cehennemde yakan, doğanın kendisi olan, spagetti olan (bu ciddi değil ama olsun onu ayrı bir seviyoruz), yıldırımla oynayan, denizlere hakim olan, havacı olan, karacı olan, daha saymakla bitmeyecek şekilde binlerce şey olabilen varlık. belki de şu an andromeda galaksisi'ndeki bir gezegende yaşayan uzaylı bir ırk çok değişik bir şeye tapıyor. belki de bazı gelişmiş ırklar ateist ateist takılıyor galaksiler arasında. bunların hepsi birer ihtimal.
Fizik kurallarının üzerinde ki hiç bir güç rasyonal değildir. Evrenin temel yasası enerjinin ve maddenin sakınımı yasasıdır. Kısaca yasa der ki hiç bir şey yoktan var olmaz vardan da yok olmaz. Dolayısı ile tanrı rasyonal bir kavram değildir. Tanrı henüz çözülemeyen fizik yasalarına insanın verdiği isimdir.
Dilimizde, Tengri, “tan yerinin ağarması”ndan mülhem güneşe izafe edilen ve “ilâh” manasına kullanılan kelime.
Kâşgarlı mahmut Tengri’nin “ulu tanrı” manasına geldiğini ve “Türklerin gözlerine büyük gözüken her şeye tengri” dediklerini söyler dîvânında...
ilk hâli “üze kök tengri”dir. Üze kelimesi “aşkınlık” manasınadır; böyle olunca da bazıları bu kelimenin direkt tanrıyı değil onun “büyük, yüce” manasına sıfatına izafe edildiğini söylerler...
islamiyetle birlikte “Tanrı” Türklerde “allah” lafzının karşılığı olarak yerini almış, eserlerde kullanılışı bir asır kadar devam etmiştir. Sonrasında bu adet terk edilmiştir; zira, “Tanrı” kelimesinin “çoğul” olması, islamiyet’teki “vahdaniyet-birlik”e ters bir anlayışı da kendinde barındırmaktadır.
Kelimeler, ihtiva ettikleri anlamlar kadar kullanıldıkları sosyal zemin ve kullanış maksadına göre, yani kullananlarca izafe edilene nisbetle de mana taşırlar;
Mesela, “merhaba” kelimesi Arapça “merhamet” kelimesinden gelmektedir ve karşımızdakine olan muhabbetimizi temsil eder ve islam tandanslı bir selamlaşma biçimi olsa da, özellikle solcuların Türkiye’de Etkin olduğu 68 ve sonrasında Marksistler tarafından “merhaba” kelimesi çok sevilerek kullanılan bir biçim olarak gözükmektedir. ideolojik bir anlam yüklenmemiş olsa da, konuşma ve yazı dillerinde sıkça kullanılmakta, neredeyse kendileri ile özdeşleşen bir yapıya dönüşmüştür... demek ki, bir kelime, ihtiva ettiği anlam kadar kullanıldığı yere göre de biçim değiştirmektedir.
Son söz; bu sebeptendir, “Tanrı” kelimesinin içerdiği “çoğulluk” vahid-i ehad-i samed’e, yani “Bir ve tek olan, birliği bütün varlıkları kuşattığı gibi herbir varlıkta da tecellî eden, hiçbir şeye muhtaç olmayan, ama herşey Ona muhtaç olan Allah.” inancına zıt görülmektedir.
insanın bir savunma mekanizmasıdır. Zor zamanlarında çaresiz durumlarda insanın kendine ya da çevresine zarar vermemek için sığındığı son çaredir. Tanrı insanın inandığı oranda güçlüdür. Örnek mi benim tanrımın hiç gücü yok. Benim için zaten tanrı yok.
kendisinden geldiğine %100 emin olduğumuz tek bir şeyimiz var: bu şey ne kutsal kitaplar ne hadisler bu şey akıl.
bence bu herif öyle kutsal kitaplardaki gibi sürekli kendini öven egoist biri filan değil, kimseyi yakmayacak da ödüllendirmeyecek de, kendisine ibadet edilmesi ya da inanılması da hiç umurunda değildir muhtemelen, bence sadece bizlere akıl verdi ve caydırıcıların da olacağını biliyordu, mesela dinler gibi, kendisini bulmamızı istiyor, tüm insanların hayatına küçücük küçücük belki de büyük mucizeler serpiştirdi, bizden bu mucizeleri farketmemizi ve kendisini bulmamızı bekliyor. ölçütü de sadece iyilik olacaktır muhtemelen.
size tek sorum var, eğer mükemmel bir tanrının sınavında olsaydık, bu sınavı geçmek kutsal kitaplara göre yaşamak kadar basit mi olurdu.
belki de bizden çok daha gelişmiş uzaylılar yaptı bizi, bize ortam hazırladılar ve bizi ortama uyacak şekilde dizayn ettiler bizim gibi yüzlerce farklı tür ve dünya kurdular ve deniyorlar ama bizim haberimiz yok, biz sadece kendimizden haberdarız, bu ihtimal de var.
+ Allah neyi yapamıyorsa günah demiş
- Nasıl yani
+ misal dün gece parti yapmış insanlar o gidememiş pat ayet kızların erkekle konuşması yasak
- Ya carpılıcaz sus
+ başka misal insanlar müzik dinliyor o dinliyemiyor pat müzik dinlemek yasak
Yahudi terminolojisindeki bedensel karşılığı "çocuk" olan, tanrıların tanrısı. Musa peygamberi muhatap alan tanrı, ona bir çocuk bedeniyle konuşmuştur. Felsefesi için bakınız:
Mezopotamya bölgesinde marduk ve ahura mazda, arabistan paran dağlarında el ilah, orta asya bozkırlarında tengri, kudüs kıyılarında yehova ismi ile anılır.
Mitolojik olanları var ki düşman başına olup, batı düvellerinde en meşhuru zeus'tur. Hindistan dolaylarında şiva ve brahma.