iklim ile birleşerek yüce rabbimin öğrenci kuluna yaptığı en derin sınavlardan birisidir. ve muhtemelen gidiş yoluna puan vermemiştir ki işkenceye dönüşmüştür.
şöyle ki;
ankara'ya öğrenci olarak ilk kez adımımı attığım günlerdeki caprisel, tshirtsel hava, çok kısa bir süre içinde yerine toto donduran cinsinden bir ayaza bırakınca anlamıştım önümdeki 4 senenin nasıl geçeceğini. ve büyük oranda yanılmadımda. küçük hata payım da tamamen tanrı'nın imtihanı...
kış ortasında çiçek açtıran cinsten ılık rüzgarlar eser, güneş altın gibi parlar, bulutlar kaybolur ve gökyüzü windows xp görev çubuğu mavisi kadar net ve derin bir mavi olur, insanlar elinde pusetiyle, köpeğiyle sokaklara çıkar, mağazalar dolar taşar, cafelerin bahçe kısımlarında oturulacak yer bulunmaz...
tüm bunlar öğrenci kulun daha da azap çekmesini sağlayan bir tür imtihandır. dışarıda sadece onun vize haftasında süreceğini bildiği bir hava varken o, ses gelmesin diye camları bile açamayacak durumdadır. hocaların, sanki sadece kendi derslerinin sınavı varmışçasına son dakika golü olarak kitlediği 500 sayfalık kitapların okunması yanında, dönemin başından beri tutulan notların eksiklerinin tamamlanması, ve büyük çoğunlukla tutulmayan notların temini gibi mühim işlerle meşgul olan öğrenci, daha sınavlardan 1 hafta öncesinden alttan alttan tutuşmaya başlar. ve tahminim odur ki, havaların sadece sınav dönemlerinde bu denli ısınması, tutuşan totolar sayesindedir. mezun oldum olacağım, daha bir kere şaştığına tanık olmadım!