Kendinden yaşça büyük bir adamla dost oluyorsun. Sonra o adamla, karısına aşık olduğun için hergün görüşmeye başlıyorsun. Kadın evli ve iki çocuğu var, kocası seni dostu olarak görüyor. Sen gidip vadideki zambak diye kitap yazıyorsun..
Ne diyeyim, klasik eserler arasından kaldırılması lazım bence.
balzac'ın esaslı bir psikolog olduğunu düşündüren eserlerinden en ünlüsü.
betimlemelerine katlanamayan bazı dar kafalılar, hayal etmeyi bilmeyen tipler okurken fenalık geçirebilirler.
konusu derin bir sevgi üzerinedir. yani aşkın kitabıdır bu. edebiyatın en önemli ustalarından balzac mutlaka okunması gereken bir yazardır..
ben vadideki zambak'ı 12 yaşında okumaya çalışmış bir şey anlamayıp bırakmıştım. ilerleyen yıllarda tekrar okuma fırsatı buldum ve çok sevdim. insanın halleri üzerine çok güzel anlatıma, anekdotlara sahip bir kitap. insanı anlamak isteyen balzac'ı da okusun...
balzac babamızın platonik aşk mevzusunu arşa çıkarıp insanı veremden beter ettiği, imkansız aşkın kitabını yazdığı meşhur eseri. ulan felix, be güzel kardeşim, kadın "ben anneyim, ben iffet abidesiyim" diye diye eridi bitti karşında, sen hala "ah henriette, vah henriette" diye dolandın durdun ortalıkta. her okuduğumda "yav açılın ben doktorum" deyip o vadiye dalasım, bu iki melankolik tipe "kendinize gelin lan" diye tokat atasım gelir ama gel gör ki balzac'ın o betimlemeleri insanı öyle bir çarpar ki kendimizi yine o zambakların arasında, ruhumuzun darlanışını izlerken buluruz. tam bir duygusal işkence ama öyle kaliteli ki mazoşist gibi okutturuyor kendini namussuz.