Yalnızlığın kader arkadaşıdır uykusuzluk. O yanında başkasını düşünürken, bile bile yüzüne gülümsemektir uykusuzluk. Kendi canın yanarken onunkini hoşnut etmeye çalışmaktır.
Geceler boyu düşünüp sonuca varamamaktır.
Uykusuzluk diye bişey yoktur aslında.
"O" vardır sadece.
Gerçek anlamını en iyi yeni annelerin ve özellikle kolik bebeği olan annelerin bildiği durumdur. Yıllarca gece uyumayı sevmeyen bir insan oldum. Gündüz de az bile uyusam hayatıma devam ettim. Hep uykusuz çok kaldım ben yaa sorun olmaz derdim. Ta ki gerçekten kolik bir bebek annesi olarak geçirdiğim 3 aya kadar. Gerçek uykusuzluk neymiş anladım. Allah düşmanımın başına kolik bebek vermesin.
Sık sık entrylerini okuduğum başlıktır. Kendiside beni çok sık ziyaret eder.
Stres en temel kaynağıdır. Huzursuz insan hastalığıdır. Çözümü: Ya problemi çözeceksin ya da o problemle yaşamayı öğreneceksin.
(bkz: hayat zor)
çağımızın derdi, özellikle öğrencilik yıllarında olur olmaz yerde gelip dürten, sınav zamanları ise sınava kaldırmayan muzur bir dost gibidir. Düşmana ne gerek var! aşıksan kapısında bekletir namussuz.
haddimi aşıp birkaç gündür üst üste maruz kaldığım haldir.Bende kendime şaşmakla beraber ilerleyen saatlerde (pişmanlık çökünce )saydırmaya dönüşen harmoni...
Demir eksikliği uykusuz ve yorgun hissetmeye sebep olabilir. fazla çay&kahve tüketiminden de kaçınmak gerek. En önemlisi, vücut geliştirme yapmak değil de, en azından kasları uyanık tutmak bu sıkıntıya çözüm üretir.
günde 11 saat çalışınca 2 saat de yol çekince kalan 11 saate hayatı sığdırmaya çalışınca yaşanan durum.
yaşamak için uykudan fedakarlık etmek. 3. günden sonra adamı zombileştirir. boş boş bakarsın. sesler parlak ışıklar rahatsız eder.
azıcık ılık bi ortamda kafa düşer. tek isteğin uyumak olur.
şu anda türkiye'den yedi saat ilerideyim. telefonun dediğine göre dışarıda hava-4 derece. bu gecenin uykusuzluk menüsüne güzel işleyen ofisimi ortağıma bırakarak yurtdışında çalışma kararı verdiğim tarihten beri sgk primi yatırmadığımı hatırlayarak başladım. "prim borcu on bini bulmuştur" derken "ula havale ile borç tutarını göndersem acaba parayı karı kızla yer mi?" diye düşünerek hüzünlendim. bu kez de aklım değerini yitiren türk lirasına gitti. " türkiye'ye, büyük parti bir iplik ihracat işine aracı olmadığım için şanslıyım. güzel yurdumda batan tekstil fabrikalarının haddi hesabı yok. sonuçta konu işe geldiğinde son derece hoşgörüsüz olan koreliler ile ben papaz olacaktım." dedim. tam bu esnada dışarıdan geçen modifiyeli bir aracın sesi üzerine eşimin arabasının navigasyon zamazingosuna gelen update sebebiyle en azından ingilizce yüklemem gerektiğini hatırladım. hepsinin ardından çişim geldi uykum kaçtı. elimde kore cipsi * smart tv'de browser üzerinden ntv'yi açtım real ile şalke'nin duellosuna kaptırdım kendimi. birazdan da haberlere bakıp güne maymun gibi bir başlangıç yapmayı düşünüyorum.
sonuç: düşünce düşünceyi, tasa tasayı getirir. rahat bir kafa ile yatağa girmeyene uyku haramdır.
edit:ama türkiye ne fakirleşti, hayat ne pahalı oldu be arkadaş! Burada ortalama gelire sahip bir koreli'nin kazandığını 9 asgari ücretli türk vatandaşı kazanamıyor.