içki donmuştu anlaşılan yoksa kafada nasıl kırılsındı. şişe kırılırdı normalde kafada, çok şaşırtmıştı bu onu. sen az önce ne kırdın benim kafamda diye sordu.
albırt biraz daha içtikten sonra canıtının yakasından tutup dışarı çıkardı. suratına bir yumruk patlatmak üzereyken yolun karşı tarafında taso oynayan bir grup çocuğu farketti. yanlarına gidip seyreti bir süre. kendiside zamanında taso oynamış efsane nesilin bir üyesiydi. sonra parmaklarında bir sızı hissetti. taso oynarken kırdığı parmakları aklına geldi.
oysa ki 911'i araması gerektiğini hiç bilmiyor gibiydi. türkiye'den bir ambulansın olay yerine yetişme ihtimali zaten türkiye de bile çok zayıfken şanslarını iyiden iyiye azalttı. ne bok yemeye 112 yi aramıştı ki zaten.. zaman ilerliyordu.
Yengeci bir kenara bıraktı ve az önce kapattığı telefon yeniden çalıyordu. telefona doğru baktı bu sefer arayan bilinmeyen numaraydı. Kapattı telefonunu balkona doğru çıktı. Hava soğuk gibiydi ellerini ovuşturdu burnunu okşadı sıcacık elleriyle. Kulaklarınıda kapatarak havanın ne kadar soğuk olduğunu hissetmeye çalıştı.
sabah olmaya yakin albirt ezan sesiyle uyanir. gece ictigi ickiler yuzunden pismanlik icindeydi. maykoya durumu anlatti sonra sultanmet camiine gidip abdest alip sabah namazlarini eda ettiler.
Çölde elinde bir asa ile yürürken gözüne bir kutup ayısı çarptı korku ve telaşla kaçmaya başladı. Çölün boğaz kurutan sıcağında kaçamıyordu. Boğazı kuruyordu ve içinden tanrıya neden ben diye haykırıyordu. Koştuğu halde yerinde saydığını ve kutup ayısının hep aynı yerde kaldığını farkettikten sonra koşmayı bıraktı ve dikkatli bakışlarla kutup ayısına bakmaya başladı ve hunharca kutup ayısının yanına sokulma cesaretini kendi içinde topladı. Ve kutup ayısının yanına geldi. Ve beklemediği bir şeyle karşılaştı. Kutup ayısı Albırt ben aslında yoğum ben senin egonum . Ben aslında yoğum dedi. Albırt şaşırmıştı. Kutup ayısı konuşmuştu ve isminide biliyordu.Gözlerine inanamadı. Kulaklarınada tabiki . Bir müddet şaşkınlıktan sonra albırt sakinleşmeye başlamıştı ama bir şeyler olmaya başlamıştı. Vücüdunda hafif kıpırtılar olmaya başlamıştı. Tüğleride diken diken olmaya başlamıştı tabi. Kutup ayısıda Hunharca uyuyordu.Bu bir işaretmiydi. Belkide işaretti. Yerden hafif bir sallantı hissetti. Kutup ayısı ne bu gürültü amk deyip tekrar yatmıştı. Ama albırt korku dolu bakışları ile olayları izliyordu çaresizce. Bir kez daha yer sallandı. Ve kutup ayısı dayanamadı ve yeri gibmeye başladı. evet kutup ayısı yeri gibmişti. albırt yine şaşkındı. Ama banada yapabilirdi deyip derin bir ohh çekmişti. Neyse kutup ayısı albırta ben gibtim sen istersen gibebilirsin dedi. Albırta benim burda huzurum kalmadı ben gidiyorum deyip albırtı çölün ortasında yalnız başına bırakmıştı. Albırt susuzluktan ölmek üzereydi. Kutup ayısına bende geleyim demişti ama kutup ayısı ben sürüme gidiyorum seni sürüde bitirirler amk benim gibi düşünceli kim kaldı ki deyip yola koyulmuştu albırt haklı bularak çölde ölümü beklemeye başlamıştı. ama yerdeki sallantılar tekrar başlamıştı. Ölümden korkmayan albırt artık haraket bile etmiyordu. Bir anda kutup ayısının yattığı yerden su fışkırmaya başladı. ilk başlarda anlamadı. Sonra sevinç çığlıkları attı. Ve suyunu güzelce içti. Ve kurtulmak için yarını beklemesi gerekti. Suyun yanına kuruldu ve su içinde yattı. Yarın olacak sabah için.
evet albırt haraket bile edemiyordu ama hareket ediyordu. albırt'ın haraket etmesini istemek ona hakaret miydi yoksa? aralarından isyankar olanı albırt'ı anlamak için ona doğru yaklaştı. yaklaştıça albırtlaşıyor albırtlaştıkça yaklaşıyordu. derken soluk soluğa uyandı. isyankar albırt. üstelik bir bere vardı baş ucunda. berenin üzerinde help mi yazıyordu. bütün bu olanlar ne anlama geliyor olabilir diye düşündü. yoksa bir sözlüğün içinde sıkışıp kalmış bir karakter miydi? sıkışmış, haraketsiz, aksi, naalet...
wc kağıdının tükenmiş olduğunu gören albırt hay sıçmaz olaydım diye geçirdi içinden ancak çözemeyecekti bu yakınma hiçbir şeyi, ondan sonra arayışa geçen albırt;*
düsündü, düsüncelerini anlamlandırma çabası içine girdi. Ancak boğuluyordu, kendi düşünce denizinde. Hıçkırdı. Sessiz çığlıkları boğazında düğümlendi. Yattığı yerden hafifçe doğruldu, gün ağarmak üzereydi. Buna bir son vermeliydi.
ve sonunda son verdi...
herşeyin bir saçmalık olduğuna karar verdi. tuvaletten çıkmak için hemen doğruldu. bok püsür ne varsa umursamadan. kapıya elini uzattı ve pisliğinin hatıralarını kapı menteşesinde bırakartak tuvaleti terketti.
midem kalktı be kendi kokumdan diye iç geçirdi.
dışarıda da ne güzel bi hava varmış kendimi içeride sıçıcam diye heba ediormuşum dedi kendi kendine.
ama o da ne sessiz düşündüğünü sanarken oradan tam içeriden bi seda onun sölediklerine karşılık veriyordu. albert irkilerek titredi ve başını çevirdi.