turgut uyar

entry1193 galeri92 ses1
    176.
  1. ayıptır bu yaptığın abi.

    mutsuzluktan söz etmek istiyorum
    dikey ve yatay mutsuzluktan
    mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun
    sevgim acıyor

    biz giz dolu bir şey yaşadık
    onlar da orada yaşadılar
    bir dağın çarpıklığını
    bir sevinç sanarak

    en başta mutsuzluk elbet
    kasaba meyhanesi gibi
    kahkahası gün ışığına vurup da
    ötede beride yansımayan
    yani birinin solgun bir gülden kaptığı firengi
    öbürünün bir kadından aldığı verem
    bütün işhanlarının tarihçesi
    bütün söz vermelerin tarihçesi
    sevgim acıyor

    yazık sevgime diyor birisi
    güzel gözlü bir çocuğun bile
    o kadar korunmuş bir yazı yoktu
    ne denmelidir bilemiyorum
    sevgim acıyor
    gemiler gene gelip gidiyor
    dağlar kararıp aydınlanacaklar
    ve o kadar

    tavrım bir şeyi bulup coşmaktır
    sonbahar geldi hüzün
    kış geldi kara hüzün
    ey en akıllı kişisi dünyanın
    bazan yaz ortasında gündüzün
    sevgim acıyor
    kimi sevsem
    kim beni sevse

    eylül toparlandı gitti işte
    ekim filan da gider bu gidişle
    tarihe gömülen koca koca atlar
    tarihe gömülür o kadar.
    2 ...
  2. 177.
  3. bir gün sabah sabah kapıyı vursam,
    -kim o ? dersin uykulu sesinle içerden.
    saçların dağınıktır, mahmursundur.
    kimbilir ne güzel görünürsün sevgilim...
    0 ...
  4. 178.
  5. türk şiirinin en büyük isimlerinden biridir.
    bir nefes sıhhat kadar güzeldir.
    0 ...
  6. 179.
  7. şöyle tanımlayabilirim acemi ustayı :

    durgun bir ırmak ve işte öyle berrak.

    bir de şarap gibidir şiiri, bir iki şişe iç, bir şey olmuyor ama ayağa kalkmaya çalıştığında, çöküp kalıyorsun.
    3 ...
  8. 180.
  9. ilkin

    Bunu kimse söylemedi belki düşündü
    çünkü vardır insanın yaşamasında
    uyku ve öfke gibi vardır
    kimse söylemedi
    tuzunu çoğaltan bir denizde
    nasıl batarsa güneş öyle bende kaçırdım
    ki gözüm bütün gün
    boyu lekelerde
    kaçırdım ama şöyle de söylenebilir
    şiirin bütün geçmişinin dışında
    önceden açıklanan her şeyin dışında
    örneğin en sıcak ülkelerin yazında
    en soğukların kışında
    yanarım üşürüm berbat olurum
    hiç bir şeye yaramam
    ama yine de seni severim
    o zaman sen de beni sev
    evet.
    0 ...
  10. 181.
  11. Bir dinlenme zamanı kadar birbirimizi duyardık. Alışmak için zorluk çekmezdik. Çünkü, karşıt yerlerimiz kalmamıştı. Bilirdik, girintilerimiz çıkıntılarımız uygundu.

    "Sussak da ses çıkarmazdık"
    1 ...
  12. 182.
  13. "yokum diyorum inanmıyorlar
    yokum diyorum bulup çıkarıyorlar
    yokum
    lambamı üflüyorum bir bardak su içiyorum" diyerek derbeder ruhları vuslat için biraz daha bekletmiştir; kandırmıştır o büyülü bahçe için. aşk olsun sana...
    0 ...
  14. 183.
  15. "Nedir bir türlü sırrını anlamadık
    Kimdir bizimle böyle şaka ediyor
    Hangi cebini karıştırsan yalnızlık"

    Turgut Uyar
    1 ...
  16. 184.
  17. bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi..
    4 ...
  18. 185.
  19. adamlar kadınları alıp arabistana götürürlerdi
    dünyanın en güzel arabistanına
    3 ...
  20. 186.
  21. Birtakım düşünceler okuyor, balonlar patlatıyorum.
    Yeni bir yaz geliyor ve ben yine vantilatör almaya üşeniyorum.
    Şehirler bitmiyor, şiirler yetmiyor.
    Bu kadarı da fazla artık!
    Ayışığı banyosunda arındııık arındık. Yoksa?
    -Zor geliyor bazen insan olmak, gücüme gidiyor bir tür adına utanmak.

    Nerede bırakırsam bırakayım,
    aynı yerde ve bütün .....'lığıyla (şşşş!) beni içeri buyur eden Turgut Uyar,
    23 Haziran 2011'in sana selamı var.

    Ah usta,
    güzel usta,
    votka?
    3 ...
  22. 187.
  23. bir gün bir gazetede veyahut bir dergide gözün takılır, öylesine okursun; ama sonra bir bakmışsın ki, okumadan duramaz olmuşsun. öylesine bir şairdir.
    2 ...
  24. 188.
  25. okudukça canımı acıtan şiirlerin sahibi. * *
    1 ...
  26. 189.
  27. "saçlarını taramayı unutma
    yüz yıl sonra böyle kalacaksın saçlarınla"

    demiş edip cansever.
    1 ...
  28. 190.
  29. gel dur önüme, sen benim sahiliğimsin!
    ısırdığım, bir kauçuk düşmanlığıdır!..
    yaşamamız baştanbaşa senin övgündür,
    ey kutsal bencillik!.. seni
    bırakmak niye?.. suları ve seni bırakmak,
    niye?..
    aşkın akan suları, doyurgan ve yabanıllığı savaşların ve büyük utkular geçer onarıcı gölgenden.

    ey en gerekli yapısı tanrıların, ben!..
    nem varsa sanadır!.. yıkılmış birlikler, kırılmış bardaklar
    ölen kadınlar,
    kan...
    demiştir ve güzel eylemiştir.
    1 ...
  30. 191.
  31. en sevdiği temmuzmuş aylardan. öyleyse dünyanın en güzel temmuzları uyar babanın olsun. en çok onun.

    söylenir ve yarım kalır
    bütün aşklar yeryüzünde
    bir kaktüs bol sudan nasıl
    nasıl çürürse öyle

    en sevdiğim temmuzdu aylardan
    hazirana benzediği için biraz
    biraz da kendiliğinden
    belki de müşteriye iyi davranan
    efendi bir bakkal kimliğinde

    nasıl mutlu oldum iki yaz
    nasıl mutlu oldum kardeşler
    salkımsöğüt bir ben iki
    bir üçüncü var mıydı bilmiyorum
    üçüncü vardı elbet
    bir yaban ördeğinin sevincini taşıran
    bir sonbahar gibi köpüren
    temmuza benzese de
    öyle oldum ki anlatamam
    sıcak yaz
    solgun bir coğrafya gibi belleğimde
    şapkalar çiçekler eski elbiseler
    geçmişi olan eski elbiseler
    denizden çıkan bir ışık
    unutulmuş bakımsız arka bahçeler
    öyle oldum ki anlatamam
    her mevsimde sonbaharı taşlayan
    bir çocuk nasıl olursa

    belki de bitip tükenmeyen
    bir fetih döneminde
    atlar nasıl kişnerse
    yani durgun bir suyun
    erguvandan aldığı renkle
    gidip geldim caddelerde
    Fatih nerdeydi Samatya nerde
    nerden gidilirdi Üsküdar'a
    düşünüp durdum günlerce

    anlatamam ormanların ettiğini
    nasıl dayandım o mutluluğa
    tükenmez bir ışık olan mutluluğa
    deniz ve ışık olan
    karmakarışık bir mutluluğa
    nasıl

    şimdi bir şarap gibiyim
    coğrafyasız
    eskimeye bırakılmış fıçısında
    2 ...
  32. 192.
  33. başınızı göğe kaldırmanın direnişidir. üstattır. yazardır. beni yıllardır benden alır. hele bir şiiri vardır ki beni içinde yaşatır.

    göğe bakma duraği
    ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
    şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
    bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
    durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
    şu aranıp duran korkak ellerimi tut
    bu evleri atla bu evleri de bunları da
    göğe bakalım

    falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
    inecek var deriz otobüs durur ineriz
    bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya
    herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
    hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
    herkes uyusun bir seni uyutmam birde ben uyumam
    herkes yokken biz oluruz biz uyumıyalım
    nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
    beni bırak göğe bakalım

    senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
    tuttukca güçleniyorum kalabalık oluyorum
    bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
    sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
    seni aldım bu sunturlu yere getirdim
    sayısız penceren vardı bir bir kapattım
    bana dönesin diye bir bir kapattım
    şimdi otobüs gelir biner gideriz
    dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
    bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
    seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
    durma kendini hatırlat
    durma göğe bakalım.
    1 ...
  34. 193.
  35. bir intihar akşamı

    0 ...
  36. 194.
  37. "yenilmenin tohumunu taşır her pazartesi"
    7 ...
  38. 195.
  39. muş – tatvan yolunda güllere ve devlete inanırsan
    eşkıyalar kanar kötü donatımlı askerler kanar .
    1 ...
  40. 196.
  41. "Hiçbir zaman dertsiz kalmadı gönlüm
    Bir çift gözden, bir yapraktan, bir kuştan."
    3 ...
  42. 197.
  43. tüm içtenliğini kalemiyle dökmüş şair, tüm düşüncelerini duygularla anlatabilmiş, büyük şair.
    4 ...
  44. 198.
  45. "seversin diye söylerim her şeyi, sana uygun olsun
    çünkü her şeyin birbirine uygununu sen bulursun"
    4 ...
  46. 199.
  47. bugün 84 yaşına giren ve ferhan şensoy'un ustam olarak betimlediği türk şairi.
    5 ...
  48. 200.
  49. ankaralı bir 1927'de, hiç ölmemek üzerine kurgulanmış bir hayata -bugün- merhaba diyen ruh feneri... iyi ki doğmuş, iyi ki.

    her evde bir turgut uyar şiiri okunsa bugün, herkes bir başka sussa ve göğe baksa... içimiz güvercinleri okşamış gibi rahat, güvercinler bahtiyar, dünya biraz daha huzurlu olabilir... ben başlıyorum, gerisi size kalmış.


    Önce sesin gelir aklıma
    Çaresiz kaldıkça hep seni düşünürüm
    Güzel olan, dolgun başaklardaki sarışın sevinçli
    Sonra cumartesi günleri gelir
    Sonra gökyüzü gelir hemen kurtulurum
    Bir yağmur yağsa da, beraber ıslansak.

    Kırk kere söyledim bir daha söylerim
    Savaşta ve barışta, karada ve denizde,
    Düşkünlükte ve esenlikte
    Zamanımız apayrı bize göre
    Yanyana olduk mu elele
    Aç kalsak ağlamayız biliyorum.

    içim güvercinleri okşamış gibi rahat
    Sen yanımdayken ister istemez
    Geniş meydanlarda akşam üstleri
    Üstüste üç kere deniz, üç kere çınarlar.

    Sen yanımdayken ister istemez
    Uzak ırmakları hatırlıyorum.

    Arasıra düşmüyor değil aklıma
    Yabancı kadınların sıcaklığı
    Ama Allah bilir ya, ne saklıyayım
    Yanında ihtiyarlamak istiyorum...
    4 ...
© 2025 uludağ sözlük