bir yandan hakikaten tecavüzcü kişiliğine sahip eşkiya kılıklı yamyamlar serbest bırakılırken diğer yandan kanunlara saygılı işinde gücünde efendi adamlara bu iftira atılır, adaletini sevdiğimin dünyası.
Bunun bu şekilde lanse edilmesi gerçek tecavüz vakalarına bakışı da değiştiriyor ne yazık ki, bu yüzden böyle hassas bir konuda yorum yaparken bin kez düşünün.
Kuzenimin Avukat bir arkadaşı çocuk izleme merkezlerinden birinde savcının yanındayken şöyle bir şeye şahit olmuş, sevgilisi tarafından tecavüze uğrayan on dört yaşındaki çocuğun farklı ifadeler vermesi sonucu - ki bilmeyenler için belirteyim normal olan olay anını anlatırken detayları karıştırmasıdır - savcı beyin (!) Şu sözlerine tanıklık etmiş, : " böylelerinin yolu belli zaten, şuna bak bir dediği bir dediğini tutmuyor millete iftira atıyor.. " gibi uzayan zırvalar.
Bunu okumuş ve koskoca (!) savcı olmuş bir adam söylüyor, üstelik bir çocuk hakkında. Okumak cehlini alsa da hamurunda varsa eşeklik baki kalır diye boşuna dememişler. istismar, taciz, tecavüz bu tür konular herkesin söz hakkına sahip olacağı konular değil, olmamalı.
Bu tür girdilerle bazı iğrenç bünyelere kendini savunma hakkı vermemenizi diliyorum.
Karar duruşmasına katılmayan Derya Y., ilk duruşmada H.D.’nin kendisine tecavüz ettiğini öne sürerek şunları söylemişti:
“H.D'yi erkek arkadaşım vasıtasıyla tanıdım. Erkek arkadaşımın ailesini, zeytinliklerine götürüp getiriyordu. Bir kere erkek arkadaşımın ailesinin evinde denk geldik. H.D.'nin, Yasin’e benimle görüşmemesini söylediğini öğrendim. ikimizin arasına girdi. Husumet oluştu. 2019 yılı Nisan ayında H.D., tehdit içerikli mesajlar geldi. Şikayette bulundum. 3 Ağustos günü mesaj attı. Konuşmak ve uzlaşmak istediğini belirtti. Görükle’deki yurttan çıkarak, Mudanya'ya yanına gittim. Arabaya bindim ve Yasin’in evine gitmek istediğimi söyledim. Beni zeytinliğe doğru götürdüğünü görünce, çantamdaki bıçağı çıkardım. 'Beni arabadan indir yoksa seni keserim' dedim. Kolumu büktü. Torpido gözünden tabanca çıkardı. Bana deodorant şişesiyle cinsel istismarda bulundu. Direndim, ancak ayağımdaki sakatlık nedeniyle kaçamadım. Bana tecavüz etti.”
HTS KAYITLARI iLE BERAAT ETTi
Mahkeme heyeti, HTS kayıtlarında, olay günü telefon sinyallerinden, Derya Y.'nin Görükle Mahallesi'nde, H.D.'nin ise Mudanya'da olduğunun belirtilmesi, üniversite öğrencisi genç kızın duruşmalarda çelişkili ifadeler vermesi ve taraflar arasında daha önceden husumet bulunmasını dikkate alarak, H.D.'nin beraatine karar verdi. H.D.’nin kararın kesinleşmesinin ardından Derya Y. hakkında tazminat davası açacağı belirtildi.
--spoiler--
Bu haberler zaten hep odaya girdiğimde memelerini sıvazlıyordu tarzı seks hikayelerine benzemektedir. Çoğu kolpadır. gerçekten tecavüze uğrayan karı konuşamaz bile.
bu iftirayı atana ispat edilmesi halinde, en az tecavüzcüler kadar ceza verilip aynı muamele yapılmalıdır.
toplumun bu konuda ki hassasiyeti çok kötüye kullanılıyor...
memlekette ahlak tek taraflı çökmüyor, her taraflı çoküyor!
tecavüz belirli bir süre zarfında tıbbi kontrol ile ispatı yapılabilen bir eylem...amma ve lakin işin bir de rıza ile birlikte olup akabinde istediğini alamayınca işi "tecavüz" kısmına evirenler var ki bu durumda o pozisyonda suçlanan kişinin allah yardımcısı olsun hakeza istediğin kadar anlat derdini nafile...
yine "taciz" konusu var. kadının beyanı esas olduğu için hiçbir kanıt olmasa dahi sadece 3 kelimeden oluşan bir şikayet ile (beni taciz etti) göz altına alınıp, hakkınızda uzaklaştırma kararı verilip üstüne bir de tatlı niyetine tutuklanabilirsiniz bile.
bunun da gerekçesi yargıtay ın yıllar önce vermiş olduğu; (kararı ortalama zekaya sahiğp insanların da okuyunca anlaması adına özet ve basit halde yazıyoruz) "kadının ortada bir durum veya olgu olmadığı halde tacize uğradığını iddia ederek iffetini iddia konusu yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu" bir karar. hakimler de bu tip iddialarda hiç işin detayına girmeden kanun maddesini kopyala yapıştır yöntemi ile uzaklaştırma kararını yapıştırıyorlar.
pek ala herkes aynı değil, gerçekten taciz veya tecavüze uğrayıp haklarını arayan mağdurlar başımızın tacı, ama bu tip toplumun sinir uçlarında gezen fiiller için normlar kesinlikle daha belirleyici ve yoruma kısmen de olsa açık olmalı. yoksa kurunun yanında çok zaman yaş da yanmaya devam eder.
Başıma geldiğinden hiç bir erkeğin başına gelmesini istemediğim bir şeydir. Kadın mahkeme de iftira attığını kabul etti olan bana oldu. Suçsuz yere milletten dayak yedim polisten dayak yedim adım şerefsize çıktı. Kadın iftira attığını mahkeme de kabul edince dövenlerin hiç biri gelip özür dilemedi hatta bazıları olur ya öyle şeyler deyip sustu.
--spoiler--
Başıma geldiğinden hiç bir erkeğin başına gelmesini istemediğim bir şeydir. Kadın mahkeme de iftira attığını kabul etti olan bana oldu. Suçsuz yere milletten dayak yedim polisten dayak yedim adım şerefsize çıktı. Kadın iftira attığını mahkeme de kabul edince dövenlerin hiç biri gelip özür dilemedi hatta bazıları olur ya öyle şeyler deyip sustu.
"Bir kimse, bir mümin hakkında olmayan bir şey söylerse, iftiraya uğrayan kimse, onu affedinceye kadar, Allahü teâlâ onu cehenneme sokar."
"Bir kimse, bir müminde olmayan bir şeyi ona isnat ederse (iftira ederse), yaptığı iftiranın cezasını çekmeden Allah Teâlâ onu koyduğu cehennemden çıkarmaz.” (Ebu Davud, Akdiye, 14; ibn Mace, Eşribe,4)
yalan şahitlikte bulunmak, aynı iftira etmek gibidir. çünkü suçsuz bir insan karalanır, mağdur edilir, kul hakkına girilir, o kişi haksız yere hapse girer, işinden eşinden ailesinden sosyal statüsünden olur, adalet çiğnenir, toplum düzeni bozulur. elbetteki bu büyük suç cezasız kalmaz. bunu yapanlar cehennemi hak eder..