doğuştan liberaller kadar sonradan olma ulusalcıları da üzen gazete...
kapansın da rahatlayalım, böylece entellektüel faşizmden bahseden bilgi fukaralarının "ama bana hakaret etti" zevzevliğindeki ağlamalarından kurtulalım. hem böylece başkalarının ne okuduğunu ettiğini bilmeden kendileri doğan medya savunuculuğuna soyunanların "ama ben öyle demek istemedim" demesinden, her cümlesinde tsk altına sığınanların başkalarını her cümlede general lafını kullanmakla itham etmesinden, masumiyet karinesi gibi tamlamaların anlamından bihaber olanların sonuçlanmamış davaların taraflarını yalancılıkla itham ederken gittiği yolu şaşırıp balbay'ı savunmasından, taraf'ın da diğerleri gibi desteksiz haber yaptığını ama bu haberleri yapan tek kurum olmadığını savunan kişileri bile taraf'ın yazdıklarını kayıtsız şartsız doğru bellemekle itham edecek kadar okuduğu iki satırı anlama yetisine haiz olmayanlardan, emin çölaşan, nihat genç, tuncay özkan gibi ne oldukları gayet de ortada olan sahipli kalemşörleri 2 senedir yazı yazmadığı gibi abuk bir gerekçe ile savunmaya kalkan üstün algılama kapasitesinde olanlardan, tartışma üslubuna haiz olamamış, eleştiri karşısında hakarete başvurmak gibi seviyesiz ve cahilce tutumda olanlara anlamaları için aynı şeyleri 3-4 defa yazmaktan da kurtulmuş oluruz...
zaten fazlasıyla sıktı bu saçma tartışma, stop. ister açılsın ister kapansın, stop. anlamayanlara laf anlatmaktansa kendi kendine avunanların gülünçlüğünü izleriz bundan sonra...
cumhuriyet kazanımları ile sorunu olan abudik gubidik ne kadar eleman varsa tümünün can siparane savunmaya hazır olduğu kirli yayın organı. bunlar içinde yeri geldiğinde birbirini kafa göz yarmaktan çekinmeyecek dincisi var, liberal faşisti var, sosyalist olduğunu iddia eden ne idüğü belirsiz gürüh var, fethullahçı şakirti var, amerikancısı da var, avrupa birlikçisi de , var oğlu var. bu türkiye cumhuriyeti'ne karşı olan ne bitmez tükenmez, ne büyük kinmiş ki bu kadar geniş yelpazede birbirinden ölesiye nefret eden değişik kesimlerden grubu ortak noktada buluşturabiliyor. kinleri , yalanları , "düşmanımın düşmanı dostumdur" sözünde şekillenen kirli zihniyetleri, amaçları uğruna gerçeği eğip bükmekten çekinmemeleri mideleri bulandıyor.
yazarlarını okurken düşündüren bok atanlarını okurken de güldüren gazete imiş, hem de kahkahalarla... neyse diyeceğimizi dedik, okuyanlar herşeyi anladı, laf salatasına gerek yok, kurtarma yazılısı sona erdi. *
kapansın diye dua edenleri "acaba neden gökten kemik yağmadı ay balam" şeklinde hayal kırıklığına uğratması muhtemel neşri hayat.
bize yarınla ilgili bir bomba haber daha veriyor taraf. evet, bu ocak 2009 üretimi tsk bünyesinde birileri ya da tsk'nin ta kendisi tarafından hazırlanan belgenin dayanağını oluşturan 2003 yapımı iki plan daha varmış efendim, yarın o planları da yayınlayacak taraf. kaynak mı? emekliye ayrılan eski bir orgeneral. bu sefer kaynak da kallavi, acaba inkar etmek için kalmayan kafa yüzünün dışında hangi uzuvların yüzlerini sandıklarınızdan çıkaracaksınız ey yüzsüzler!
alıntı:
"raporu hazırlayan deniz piyade kurmay kıdemli albay dursun çiçek, en masum olanlardan biri" sözünü "emir verilmiştir, o da uygulamıştır" cümleleriyle sürdürdü.
görüşmemizde bu rapora dayanak olan ve 2003 yılında hazırlanan iki ayrı rapordan da bahsetti. raporların bir örneğini de incelemem için bana verdi. "paşam, bu raporları bana vermekle suç işlemiyor musunuz?" sorumu, "kanunsuz işler ne zamandan beri devletin gizli belgesi oldu?" cümlesiyle cevapladı. yarın tarafta ele alacağımız bu raporun, ayrıntılarına da girdi.
"
vatan haini de olsa her haberi iftira da olsa kapanmaması gereken gazetedir.
eğer belgeye dayanarak haber yapıyorsa zaten kapanmamalıdır.
tsk bu sayede kendi hakkında ortaya çıkan belgelere taraf gazetesi üzerinden cevap verebilir.
eğer tsk ergenekon ilişkisi hakkında bir belge bulunduğu iddia edilir ve yayınlanırsa
tsk bu ''taraf gazetesinin uydurmasıdır'' , ''zaten bunlar vatan hainidir'' diyerek olayı kapatabilir.
ve kimsenin aklında en ufak bir kuşku kalmaz.
bunu okuyan alan kişilere ise şeriatçı şucu bucu diyerek ortaya konan belge ve eleştirilere kısa yoldan cevap verileilir ve düşünme, karşıt iddiayı çürütme gibi zahmetlerden kurtulabiliriz.
taraf gazetesi karşıtları tarafından bulunmaz bir nimettir ve kapatılmamalıdır.
yine olay yaratmış gazete. işin ilginci ergenekon denilen ve soruşturması gizli yürütülen davanın belgelerinin nasıl sızdığıdır. hadi tamam bunlar gazeteci belge ellerine geçti mi maşeti basarlar. buna diyeceğimiz laf yok. her gazeteci bunu yapabilir. esas önemli olan -ki yasemin çongar kişisi de dedi bu belgeler emniyetin ve ergenekon savcısının elinde zaten diye- gizliliği olduğu söylenen belgelerin nasıl servis edildiği? hukuki açıdan madem gizlilik var madem işe gelindi mi hak hukuk gukuk deniliyor davanın selayeti için önemli olan gizlilik ilkesi neden hiçe sayılıyor?
bu belgenin sızıdırılıp servis edilmesine neden olan emniyet ve savcılıktır. bu artık gün gibi ortada. ve yine emniyet ve savcılık suç işlemekte. cezası yok mu bu yapılanın. ha bir de yasemin çongar bir de utanmadan çıkmış "belgelerin incelemesini jandarma yapmasın emniyet yapsın vs." demiş. ee yuh! utanma olur insanda be!
taraf'ın ortalığı karıştıran haberindeki belgede geçenler gerçek mi değil mi bilinmez. begede geçenler gerçek ise cemaat ve bağlantıları iyice tsk ve tsk'yı destekleyenlerin üzerine gidecek; eğer belge fasonsa cemaat ve bazı kesimlerin orduya komplo kurdukları ortaya çıkacaktır. tabii ergenekon davasını da etkiler bu durum. her iki durumda da bu bir psikolojik harekattır. bu harekatı cemaat ve tayfası çok iyi yürtmektedirler, zira bundan önce yaptıkları her harekatta başarılı oldular, bu "belge" mevzusunda da istedikleri yerden vurcakları kuvvetle muhtemeldir.
hı tsk ne yapar? adamlar hala yok "askeri savcılık gereğini yapıyor" diye açıklama yapıyor. e be paşam sen daha bunun psikolojik harekat olduğunu anlayamadıysan ve bu gibi servislere önceden önlem alıp nasıl tavır alınması gerektiği hususunda bir planın yoksa biz ne yapalım? işte böyle 15-20 bin trajlı psikolojik harekat yürüten ihbarcı bir gazetenin dedikleri karşısında koskoca tsk olarak dut yemiş bülbüle dönersin!
özetle; türkiye sonun başlangıcını yaşıyor. aha da bunu buraya yazıyorum! bu belge olayı gerçekte olsa sahte, yalan da olsa çok şeyin değişeceğine delalettir.
edit: "bunlar nasıl haber eder bizi" denilmiyor, ey gözü yerine makatından okuyanlar. iyice oku, bir daha oku, oku ulan oku! haberci her haberi, her belgeyi haber yapabilir. bunu kimse engelleyemez, özgürdür; ama emniyetin ve savcılığın gizli olarak tuttuğu, hukuk ile güvence de olduğu söylenen bu gizlilik, yine bu gizliliği koruyan kişiler tarafından bir yerelere servis ediliyorsa bu bir hukuki fiyaskodur, emniyet ve savcılık güvencesini yitirmiştir. hukuki gizlilik "namus"tur. namusun emanet edildiği kurumlara bak? neyse, eşek herifliğin luzumu yok. taraf haberi elbette yapar kimse de "sen bu belgeyi nasıl haber yaparsın" diyemez. olay farklı; ama birileri olayı beyinleri yerine makatları ile anlamaya o kadar alışmışlar ki, olayı çarpıtmaktaki ustalıkları medyadaki abileri ile atbaşı gitmekte!
haber alma özgürlüğü yerine "bunlardan nasıl haberdar ederler beni yahu" tadındaki garip yurdum "demokratının" yine sızıntıya takıp kendini içerikten mahrum bıraktığı bir habere imza atmıştır. o değil de, senin gibi insanların toplaşmasıyla kurulu bir toplumda darbeye zaten gerek yoktur. sizin beyin hücreleriniz zaten haki.
Yaptıklari asil gazeteciliği 'fethullahcı' yaftasi ile örtmeye kalkanlara inat dimdik ayakta duran ve ergenekon savunucusu fikir sarhoşlarına yerleri öptüren gecek solcu yayın organı.
türk silahlı kuvvetleri ile alıp veremediği bir şeyden olsa gerek; sürekli saldırı halinde olan gazete. ortaya bir iddia atıyorlar -ki iddiaların doğruluğu veya yanlışılığı konusunda daha doğru düzgün fikir sahibi olmadan- hemen haber yapıyorlar. tsk'yı yıpratma hevesi ile ve de sansasyonel haberler yaparak satış yapmayı da umuyorlar tabi.
kuponla sonsuz enerji kaynağı vermeye hazırlanan dalgacı gazete. galiba bu işin arkasından genç siviller çıkacak. kuponla verilecek olan aslında ne olabilir?
1. güneş enerjisiyle çalışan bir tür pil olabilir.
2. bir zamanlar bir kısım emekli paşanın arkasında durduğu, tam sayfa ilanlarla duyurulan erke dönergeci olabilir. yani taraf, paşalarla anlaşmış ve erke dönergecini kuponla dağıtma kararı almıştır. bu durumda artık tsk nın ergenekon ile seviyeli ilişkisine dair belge ve bilgilere artık ulaşamayacağız demektir. yani bir anlamda taraf da "satılmış" oldu.
3. birinci ve ikinci maddenin birlikte düşünülmesi de olabilir. yani erke dönergeci aslında bir güneş pilidir ve taraf gazetesi paşalarla anlaşarak bunu kuponla dağıtıp işi bitirmeye karar vermiştir.
4. bunların hepsi doğru olabilir ama dağıtılacak olan ürün bunlardan birisi değildir.
5. aslında dağıtılacak ürün yoktur. 22 haziran'da taraf gazetesi kapanışını ilan edecektir.
not: belki 23 haziran'da kapanır. 22 haziran'da şu an 37.000 olan tirajını belki bu kuponlarla iki katına çıkarır da vazgeçer kapanmaktan. olamaz mı? olabilir. amaaan, ülkedeki demokrat güçler bir gazeteyi ancak 37.000 civarında sürükleyebiliyorsa, zaten sorun yok, o kapansın, bu gelsin, ne olur ki?
gerçekler ortaya çıkmadan kafasına uymayanlarca yalan haber yapıyor denilen gazete. hayır herkeste de deli gibi gazetecilik varmış. tayyip yalakası denmekle beraber, aydın doğan'ın kendisini savunma aracı olarak kullandığı da unutulmamalıdır.
türkiye'yi dönem dönem karıştıran, tarafını açıkça belli eden gazetedir.
bir gazetenin ipe sapa gelmez iddiasını ciddiye alan bir başbakan'a sahip olmak kara kara düşündüyor bizleri. oysa tarafında olan gazeteyi referans alacağına genelkurmay başkanlığı ile doğrudan irtibat kurmak daha mantıklı değil mi ?
tarafında olan bu gazeteye " sen bu belgeyi nerden buldun arkadaş " diye sormak varken, bu bir devlet meselesidir sivil makamları ilgilendirmez demek varken; olayı araştırıyoruz demek, gazeteyi belge olarak görmek neyin nesi ?
kurulduğu günden itibaren türk silahlı kuvvetleri'ni yıpratmak için elinden geleni ardına koymayan, yalan haber yapan, iftira atan gazetedir.
aptal solcu ceker yarı amerıkalı yarı akpli gazete.
akp nin ve abd nin kucagına oturup orduyu elestirmek ceseratse cesurlardır.
edit; solcu dedim ama kurtleri unutum tabi. canlarım hemen bu gazetenin ne kadar elini tasın altına soktugundan dem vurmuslar. ayrıca beyne kan gitmemesi bu gazetenin en kucuk bir kaynak gostermeden yayınladıgı haberlere insanların inanması gerektigini dusunmektir
asıl geri zekalı populasyonu burada yazan tiplerin onceki yazınlarını okumadan ahkam kesenleri olcup vermek gerek. bu adamların ne kadar amerikancı oldugu bilmeden solcu cnm bunlar demektir. hı bunlar solcular icin gecerli.
kurtler tabiki buyuk ortadogu projesini destekleyen bu gazeteye kayıtsız sartsız destek vereceklerdir.
sözlükteki gerizekalı popülasyonu hakkında fikir sahibi olmamızı sağlayan gazete.
bugün basını takip eden görecektir ki kemalist takılan kimi yayın organları bile "bu kadarına pes" demiş, bu işin araştırılması gereğinden dem vuruyor. ama bu sözlük öyle bir yer ki, ne kadar bağnaz adam varsa toplanmış buraya arkadaş, insan nasıl bu kadar düz olabilir lan! yahu altenatif olmaya mı çalışıyorsunuz, bu ülkenin ordusunun başındaki adamların yapacaklarının teminatı yaptıkları değil mi? yaptıklarından dolayı ceza almamış bu adamların varlığı mevcut oldukça yine birileri çıkıp bu tür planlar yapmayacak mı, olağan değil mi bu? sen de çık seni haberdar eden bir gazeteye sardır. yok fethullahçıymış, yok yalanmış. kusura bakma ama sen biraz malsın ve seni okuyanların da mal olmasını beklediğin ortada.
bak genç! muhtaç olduğun kudretini sağlayan asil kan beynine gitmedikçe komik duruma düşmeye devam edeceksin. taraf'ın yayınladığı belgeler yaratılmışsa bunu yaratanların da cezalandırılması için taraf'ın bunları yayınlaması önemlidir. çünkü anlaşılan bu konular gündeme gelmedikçe hasır altı edilmektedir, bir kurum inatla "bizi aşağılıyorlar, halkla aramızı açıyorlar böhü" tadında mesajlar verirken demokratik bir toplumda insanların devlete ve kurumlarına saygı duyması için gerekli malzemelerin; şeffaflık, adil hukuk ve eşitlik olduğunu bu ülkenin büyük bir kısmı görmektedir.
akp'yi bağnazlıkla suçlarken bu zihinsel kabızlığı bağnazlık dışında neyle açıklayabilirsin? elindeki sopayı kovana sokmuştur, sokmalıdır. diğer gazeteler zamanında elini kovana sokmadığı için sen bu haldesin. bir darbenin darbecisine aşık olan çocuğusun ve büyümen olgunlaşmana yetmiyor.
bu topraklarda yetişmiş en delikanlı gazetecileri bünyesinde barındıran bu gazetenin bazı sayılarını çerçeveletip odamın duvarına asacağım; ahmet abiyi ilk gördüğüm yerde ellerinden öpeceğim. bu memleketi puştlara bırakmamak için yapmakla yükümlü oldukları her şeyi bihakkın yerine getiren bu bir avuç gazeteci gazeceliğin haysiyetidir.
zevzek zevzek konuşanlara inat taraf gazetesi hergün bu ahlaksızların üçbuçuk atarak bakacakları bir gazete olmaya devam edecektir.
sebahattin önkibar'ın bugün yeniçağ gazetesi'nde çok güzel bir analizini yaptığı taşeron firmadır. "tsk neden bu taşeron firmanın iftiralarına engel olamıyor" diye sormuştur haklı olarak.
"Adı: Taraf Gazetesi.
Tirajı yani net satışı 30 binin altında.
Ne yeterli bir muhabir kadrosu ne de iyi bir editör ekibi var.
Gazetede haber zenginliği olmadığı gibi yorum çeşitliliği de yok!
Dahası, renksiz ve kişiliksiz!
Kime sorarsanız Taraf'ı şu sözcüklerle tarif eder:
- "Misyonu ve hatta varlık nedeni TSK'ya muhalefet etmektir."
Öyle ise sormak lazım, bu gazetenin ardında kim var?
Bazıları dış istihbarat birimleri derken, bazıları dini guruplar karşılığını veriyor.
AKP ile özdeşleştirenler de yok değil.
Efendim ardında illa birileri mi olmalı demeyin, olmalı, zira Taraf Gazetesi'nin her ay en az 150 -200 milyar sübvanse edilmeye ihtiyacı var. Bu katkı olmazsa, gazetenin çıkması mümkün değil.
Hatırlayın bir ara o maddi destek geri çekilmiş ve Taraf'ın baronu Ahmet Altan iki gözü iki çeşme kapanıyoruz diye ağıt yakmıştı.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral ilker Başbuğ'un bir süre önce iktidara verdiği; "Herkes nerede durduğunu net olarak ortaya koymalı" ültimatomu sonrasında Taraf Gazetesi kısa bir süre nakit krizine girdi ve kapanmayla yüz yüze geldi.
Derken yine esrarengiz bir el uzandı ve Taraf tekrar kurtarıldı yani para akışına devam edildi.
Benim anlayamadığım husus, Genelkurmay gibi bizim kültürümüzde devletin gerçek merkezi olarak algılanan bir yapının Taraf Gazetesi gibi basit bir organizasyonla mücadelede zorlanmasıdır!
Evet gerçekten anlayamıyorum, Taraf Gazetesi bütün o haberleri nereden ve nasıl alıyor?
Dünyanın 5. büyük ordusu diye övünen bir yapı, aylardır bu taşeron mevkuteye neden engel olamıyor?
Efendim işin içinde dış istihbarat birimleri var, mazereti geçerli olamaz!
Koca bir ordu o istihbarat kurumlarına bu kadar mı açıktır?
Yoksa sorun dış istihbarat değil de, içerdeki sızmalar mıdır?
Öyle ise bu da handikap değil mi?
Yoksa bunların hiçbiri değil de iç hesaplaşma mıdır?
Kimse kusura bakmasın böyle bir tabloda insanın aklına her şey geliyor!
Gelmemesi için bu işin derhal aydınlatılması gerekiyor!
Aradan aylar geçmesine rağmen bu noktada zerre bir mesafe alınamamıştır!
Yönetenleri farkında mıdır bilmiyorum ama TSK son dönemde acaip bir imaj erozyonundadır!
Bizim gibi devlet-i ebed müddet bağlamında TSK üzerinde titreyenler bile son gelişmelerden sonra kuşku içindedir!
Yapılması gereken, TSK'nın bu işi anlayacağımız şekilde açıklamasıdır.
TSK, şayet mevcut tutumu ile darbelerden ve darbecilerden arınma sürecinde ise bunu da gizlememeli, net olarak ortaya koymalıdır. Böyle bir şeyi emin olun ayakta alkışlarız. Bizim sevdiğimiz ordu, darbeyi düşünmeyen ve kaygısı sadece vatanın bölünmesi olan ordudur."
taraf birçok defa "yayın yasağı" olan ergenekon davası ile alakalı bilgi ve belgeleri yayınladı. sızdıran daha doğrusu servis eden makamlar belli, ya savcılık ya da emniyet.
taraf'ın yaptığı bir habercilik başarısıdır. bunu ayrı tutuyorum. öyle veya böyle, hukuki ya da gayri hukuki yolla elde edilmiş bir belgeyi -gerçek veya sahte- yayınladılar. işi irdelenmesi gereken tarafın bir yanı savcılık ve emniyet, bu haberleri sızdıranlar hakkında adalet bakanlığı ve içişleri baanlığı bir tahkikat güdecek mi, soruşturma açaack mı, soruşturma sonucunda birilerine ceza verecek mi?
ilgili belge konusunda şöyle bir şey söyleyeyim, eğer bu bir rapor ise bu raporun hazırlanması için emir veren makamın ve raporu hazırlayan kişi ya da birimin adının yazılı olması gerekirdi. askerlik yaptığım dönemde gördüğüm hiçbir askeri belge ve raporlar ile üslup bakımından zerre alakası olmayan bir rapor. kaldı ki, eğer bu gerçekse, bunun tsk içindeki emir-komuta zinciri dışında yapılması neredeyse imkansız üstelik tuğamirallik eşiğindeki kurmay kıdemli albay rütbeli bir subayın bu denli basit ve mantıksız bir şeyi kendi kafasına göre yapmış olması komik.
aranızda hatırlayanlarınız vardır mutlaka birkaç ay evvel kayseri'de garnizon komutanı'nın emri olarak bir belge ortaya atıldı, belgenin garnizon komutanlığı bilgisayarlarından çıktığı da teyit edildi ancak garnizon komutanı böyle bir emir verdiğini şiddetle reddetti. yapılan araştırmalardan sonra ilgili emir yazısını gülen cemaati'ne mensup bir askerin, cemaat abilerinin baskısı ile görev yaptığı ilgili birliğin bilgisayarından "dijital imza" ile çıkarttığı ortaya çıktı. velhasıl bu belgenin de böyle bir şey olma olasılığı mevcuttur şu muğlaklıkta. o yüzden bu olayın öyle veya böyle sonuna kadar gidilmesi taraftarıyım. peşin olarak taraf'ın yaptığı gibi soruşturma sürerken "darbeci paşalar" falan fıstık manşetleri gibi heyecana kapılmaya gerek yok.
bu "belge" olayının sonuna kadar gidilmelidir ancak sonuç ne olursa olsun, yani belge "sahte" veya "gerçek" ne olursa olsun, taraf gazetesi bunu yanlı haberleştirmiştir veya tarafsız olmuştur bunlar çok farklı şeyler hatta bana göre düpedüz amerikancı bir gazetedir ancak, bu gazeteye bu haberleri sızdıran savcılık ve/veya emniyet mensuplarının ortaya çıkarılıp, haklarında idari işlem yapılması da en az bu belgenin araştırılması kadar önemlidir.
sözlük yazarlarının birer kriminal dedektif olduklarını ortaya çıkarmış gazete. genelkurmay bile ehm mehm biz bir araştıralım derken, yaptığı haber için, sevgili dedektiflerimiz, aptalca yazılmış, komplo, şu bu diye yaftalamaya başlamış şimdiden. ha bu arada harbi delikanlı gazete.
sevmediğim ama eleştiri biçimini haksız bulduğum gazetedir. Benzer bir yargıyı aşağıya çıkardım. Yorum sizin:
"Adı: Yeniçağ Gazetesi.
Tirajı yani net satışı 60 binin altında.
Ne yeterli bir muhabir kadrosu ne de iyi bir editör ekibi var.
Gazetede haber zenginliği olmadığı gibi yorum çeşitliliği de yok!
Dahası, renksiz ve kişiliksiz!
Kime sorarsanız Yeniçağ'ı şu sözcüklerle tarif eder:
- "Misyonu ve hatta varlık nedeni MHP'ye muhalefet etmektir."
Öyle ise sormak lazım, bu gazetenin ardında kim var?
ayrıca taraf'ın tirajı 08.06.2009 - 14.06.2009 tarihleri arasında 47.636'dır. önceki dönem tirajı ise 37.545'tir. yeniçağ'ın tirajı ise 51.491'dir. Aradaki tiraj farkları 3.855'tir. Buradan nasıl bir mana çıkarılıyor ise durum yeniçağ gazetesi için de geçerlidir.
Selahattin beye sormak lazım:
-haber zenginliği, yorum çeşitliliği, renk ve kişilik demek bu demek midir?