Trollemiyorum hatta bir tane roman tarzı kitabım vardı onu entrylerde yayınladım, okuyabilirsin. Psikoloji ve kişisel gelişim üzerine gittim, harekete şu an geçiyorum işte bunun için burdayım. Senelerdir sadece yazıyorduım, çevremdeki kişiler okuyordu bana yetiyordu ama şimdi harekete geçmem gerektiğini anladım. Burda paradan ziyade fayda önemli. mesela sırf dehb için 3 tane seri kitap var, çocuk, eş-partner ve kendi dehb olanlar için. dehb sorunu olan kime okuttuysam yayınla bunu çok faydalı insanlar faydalansın dediler. ondan ötürü yayınlamaya karar verdim.
(bkz: bir tane romanım var)
işte google seodan da anlamam. Her koşulda ciddi bir maaliyet ortaya çıkıyor. Onuda anlamadığım için dışardan hizmet almak zorundayım. Bir türlü çözemedim şu işleri ya. Çevremde de yol gösterecek 1 kişi bile yok.
16 punto Time news roman karakterleri ile 100 sayfa tutan bir kitap, normal bir okuma hızı ile 2.5 saat civarında bitiyor. Bu bir üçlemenin ilk serisi idi. Diğer ikisinin tamamı aklımda ama daha yazmadım.
Kitaplara güveniyorum, gerçekten iyi olduklarını düşünüyorum. Bugüne kadar okuyup da düzeltme isteyen bile olmadı bu haliyle çok güzel dediler ama satar mı satmaz mı onu bilemiyorum ki. Birşeyin satması için iyi olması her zaman anlam ifade etmiyor. Riske giremiyorum. Bir de şirket kurdum diyelim her ay muhasebeci bilmem ne masrafı var. Ayrıca çalıştığım yerde de sigortam yatıyor sözleşmeme göre şirket sahibi olamam.
Çok saçma değil mi bu kadar zor olması?
instagram, youtube olaylarına da çok yabancıyım. Aslında podcast bile yayınladım spotify da ama o da dinlenmedi reklam olmayınca. instagram mantıklı ama nasıl yapacağımı bilmiyorum. Orda nasıl takipçi kazanılır ne anlatmam lazım vsvs. Bir influencer ile anlaşmaya çalıştım kitaplar çok güzel dedi birkaçını okudu ben reklam yaparım dedi sonra hesabı kapattı gitti maillere de cevap vermedi kaldı öyle. Diğerlerine de reklam yaptırtsam bile wp dan mı yollayacam bir yerden de satamıyorum ki vergi levhası şu bu istiyor.
Ne zormuş ya bu işler.
Yazmak istiyorum aslında daha bir sürü şey var aklımda yazmadığım. Ama bunu nasıl paraya çevirecem bir türlü çözemedim. insanlar nasıl para kazanıyor yazarlıkla bir türlü anlayamadım senelerdir.
20 yıldır 50'den fazla yazdığım kişisel gelişim ve psikoloji dalında kitaplarım mevcut. Okumaya gelince epub veya pdf olarak çok sevenlerim hatta kitaplarımı dört gözle bekleyenlerim bile var fakat konu satmaya gelince satamıyorum. Yayınevleri baskı ücreti, editörlük ücreti, kapak tasarım ücreti vb. adı altında bir sürü ücret istiyor. Bu kitabın sadece satışından ufak bir pay alacak şekilde tüm masrafların yayınevine ait olacağı şekilde basılacağı bir yayınevi bulamadım.
Kitaplar güzel, akıcı, ilgi çekici ama gönder bir bakalım güzelse, satış potansiyeli var ise böyle bir anlaşma yapalım diyen yok hiç.
E-kitap olarak da satamıyorum vergi levhası isteniyor. Yurtdışından kindle, kobo felan da satamıyorum çünkü benden paypal vb. ülkemizde yasak olan kanallarla ödeme yapıyorlar.
Bana bir çözüm bulun arkadaşlar. Seneler sonra sözlüğe girdim sizden yardım istemek için.
Google ebook a attım 3 tane kitap google beni engelledi. Nedenini de anlamadım. Düzgün bir cevap da yok. Hesabınız askıya alınmıştır dedi kaldım öyle. Valla saçma bir durum.
Bu sefer ödemeler için paypal felan isteniyor, bunlar da türkiyede yasak. 50'den fazla kitap oldu, elimde patladı hepsi. Eşim dostum sevenlerim kendi çapımda bir takipçi kitlem bile var ama satışa sunamıyorum. Yayınevleri acaip paralar istiyor, ingilizce satsam amazonda felan paypal yok ödeme alamıyorum vsvs. Çok kötü tıkandım ya.
Bir türlü becemediğim eylemdir. Senelerdir onlarca kitap yazdım, bu kitaplar kişisel gelişim ve psikoloji üzerine. Fakat her yayınlamaya kalktığımda yayınevleri inanılmaz paralar istedi. Ücretsiz yayın yapıyoruz diyenler bile bu sefer kelime başına editörlük parası istedi. Yayınlayamamak için her türlü senaryo var. Şimdi de bu kitapları kendim e-kitap olarak satmak istiyorum ama onu da bilemedim. Yol gösterebilecek birisi varsa çok sevinirim.
ay hemen biz de olalım. moda olmuş ne güzel.
Meşrulaştırma ve normalleştirme çabasıdır. sen bi dene olmazsa biseksüel olursun tarzında modalaştırma amacıdır.
Çok bilmişlerin altına yazdığı başlıktır. Dizinin başlığına genel gidişat yazılır, bilgileri, oyuncuları, performansları yazılır. Daha ilk bölümün yarısı izlendiği için ilk izlenim fikri ayrı olarak yazılır. Diziyi genel olarak değerlendirmek yanlıştır çünkü. Leyla ile mecnun da ilk bölümlerinde yerden yere vuruldu sonra tuttu. Anlatabildiysem ne mutlu.
ilk bölüm olması nedeniyle karakterler oturmaması normal ama leyla ile mecnundan fazlasıyla çağrışım var. Ak sakallı dede yerine ilham perisi var, ismail abi yerine şair var, bakkal yerine çaycı var gene aynı mahalle kavramı var gene bir ilk bakışta aşk var vb...
Kardeş payından hilmi kazmıkçı da çok benzer bir rolde. Sanki hilmi okul açmış, aynı karakter gibi.
Yani leyla ile mecnunun ince bir çakması olmuş gibi dizi. Sizin nesil sevebilir ama leyla ile mecnunu izlemiş nesil olarak bize biraz tekrar niteliği taşıyor. https://galeri.uludagsozluk.com/r/1960848/+
Hikaye değil, tespittir. 1980de barış manço'nun orta asyaya ziyaretler yaptığı da söylenmektedir. internette barış manço'ya ait onlarca video vardır nasıl milliyetçi biri olduğuna dair.
Barış Manço'nun ne kadar milliyetçi olduğunu bilirsiniz. Halen yabancılara verdiği ayarlar youtube de gezmektedir. Şimdi size dönence şarkısında 1991 yılında bağımsızlığını ilan eden orta asyadaki türk cumhuriyetlerinin, 1981 yılında kurulacağını gören ve bunu dönence parçası ile ölümsüzleştiren Barış abimizin bu parçasının sırrından bahsedeceğim.
[Gün çoktan döndü buralarda
Ve ben simsiyah bir gecenin koynunda, yapayalnız bekliyorum
Duyuyorum, görüyorum, bir gün gelecek dönence biliyorum]
Bu kısımda orta asyadaki türk toplumlarından bahsetmektedir. Orta asya binlerce yıl türklerin yuvası iken rus egemenliği altına girmiştir ve birgün tekrar kendi benliğini bulacağını, yalnız bir kurt gibi pusuda beklediğini ve gözlemlediğini anlatmak istemiştir.
Doğuda bulunan türki toplumlarında bağımsızlık adına birşeylerin olduğunu, gece olarak nitelendirdiği sovyetler birliğinden uyanıp güneşin doğacağı yani bağımsızlığın yaklaştığını söylüyor.
[Kupkuru bir ağacın dalıyım yapayalnız
Uzaklarda bir yerlerde, bir şeyler kök salıyor
(Görüyorum, dönence)
Bu kısımda ise ulu, yaşlı fakat kurumuş bir ağaca benzettiği,
yapayalnız kelimesi ile türkün türkten başka dostu olmadığını, türklüğün tekrar canlandığını ve kök salmaya başladığından bahsediyor.
[Çatlamış dudağımda ne bir ses, ne bir nefes
Uzaklarda bir yerlerde, türküler söyleniyor
(Duyuyorum, görüyorum, biliyorum)
Çatlamış dudaklar, sessizlik ve nefessizlik bitmiş gibi görünen türklüğün bitmediğini, türkülerin (türkünün manasını zaten biliyorsunuz) söylendiği sözüyle bitmeyeceğini söylemek istiyor.
https://galeri.uludagsozluk.com/r/1953010/+
Ya mk bi anlatamadım şu işi. Bu ağaç süsleme, kırmızı don giyme, kutlamalar otlar boklar hristiyan bayramı. Onlarda da bizim bayramlardaki gibi küslerin barıştığı, tüm ailenin bir araya geldiği, beraberce vakit geçirdiği bir bayram. Onlar için anlamı büyük ama bizim için ne bu tantana? Bizim kurban bayramı, ramazan bayramı gibi tıpatıp. Tamamen hristiyan geleneği. Zaten bunlar yılbaşından 3 gün önce olur. Bizimkilerin ağaç süslemesi felan hristiyan adamın bizim kurban bayramına özenip kurban kesmesine benziyor.
Ne yapıyorsun sen amk delisi diye sorarlar o hristiyana ama bizimkilere birşey soran yok çünkü toplum tamamen malaklaşmış. Normalde 1 Ocak tarihinin hiçbir önemi yoktur; http://www.enpolitik.com/...-zaman-kutluyorlardi.html
Bir de yeni yılı kutluyoruz biz yeaa diye tayfa var, senin yeni yılın Nardugan ve/veya Nevruzdur, 1 Ocak değil kardeşim.
Tişikkirlir sipirmin
Tişikkirlir hilliwood
Bizimkilerin olmayan beynini ne güzel de yönlendiriyorsun.
Telefonu turkcell olanlar dikkat, dün gece turkcell herkese superonline aboneliği açmışlar. Edevlete girip arama kısmına "borç" yazın ilk sırada çıkan faturalar/abonelikler... kısmına tıklayıp bakın. Bana da açmışlar. Direk tüketici hakem heyetine başvurun internet üzerinden.
not: bazı arkadaşlar turkcell mobil interneti superonline üzerinden veriyor diyor, ücret çıkmaz diyor. be kamil, ben kaç senedir turkcelliyim, bugüne kadar neyin üzerinden alıyordun interneti? dün gece mi açası geldi superonline hesabını. çevremdeki turkcell i herkeste de durum aynı. ayrıca bana haber vermeden etmeden hesap açıyor adamlar. canları sıkılırsa kredi de çeksinler oldu olcak?