi hafta önce çalışmaya başlayacam diye ortalarda dolanılır ama başlanılmaz. bu yüzden sınav da çalışması da vize haftası içinde gerçekleşir.*
okula erken gidilir, sınıf açılmışsa arka köşede bir sıra belirlenip yerleşilir. kopyalar itinayla yazılır ve kafanız rahat, sınav saatini beklersiniz. ancak gözetmen sizi o sıradan, hatta belki sınıftan alıp başka bir yere geçmenizi ister. hah.. o an "sıramı da getiremez miyim?" bakışına, ayrılmak istememeye vize haftasının hayalkırıklığı diyoruz.
cumartesiyle birlikte başlayacak olan haftadır benim için. ama hala vizelerin varlığını kabullenememiş, çalışırım ya daha çok var diyen şahsım bakalım nereye kadar kaçacak.*
hukuk fakültesinde okuyorsan(bu dediğim dersleri yıllık alanlar için geçerlidir) milletin final diye girdiği, finale hazırlandığı konu toplamı kadar yerden vize olursun. adamların bahar dönemi finalinde ise adamların 2 finaline eşdeğer bi sınava girersin. sıfat kayar haliyle, manasız bakışlar ve anlam verilmeyen hareketler başlar.