tomris uyar'la evliliğinden doğan çocuğuna hayri turgut adını vermiştir. oğlu hayri turgut uyar sanat ve edebiyat çevresinde bugüne kadar bulunmamıştır.
işte insanlar bu minval üzre, Allahım!...
Kıt kanaat sere serpe yollar boyunca
Sen, bizim için hala o ezeli sırsın.
Sen de, bizi bilmiş olsan, başkalaşırsın...
Herkesin kederi, gailesi boyunca.
işte insanlar bu minval üzre, Allahım!...
işte ben böyle bildiğin gibi,
napalım bizi bir kez mimlemiş kader
her zaman böyle, yağmur bulutundan beter. işte böyle hilafsız, gözümün elifi
her zaman bir romantik portreye benzer...
"dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
durma kendini hatırlat
durma göğe bakalım."
geceyi bölüştüğüm şair. sanki hep oralarda bir yerlerde usul usul votkasını yudumluyormuş gibi geliyor insana. sanki günün birinde ona rastlayacakmışım gibi.
''
kabul.
bir kez yolda karşılaşalım
onunla da avunacağım.
adımı sesince duymaktan vazgeçtim,
sesini duysam, susacağım.''
"Ben hep sıkıntılıyım, Yani bir adamın canı sıkılır, o ben'im. Çünkü bana en yaraşan durumdur sıkıntılı olmak. Ben silâhsız bir askerim de ondan. Törenler askeriyim ben. Cumartesi ve Pazar askeri. Aslında karışık bir şey, kime ne söylenebilir? Bir sıkıntıyı ısrarla büyüterek, asıl büyük sıkıntıya ısrarla giden tümün attığı çekirdek. Pis bir köleliğe, ve. sonsuz çılgınlığa varacak bir oluşumu sıkıntıyla bekliyen bölünmez Varlık'ın ben'i.
Ondan severim sıkıntıyı, Sevincin o amansız, o aşağılayıcı bönlüğünden korur beni.
Ne söylenmişse ve ne söylenmemişse, ne yapılmışsa ve ne yapılmamışsa, ne düzeltilmişse ve ne düzeltilmemişse ondan sıkılan biri. Belki, söylenmemişin, yapılmamışın ve düzeltilmemişin telâşı içinde biraz. O kadar. Ve sıkıntılı. Ve sıkıntılı.
işte böyle başlıyordu her yerde mutsuzluk. Ve mutsuzluk büyük bir umut gibi çekiyor kendine beni. Değişiyorum ve çoğalıyorum gibi. Tek büyük doğrunun yarım dilimi o. Kim bilebilir işe yaramamanın değinmesini? Ha!.. Cumartesi ve Pazar günlerinde. Yorgun, izinli ve silâhsız bir asker.
Sonra kim döneniyor ortalarda benden başka. Şiir yazdığım söyleniyor ortalarda. Değil.
Ben, kutsal bir bahaneyim, belki de bir sığınakım kendime."
şiirle düz yazı arasındaki farkı ortadan kaldırmış, kendine has uzun dizeli bir şiir tarzı oluşturmuş şairdir. kapalı, soyut anlatım tarzını benimsemiş, şiirinin çağrışım gücünü zenginleştirmiştir.
"ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım."
ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
şu aranıp duran korkak ellerimi tut
bu evleri atla bu evleri de bunları da
göğe bakalım
falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
inecek var deriz otobüs durur ineriz
bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya
herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
herkes uyusun bir seni uyutmam birde ben uyumam
herkes yokken biz oluruz biz uyumıyalım
nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
beni bırak göğe bakalım
senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
tuttukca güçleniyorum kalabalık oluyorum
bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
seni aldım bu sunturlu yere getirdim
sayısız penceren vardı bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım
şimdi otobüs gelir biner gideriz
dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
seni aldım bana ayırdım* durma kendini hatırlat
durma kendini hatırlat
durma göğe bakalım.
şiiriyle leyla ile mecnun dizisinin geçen haftaki bölümüne konuk olmuş muhteşem şairdir. şiirlerindeki akıcılık ve kelimelerin inanılmaz kullanımı insanı kendinden geçirir.
ikinci yeni' nin tarafımdan en sevilen 3 şairinden biridir. (bkz: edip cansever)
(bkz: cemal süreya)
göğe bakma durağı adındaki, o insanı bir duygudan bir duyguya sürükleyen, ne kadar defterim kitabım varsa hepsinin mutlaka bir sayfasında bir iki dizesinin not düşüldüğü mükemmel şirin sahibidir.
her zorlu anımda beni göğe baktırtan adamdır o.
"bir yağmur yağsa beraber ıslansak. "
turgut uyar sevilir. hem de çok sevilir.
"çevremdeki herkes mutsuz. kendi çevremdeki ben de dahil. çözmeye çalışıyorum, alışılmadık çelişkiler çıkıyor ortaya. çok özel nedenlerden bir dostuma "bir cehennem yaşıyorum bugünlerde" dedim. "ben de" diye yanıt verdi. çok düşündüm onun "cehennem"ini. sonra birden düşündüm: "ben neden bir cehennem yaşıyor olayım?" bir de kendi yaşadığımı sandığım "cehennem"i başkalarına iletmenin tanımsız ve gereksiz hatta umarsız ve onur kırıcı bir çeşit savunmaya geçmenin ne anlama var? kendi "cehennem"leri içinde bulunanlar, size, sizinkini söyletmekten garip bir avuntu duruyorlar. siz konunuza ne kadar uzak durmaya çalışırsanız çalışın, sözü oraya getirmekte büyük ustalık gösteriyorlar. sizinkinin belki biraz daha büyük büraz daha yakıcı olması sanki bir ölçüde su serpiyor yüreklerine. onur kırıcı olması bundan."
Şu anda şairim diye geçinen bir çok şahsiyetin ilham alması gereken, askeri okullarda yetişmiş Subay bir şairdir. Hece ölçüsünü onun kadar kıvrak bir türkçe ile kullanan pek şair yok.
Gülü çiğdemi filan bırak
Sardunyayı karidesi filan bırak
Acıyı ve ölümleri bırak
Oy pusulalarını ve seçimleri bırak
Evet
Seçimleri özellikle bırak
Çünkü açlık çoğunluktadır
Her kişinin ukala ömrü
Yeter sanılır çiçeklenmeye
Ve dünyanın karanlığından
Bir aşk bahanesiyle kurtulmaya
Kaçıp giden baharların anısı
Elden ele devredilen bir gençlik duygusu
Laleler sümbüller bütün öbür boklar püşürler
Hakkım var mıdır bunları söylemeye
- vardır
Güneş doğarken ve batarken
Yazdan kışa girerken ve kıştan çıkarken
Ve dağda ve kırda
Hakkım vardır -
Çünkü en azından dünyadan
Dölsüz katırlar geçer
Yüklü vagonlar geçer
Demir yüklü şilepler geçer
Yelkenleri işletenleri ve tayfalarıyla
Ve onların karıları ve çocuklarıyla
Ve bilinmez sanılır geleceği
Bir demiryolu makasçısının
Oysa kesinlikle yazılmıştır
Her sevgi kitabında
Asıl olan açlıktır
Çoğunluktadır
Sevişmek o yüzden gereklidir
Evet açlık, yok olsun bütün incelikler
Mendiliniz var mı, kabak ograten
Bof strogonof mantar fileminyon
Güneş görmemiş midye
Midye görmemiş güneş
Ve soygun halindeki otel malzemeleri
Ve altın arayıcılar
Ve istedikleri yerlerde
Yüksek graviteli petrol bulanlar
Hem thames kıyısında
Hem mekong deltasında
Bir kalça fotoğrafına bunlarla birlikte bakanlar
Çoğunlukta değildir
Açlık çoğunluktadır
Artık her şeyi yaşadık
Ve birlikte düşündük
Ve düşündük ki her şey cehennem
Bir bakışta
Ve cehennem
Başarılmamış bir savaştır
Dünyanın ortasında kullanılmamış bir su
Cehennem, insanın kendi ciğeri
At sırtında taşınan ölü
Kundağa girmeyen bebe
Karanlıklarda açan çiçeklerin
Bir insanın ölümüne dönüşü
Bir insan ölümü olmaya
Çünkü açlık çoğunluktadır
- işte o zaman diyorum ki -
Gelişin şen olsun senin
Her şey esirgesin seni
Çünkü açlık çoğunluktadır
Ve ezecektir gücüyle dünyayı
- ikimize bir aşk elbette yetmez
Türlü şeylerin savunulduğu -
Diriliğe eşitliğe tokluğa
Artık ayıp olan tokluğa
Çünkü açlık çoğunluktadır
Açlık.