Kendimi bunu yazmak zorunda hissettiğim icin uzgunum. Markette makarna veya cocuguna cikolata alirken zamlara ve fırsatlara kahreden elindekini bırakan olayi anlayamayan insanlar gormeye basladim. Zamaninda yani 5-6 sene önce isler gorunurde iyiyken, pazar torbana domatesi 1.5 liraya koyarken ülkenin en iyi üniversitelerinde temel direk olan ve aslinsa gayet zor ve genis kültür sahibi olmayi ve dünyayı takip etmeyi gerektiren bölümler olan basta ekonomi, isletme, istatistik okuyan ve hatta masterli öğrenciler is bulamiyorken, kamuda haklari gaspedilip yerine alakasiz yerlerden insanlara yol aciliyorken bu ogrencilere teyzelerimiz olsun yavrum üzülme olsun onu okuyabildiysen diyordu , herkes bu bilimi ve bunlari okuyanlari basta isletme okuyan gencleri yuksek kaliteli yerlerden mezunlari bile aşağı görüyordu. Ama bu kucuk gorulen bolumler gelismis ülkelerde en cok saygı goren mesleklere ve toplumsal faydayi yükseklere ulastiriyordu. Simdi is bulamamis ve bilgisi ve egitimi, ozverisi onemsenmemis insanlar bugunku durumu cok önceden biliyordu. Simdi aglamayalim market kasasinda cok deger verilen ve her konuda onu acilan, saygi goren imam hatipliler, ogretmen, ve hemsireler ulkeyi refaha çıkarır. Biraz bekleyelim size Almanya refahini yakalatacaklar. Iste dünya böyle. Onemsemedigin seyleri onemsetiyor teyzeler ve digerleri. 1 litre süt 5 lira bir bebek bezi 100 lira olduysa paran kadar yani degerin kadar alacaksin kitlik kanunu ve ekonomiden basla okumaya. Cevabi bulursun. O gencler de size olsun uzulme diyor ve gülüyor.
Sevgili kardaşlık, bir olguyu gereksiz yere oz, hakiki, süper, "en" (sevmediğim bir sözcüktür "en") eklemek genelde savunma pozisyonundaki insanların ve kurumların yaptığı ataklardir.
Turk soyundan geliyor Musun? O vakıt Doğu Avrupa ve Batı Asya coğrafyasındaki taban egemenlik Hakkı senindir. Bunu kanıtladık, şimdi kanıtlarımızı korumalıyız.
Altayist'lere burdan esenòla demek istiyorum. Onlar anlar ;)
Kendi vatandaşları haricinde herkesin kafasına göre at oynattığı ülke.
Arabistan elçiliğinde adam kaybolur, cumhurbaşkanının hakkında terörist dediği adam salınır, bunlar marifetmiş gibi ülkenin bir bakanı çıkıp " baskıyla birşey yapamadılar" der.
Mütevazi, alcak gonullu, yardim sever, empati yeteneği gelişmiş insanlarin her daim s*kileceği bir ülke. Şaklabanlarin, yalakalarin, cikarcilarin, sahtekarlarin her daim kazanacagi bir ülke.
Geri dönülmez bir ahlaki çöküşün icerisindeyiz toplum olarak... yazik yüreği guzel insanlara.
çok garip bir ülke. araplar uçakla gelip yanlışlıkla birbirlerini filan öldürüyor. kendi vatandaşı desen çoğu açlık sınırının altında maaş alıp mevcut hükümete oy veriyor. hain denilen insanlar hükümet r yapınca bey oluyor. eşi benzeri yok bu ülkenin arasan bulamazsın.
Türkiye, Türkiye dağlarını duman almış,
üzümler memleketi, tütünler memleketi,
Türkiye, Türkiye çok gülmüş, çok ağlamış,
sabırlı, bağrı yanık insanlar memleketi.
Bulut gibi köpürmüş topraktan bereketi,
pehlivan dağlarında şafaklar büyümüş
ve o nehirler delirip gür gür gelirler
bir şarkı gibi dağdan denize yürümüş.
Sen Türkiye'sin, sağdıcım, kirvem Türkiye.
insanların, insanların, ah senin insanların,
morca gözlerinden öpsem, namuslu gözlerinden,
Asiye'm işveli, Hatice fistanı dal işlemeli,
sen kırk köyün içinde şanlı Zeyneb'im.
Şabanı vurdular yirmi yaşında, köprü başında
gel yılmaz Mahmud'um, gel Bilaloğlan.
Arabamın atları, deh deh deh aman da,
ha burası Karadeniz, gemiler yatar limanda,
deryalar aslanı şems-i bahrî Kamil Reis,
bu insanlar senden gelir, sana gider,
tarlaya savrulmuş buğday gibi Türkiye.
Sen Türkiye'sin, ekmeğim, tuzum Türkiye.
Omzumda mavzer, koynumda çevresin
ve kıl heybemde taze lor peyniri.
Gök rengi süt, karanfil rengi şarap,
batan güneş gibi bakır taşkömürü
ve rüzgara vermiş saçlarını nefti ormanlar
ve köylere karşı sarışın harmanlar.
Ferik elması, kavun, karpuz, dut ve kayısı,
fındık da sende, ceviz de sende, badem de sende,
alnımın teri, gözlerimin nuru Türkiye.
Sen Türkiye'sin, evim barkım, köyüm obam Türkiye.
O senin çifte çarşılı harp görmüş şehirlerin,
sahilde Mersin, yayla türküsü Konya.
Adana'nın yolları taştan, yola çıkıp Maraş'tan
ezanla birlikte vardık bir akşam Urfa'ya.
Bursa'nın, ya Bursa'nın ufak tefek taşları,
uçan yıldızı dondurur Ardahan'ın kışları.
Erzincan'da bir kuş var kanadı gümüş pul pul
ve göğe kılıç gibi çekmiş minarelerini
şehirler padişahı canım istanbul.
Türkiye, Türkiye, ay'lı yıldız'lı Türkiye,
sen Mehmed'sin omuzların Anadolu yaylası,
Aladağlar, Toros'lar dev gibi gövden,
Sen şehid oğlu, şehid babası,
sana selam olsun dünya'dan, hürriyet'ten...
kuruluşunun 95 yılını yaşadığımız 2018 senesinin ekim ayında da yıllardır istikrarla devam eden çöküş trendiyle yıkılışa adım adım giden devlet. 1900'larda islamı siyaset edinmiş dincilere ve düşman devletlere karşı verilen mücadelenin ürünüydü türkiye.
95 yıllık süreçte ne cumhuriyet ne atatürk ilkeleri ne de devlet kendini koruyamadı; darbelerle, siyasetçilerin fütursuz davranışlarıyla, halkın yanlış seçimleriyle... koruma makenizmaları yok edildi.
öç zamanı geldi, çattı. demokrasi kültüründen uzak, cahil bırakılan halkın en büyük katkıyı verdiği bu batış sürecinde siyasal islamcılar ve diğer devletler ilmek ilmek ördükdükleri yol sonunda arzularına ulaşacaklar. çok geçmiş olsun.
an itibariyle sıralanan websitelerinin yasaklı olduğu ülke.
-wikipedia
-imgur
-4chan
-bütün*porno siteleri
daha önce yasaklanıp sonradan açılmış veya hükümetin canı sıkılınca yasakladığı websiteleri:
-youtube
-facebook
-twitter
-instagram
neden direkt olarak interneti yasaklamıyorsunuz anlamıyorum. zaten bu ülkede interneti bilgi edinmek amaçlı kullananların sayısı ülkenin 1/4'i bile değil. hepsini tek tek kapatıcağınıza kökten kesin de siz de rahatlayın, biz de.
edit: daha bir çok yasaklı site olduğuna eminim. fakat bir sorun düşünmekle uğraşmak istiyor muyum?
ayrıca bu çıkışlar bana son düzeyde komik geliyor, 8,8,8,8 gibi gerzek bir insanın bile yapacağı bir işlem ile kolayca bu yasaklar açılabiliyor. tutup rusya gibi "ikinci dünya ülkeleri" ile, ya da çin, k. kore gibi "üçüncü dünya ülkeleri" ile karşılaştırmak kesinlikle saçmadır. wikipedia kullandığı için tutuklanan bir uşak görmedim, yaşlı insan da görmedim. görmeyeceğime de eminim.
beni boğan ülke. artık bu ortadoğu zihniyeti, bu varoşluk beni o kadar çok boğuyor ki, ülkeye olan sevgim, inancım bile gitgide azalıyor.
düşük ıqlu insanlara katlanmak zorunda olmak ve bunlardan hayatın hiçbir noktasında kaçış olmaması, artık tahammül sınırlarını zorluyor. haksız bir şekilde bir yerlere gelen insanların havası, zenginlerin görgüsüzlüğü, sizden üstte olan herhangi bir vasfı olmamasına rağmen sizi ezmeye çalışması ruh daraltıyor. 3-5 kuruş için çakallık yapanlar, ufak hesaplar peşinde koşanlar sıkıyor. herkes birbirini nasıl siksem peşinde ve işin acı tarafı onlar gibi olmayanlar sistemin dışına itiliyor.
türkiye'nin en büyük 4.şehri sayılan bursa'da oturmama rağmen, adam gibi mekan olmaması. ufak bir örnek vermek gerekirse, jazz müzik yapan bir (1) tane bile mekan olmaması. bunun yanında sağına baksan nargile kafe, soluna baksan ciğerci. birbirinin kopyası mekanlar, her taraf ortadoğu zihniyetinden çıkma, ciğerci, künefeci, dürümcü, nargileci. ya hadi jazz çalan falan yeri siktir ettim adam gibi alkol içeceğin mekan sayısı bile çok az. sağda solda apaçiye maruz kalmama ihtimalin sıfıra yakın.
içerisinde bulunan bireylerin, bireyleri siktiği, milli, dini değer dinlemeksizin alay ettiği, daşşak geçtiği bir millete sahip ülke / ülkem / ülkemiz. Bu denli orospu çocuklarının bulunduğu başka ülke yoktur. Bu kahpe çocuklarını toplayıp yaksak ülkece refaha kavuşacağız.
Buraya entry sıçmak istedim. Ayar oldum çünkü. Ulan adam orospucocuguataturk diye instagram hesabı açıp atıp tutmuş. Allah belanızı versin.
2019'da işsizlikte rekor kıracak olan ülkedir. etkisi şimdiden başlamıştır, 1500 kişilik temizlik personeli alımına 107 bin 305 kişi başvurmuştur. https://indigodergisi.com.../universite-mezunu-iskur/
70 milyar liranın üstünde sosyal yardım adı altında seçim kampanyaları düzenleniyor ve insan yığınları bu herifleri destekliyor. üretim yok, istihdam yok, liyakat yok. eğitimli kesim kaçıyor. yerlerine cihatçı mülteciler geliyor. üniversiteler çiftliğe dönmüş. vergi sistemi akıl alır gibi değil. ordu konusuna girmek istemiyorum.
hala bu ülkeden zerre umudu olan gerçekten var mı? bu kadar saf olmayın.
t: ikinci lübnan vakası.
Demin uydu haritalarına baktım da.. Böyle afrikadan baltığa; rusyaya; avrasya'ya falan... Valla biz kendimizi yediğimiz yetmiyormuş gibi anadolu'yu da yemişiz arada. Anadolu çölleşiyor. Anadolu kuraklaşıyor. Bu ülke, 21. yüzyılda Siyasal islamcılarla ve ne yaptığının umrunda olmayan cahil halk kitleleriyle yönetilmeye devam ederse cidden yazık olacak. Oluyor da zaten... Demokrasiyi böyle anlayacak ülkeye Jakobenlik şart!
ülke hakkında veriler:
*başkent; ankara
*en büyük kent; istanbul
*resmi dil; türkçe
*kıta; asya ve Avrupa`
*hükümet biçimi; tam başkanlık sistemi
*yasama organı;Türkiye Büyük Millet Meclisi
*Yüzölçümü; 815,578 km2 (37.)
*güncel nüfus; 82,340,030
(19.)
*para birimi; türk lirası
*gsyih; 909.9 milyar dolar (17.)
*kişi başı milli gelir; 10,512 dolar (64.)
*işgücü nüfusu; 31 milyon 709 bin
*ortalama maaş; 23608 tl
*ihracat; 157.1 milyar dolar (32.)
*ithalat; 234.2 milyar dolar (23.)
*doğrudan yabancı yatırım; 198.4 milyar dolar (27.)
*dış borç; 453.2 milyar dolar (26.)
kamu finansmanı:
*gelirler; 225 milyar dolar (2015)
*giderler; 234 milyar dolar (2015)
.......................
*Dış rezervler; 135 milyar, 638 milyon dolar (06.12.2013).
150-200 sene önceye kadar ormanlarla kaplı bir ülkeymiş. Dönemin insanları "konar-göçer" bir hayat yaşadıklarından (mera hayvancılığı ile falan uğraştıklarından) geniş meralara ihtiyaç duymuşlar. Bunun için ormanları yok edip, hayvanları için meraya dönüştürmüşler! (Bilenler için, kurtuluş savaşı dönemi Türkiye'si de Kuraklık/kıtlık dönemidir) Ancak daha esaslı tahribatlar, artan nüfusla birlikte Cumhuriyet döneminde gerçekleşmiş. Çünkü nüfus artmış. Hani diyorlar ya... Türkiye zamanında milyonlarca hayvan üretiyordu. işte o zamanlar, "ahır hayvancılığı" yerine "mera hayvancılığı" yapıldığı için; ormanlar odun deposu olarak görüldüğü için; tüketimimizin kurbanı oluyormuş meğerse. Sağda solda çok çok nadir gerçek manasıyla ormanlar kalmış. Devlet kurumlarının rakamları ne derse desin; ne haritalar yayınlarlarsa yayınlasınlar; Orman bakımından Türkiye'nin ne halde olduğu uydu fotoğraflarından açıkça görülüyor.
Bu saatten sonra yapılacak ilk güzel iş:
Türkiye'nin nüfusunu sürdürülebilir bir rakama indirmek ve o rakamla devam etmektir. Çünkü bizi bu hale getiren ilk olarak nüfus fazlamızdır. 80 milyon kişi bu ülke için ciddi boyutta fazladır.
ikinci olarak, yapabiliyorsak muhakkak yeni ormanların kurulmasına girişmeliyiz. Bunun için iklimi olumlu yönde değiştirebilecek politikalar da yapmalıyız.
mesela Deniz suyunun tuzunu arıtıp, Anadolu'ya verebilmeliyiz. Ya da deniz suyundan Bulut yapıp, Anadolu'da bir yerlere yağmasını sağlayabiliriz. Ya da yağmur sularını biriktirecek devasa depolar yapmalıyız.
Gerçek manası ile (sadece ağaç dikerek değil) kurduğumuz ormanlarda, sürdürülebilir tekniklerle yararlanmalıyız.
Nüfusumuz azalırsa, tüketim zaten düşecektir. Tarım ürünü yerine, sanayi ve teknoloji ürünleri üretirsek; ihracat için gereğinden fazla tarım ürünü üreterek, bu üretimin yükünü doğaya yüklememiz de son bulacaktır.
Yani yapmamız gereken, Nüfusu azaltmak, Anadolu'nun eski ormanlarını yeniden oluşturmak, Daha sürdürülebilir şekilde üretmek, Tarım yerine sanayi ve teknolojiye ağırlık vermek...
Bunları yazdıktan sonra Türkiye'de yaşadığımı hatırlıyorum bir de...