ikinci yeni'nin en öncü* şairi.
öyle ki arkasından edip cansever bir yıl dayanabilmiştir onun yokluğuna.
rumelihisarı mezarlığında
''yan gelmiştir diz boyu sulara,
hepimize iyi niyetle gülümsüyordur.''
çünkü o artık arz-ı hal ettiği, çokluk senindir dediği çokluğun sahibinin yanındadır.
Kalın ve karanlık bir çatı merdiveni gibi
Giderilmez eksikliğini tanırım onun
Suyun bardakta duruşu gibi
Bir öfke usul usul büyürken kuytuda
Yemyeşil bir çayır görünümündedir
Haziran ortasında bir gümüş lüfer
Büyülü bir fotoğraf bir gümüş çerçevede
Ve evinde hemen hazır bir silah
Böyle kargaşalı günler döneminde
Beşer onar koparılan bir takvim sanki
Bahara
Bunlar güzel şeyler biliyorum
Herkes de biliyor kuşkusuz
Ama ne kadar güzel ne kadar güzel
Serçenin kış günü yemidir
Alını akıtmalı bir atla düğüne gitmek
Ayışığı penceresi, bir güzel insan sesi
Ama ne kadar güzel
Kırda bir oğlak kadar
Kışlada bir türkü kadar
Rüzgarda kuruyan tülbent kadar
Oysa gece tam yarısıdır bir günün
Ve daha güçlüdür gündüzden
Ben şimdi diyorum ki bir bak şu alanlara
Sokaklara köprülere kiremitsiz damlara
Taşlara sopalara aman vermez silahlara
Şehir haritasına trafik lambasına kan içinde adamlara
Kan içinde adamlara
Kan umutsuzluktur
Ona kendini hazırla
Ne kadar yalnız olduğumuzu hatırla
Açlıkları yoklukları kırımları
-Örneğin sensiz olmak ömrümün bir akşamında-
Bir bölgeden birine giden orduları uçaklarla
Yalanlar ihanetler karmakarışık limanlar
iki şeyin apansız karşı karşıya geldiği dünyada
Ben şimdi diyorum ki
Buna inanmak gerek
Bir susam gibi boyuna sulamak umutsuzluğu
Ve direnmek
Hep direnmek devam etmek adına
Diyorum ki acılığı eksilmesin ağzımızdan
Boyuna tükürmek için
Boyuna
''bir gün sabah vakti kapıyı çalsam,
uykudan uyandırsam seni:
ki, daha sisler kalkmamıştır haliçten.
vapur düdükleri ötmededir.
etraf alacakaranlık,
köprü açıktır henüz.
bir gün sabah sabah kapıyı çalsam... ''
adana'da bir kahvehanede* ''göğe bakma durağı'' şiiri duvarda yer alan, ''tam kendine göre'' şair.
duvarda onun haricinde iki şairin şiiri daha yer alır.
duvarın sol tarafında orhan veli,
sağ tarafında melih cevdet anday bekçilik eder turgut uyar'ın yalnızlığına.
onunki biraz bekçili yanlızlıktır,
hatta onunki biraz kalabalık yalnızlıktır.
bir tesadüf müdür, yoksa kaderin bir cilvesi midir bilinmez ama ikinci yeni'nin şairleri içinde ''atatürk'' şiiri yazan tek şair, atatürk şiirleri yazan birinci yenicilerin ortasında bir garip* durmaktadır.
"Yazdıklarıma sakın darılma Allahım!...
Meleklerin sana bunları söylemezler.
Artık, pek yarattığın gibi değil dünya
insanlar hem sabuna karıştı, hem suya:
Ne olursun, hoşuna gitmedi ise eğer,
Yazdıklarıma sakın darılma Allahım!...
Sana birşey soracağım, affet, Allahım!...
Baş vakit kızlar doluyor camilerine,
Beyaz yaşmaklı, beyaz tenli, masum kızlar...
Benim bir defa görüşte yüreğim sızlar;
Sen tutulmadın mı, içlerinden birine?
Sana birşey soracağım, affet, Allahım!... "
"bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya
herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
beni bırak göğe bakalım."
mutsuzluktan söz etmek istiyorum
dikey ve yatay mutsuzluktan
mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun
sevgim acıyor
biz giz dolu bir şey yaşadık
onlar da orada yaşadılar
bir dağın çarpıklığını
bir sevinç sanarak
en başta mutsuzluk elbet
kasaba meyhanesi gibi
kahkahası gün ışığına vurup da
ötede beride yansımayan
yani birinin solgun bir gülden kaptığı firengi
öbürünün bir kadından aldığı verem
bütün işhanlarının tarihçesi
bütün söz vermelerin tarihçesi
sevgim acıyor
yazık sevgime diyor birisi
güzel gözlü bir çocuğun bile
o kadar korunmuş bir yazı yoktu
ne denmelidir bilemiyorum
sevgim acıyor
gemiler gene gelip gidiyor
dağlar kararıp aydınlanacaklar
ve o kadar
tavrım bir şeyi bulup coşmaktır
sonbahar geldi hüzün
kış geldi kara hüzün
ey en akıllı kişisi dünyanın
bazan yaz ortasında gündüzün
sevgim acıyor
kimi sevsem
kim beni sevse
eylül toparlandı gitti işte
ekim filan da gider bu gidişle
tarihe gömülen koca koca atlar
tarihe gömülür o kadar.