bir bilim değildir, çünkü tekrarı yoktur, bir formülü yoktur, sadece ders verir -anlayana tabi ki- tarih tüm insanlığın babası gibidir, geçmişteki hataları gösterir, tekrar etmemek için öğütler verir.genelde cesur insanları yazar burada da farkını gösterir.. çoğu ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de gereken değeri görmemiştir tarih. ama tarihine sahip çıkıp yükselen ülkelerde vardır. bunların başında japonya, çin gibi büyük ülkeler örnek verilebilir.
Tarih, hakikatleri tahrif eden bir sanat değil, belirten bir ilim olmalıdır. Bu küçük harbte bile askerî dehâsı kadar siyasî görüşüyle de yükselen bir insanı, cezbeli bir derviş gibi tasvire yeltenen cahil serseriler, bizim tarih çalışmamıza katılamazlar. Hz Muhammed S.A.V bu harb sonunda çevresindekilerin direnmelerini yenerek ve kendisinin yaralı olmasına bakmayarak, galip düşmanı takibe kalkışmamış olsaydı, bugün yeryüzünde müslümanlık diye bir varlık görülemezdi. M.K.ATATÜRK
tarih, üzerinde ölümümüzle yüzleştiğimiz savaş meydanlarını yüceltir ama sayesinde yaşamımızı sürdürdüğümüz ekili tarlalardan söz etmeyi küçümser. kralların piçlerinin isimlerini bilir ama bize buğdayın nereden geldiğini söyleyemez.
tarihte utanmak hiç olmadı. kitaplar oğullarını öldüren sultanları yazdı. istedim ki tarihin kitabına utanmak da eklensin. cinayet işleyenlerin daha sonra cinayeti kınamaları ne kadar ayıptır, diye düşünürdüm. şimdiyse bu eskiden beri bildiğim gerçeği, ama saflığım yüzünden unutur gibi olduğum gerçeği yeniden keşfetmek zorunda kaldım.
hiç bir zaman objektif olarak anlatılmayan, mutlaka anlatanın değer yargılarını içeren bir bilim dalı. ki biz ne zamna şişirilmiş, kendi düşünelerimiz olduğu için pohpohlanmış ifadelerden uzak durduğumuz zaman gerçek anlamda sahip çıkmış olacağız bazı olaylara.
Tarih; insan olmaktır, geçmişimizdir, geleceğimizdir. insanların siyasi amaçlarını ya da egolarını tatmin ettikleri, yalan yanlış bilgileriyle şanlarını şereflerini kurtaracaklarını zannettikleri bir kurtarıcı değildir tarih. Tarih gerçektir, gerçekleri söyleyebilmektir. Doğruları ortaya çıkarabilmek, ezbere konuşmamaktır tarih. Atalarımızın bize sunduğu bu topraklarda göğsünü gere gere dolaşmaktır. iyisiyle kötüsüyle geçmişini anlatabilmektir, pişman olmamaktır yaptıklarından, gurur duymaktır dününden. yarını için çalışmaktır tarih. tarih anlamaktır, anlaşılmaktır.
sistem soğutturur tarihi öğrencilere. mesela en basitinden öss-ygs tarzı her neyse o sınavlardaki sorularda her zaman tek tip öğretmek esastır. atıyorum yorum sorularında bu niye böyle dediğinizde işte o kadar yorum yapmayacaksın bilgi ölçütünde neyi soruyorsa onu işaretleyeceksin tarzında cevaplar alıyorum her seferinde. derslerde de sınava yönelik anlatıldığından hiç eleştirel tarzda tarih dersleri görülmüyor. öyle kuru kuru anlatılıyor. kitapta yazılan neyse o. birazcık daha üstünde düşünsen bu sefer üniversiteye gidilen sınavda bir şey yapamıyorsun. nesnel oluyorsun. hiçbir şeyi sorgulamadan üniversiteli oluyorsun. son yıllardaki inkılap sorularının bilgi içerikli olması da düşüncelerimi boşa çıkarmıyor herhalde. sistemin üstü kapalı, insanlara fark ettirmediğini sandığı bir sömürü daha.
tarih (bkz: sosyoloji), (bkz: arkeoloji), (bkz: etnografya), (bkz: coğrafya), (bkz: antropoloji) gibi birçok alandan yararlanan ve bu alanların yararlanması için veri sağlayan bir sosyal bilimdir. belgelere dayalı yazım, taraf olmaksızın duygusallıktan uzak değerlendirme, yer zaman belirtme, geçmişte yaşanmış ve yaşanmasının üzerinden belirli bir süre geçmiş olayları inceleme gibi anahatları vardır.
tarih bilimi diğer pek çok bilimin aksine deney ve gözleme dayalı değildir. çünkü bir tarihsel olayın aynen yeniden yaşanması ve bununla ilgili kanunlar koyulabilmesi mümkün değildir. tarihi bilim yapan nokta yazılı ve yazısız kaynaklardan yararlanmasıdır. bu yararlanma sırasında belgelerin eleştirisini yapar ve sınıflandırır.
aynı zamanda tarih içinde bulunduğumuz anın sayısal ifadeler ile belirtilmiş halidir.
görünüşe göre olmayan şeydir. zira siz, yazan tarihi okursunuz, ve bunu geçmiş olarak nitelendirirsiniz, ancak birileri gelir, olum o tarih yalan sizi kandırıyolar der.
uzatmaya gerek olmadan farkediliyor ki bu bir kısırdöngü. o yüzden olm yalan dolan lan onlar.
insanları devlete bayrağa bağlamak onlara milliyetçilik ruhu kazandırmak amacıyla geçmişteki olayların size göre haklı olduğunuz bölümlerini öne çıkartma, tartışmalı olayları ise üstünkörü geçme ya da üzerini kapatma sanatı. en azından liseye kadar tarih derslerinden bunu öğrendik.
tarih bir silahtır. kim elinde tutuyorsa ve hangi yöne doğrultuyorsa o tarafı tehdit eder. şöyle ki bugün bizim bildiğimiz osmanlı tarihi avusturyalı hammer isimli bir tarihçinin yazdığı tarihtir. bunun nedeni ise osmanlı arşivlerine göre yazılacak olan bir tarihin bugünkü ulus devlet anlayışına bir temel hazırlama fikrine ters düşmesidir. zira çoğu kimse padişahların annelerinin ceneviz, italyan, rum, fransız vb. milletlerden devşirilen cariyeler olduğunu bilmezler. bir de gidip bu hatunların türbelerine adak adarlar. fatih'ten sonra türk soyundan gelenlerin sarayın 1 km yanına yaklaştırılmadığını, bütün erkanın devşirmeler üzerine kurulu olduğu gerçeğide "biz ki adalardan modalardan gelmiş bir neslin evlatlarıyız" cıların işine gelmez. bu durum osmanlı'nın çok büyük ve adil bir imparatorluk olduğu gerçeğini değiştirmez fakat gerçek olanla yüzleşmeye henüz kimse hazır değildir.
örneğin hilafet makamını incelersek, fıkıha göre bir kişinin halife olması için kureyş kabilesinden gelmesi gerekmektedir. fakat kerbela olayında hz. hasan ve hz. hüseyin'in bütün ailesi ile birlikte öldürülmesi ile kureyş kabilesinden kimse kalmaz ve hilafet dini değil siyasi bir makam olarak varlığını sürdürür. emeviler, abbasiler derken hemen her müslüman hükümdarın yanında bir halife belirir. işte yavuz sultan selim de mısır'i işgal ettiğinde memlük sarayında bu halifelerden birini bulur ve gücüne güç katmak için hilafeti istanbula getirir. halbuki hilafetin biteli yüzyıllar olduğunu kendisi de bilmektedir. amaç siyasi güç ve düzendir.
bir başka örnek birinci inönü muharebesidir. bu harekat aslında yunan ordusunun keşif harekatıdır. yunan ordusu hafif techizat ve silahlar ile keşif yapmakta iken karşılarında siperde bekleyen 24. tümeni buldular ve takviye edilmiş bu birlik karşısında geri çekilmek zorunda kaldılar . çünkü amaçları işgal ya da muharebe değil keşif yapmaktı. fakat o tarihlerde bir zafere ihtiyacı olan tbmm bu harekatı tarihe 1. inönü muharebesi olarak geçirdi.
sadece biz de olmuyor tabi ki bu tür siyasi açılımlar. örneğin bizans ismi. bizans imparatorluğu diye anılan imparatorluk aslında doğu roma imparatorluğudur. fakat kendini roma imp. uğunun asıl varisi olarak göstermek isteyen kutsal roma-germen imp. doğu romayı aşağılamak ve siyasi olarak düşük göstermek için bu ismi uydurmuş ve tüm dünyaya empoze etmiştir.
yakın tarihte cezayirde, kuzey ve orta amerika'da, hindistanda yaşanan soykırımlardan eser bulamazsınız. ne fransa cezayiri sömürmüş ve amerikalılar kızılderililere vebalı battaniyeler vermiş ne de ingilizler hindistan'da çocuklara logaritmik cetveli ezberletip beyin yıkamıştır. dediğim gibi tarih bir silahtır. kim güçlü ise onun elindedir ve kime isterse ona doğrultur.