Sicim teorisi, kuantum mekaniği ile Einstein'ın genel görelilik kuramını birleştirmeyi ve evrendeki tüm temel kuvvetleri tek bir denklemde açıklamayı hedefleyen (Her Şeyin Teorisi) teorik bir fizik çerçevesidir. Geleneksel yaklaşımdaki sıfır boyutlu "noktasal" parçacıklar yerine, titreşen bir boyutlu minik sicimler varsayar.
zihinsel masturbasyonun en üst seviyesi. hem çok etkileyici hem de ulan bizi oyalıyorlar mı dedirtiyor. bence fizikteki en büyük güzel yalan adaylarından biri. ergenken vay be evren sicimden ibaretmiş diye hevesleniyorsun, otuzunda tamam da nerde bu kanıt diye sigara yakıyorsun.
temel fikir basit: elektron, kuark falan dediğimiz parçacıklar aslında nokta değil, sonsuz küçük titreşen enerji sicimleri. bu sicimler farklı şekillerde titreşince farklı parçacıklar ve kuvvetler ortaya çıkıyor. kuantum mekaniğiyle genel göreliliği aynı potada eritmeye çalışıyor, yani “her şeyin teorisi” olma iddiası var. 10 ya da 11 boyutlu evren falan derken iş iyice trip seviyesine çıkıyor.
güzelliği tartışmasız. matematiksel olarak o kadar zarif ve tutarlı ki insana evet bu doğru olmalı dedirtiyor. edward witten gibi adamlar bu teori için deli divane olmuş durumda. ama eleştirisi de çok sağlam bu sicimler planck ölçeğinde (10^-35 metre) titreşiyor. yani mevcut hiçbir deney düzeneğiyle test edemiyoruz. dolayısıyla teori güzel ama kanıtlanamaz noktasında takılı kaldı. bazı fizikçiler not even wrong diyor yani yanlış bile değil, çünkü yanlışlanabilir bir öngörüsü bile yok. yıllar geçti hâlâ bir gün deney yaparız aşamasındayız.
simcik hepimiz ve her sey cok cok kucuk sicimlerden ve vibrasyonlardan olusuyor.
evende cok fazla boyut ve frekans var.
ve biz cogunu algılayamıyoruz bile.
Sicim teorisi, doğanın temel yapı taşlarının noktalar gibi değil, sicimler gibi olduğunu iddia eder. Farklı parçacıklar ve kuvvetler, çok sayıda farklı şekilde titreşen sicimlerdir. Sicimler belirli bir frekansta titreşirse kuark oluşturabilir.
Başka bir frekansta biraz farklı titreşirse de bir elektron veya foton oluşturabilir. Sicim kuramında sicimlerin uçları bir parçacık ve onun karşı parçacığıyla, örneğin bir elektron ve bir pozitronla ilişkilidir. Sicimin titreşimi bu yüklü çift arasında faaliyet gösteren kuvveti taşır.
Sicim teorisinin arkasındaki matematik uzun ve karmaşıktır, ancak ayrıntılı olarak çalışılmıştır. Ancak sorun bugüne kadar bu sicimleri gören kimsenin olmadığıdır. Yine de, sicim teorisi şimdiye kadar yerçekimi ve kuantum mekaniğini birleştirmenin bilinen tek yoludur.
Halka hizmet;
Boşalırken gelen sallanma çeşidini düşünün, o kadar çeşitte çiftleşme vardır. Şimdi o çiftleşmelerin herbirinin ayrı bir atomu temsil ettiğini düşünün tamam. Döllenmeyi başarılı molekülleşme diye düşünün, madde ise çocuğun doğması görünür hale gelmesi. işte gördüğünüz tüm farklı maddeler en başta boşalırken ki ortaya çıkan sallanmalar gibi farklı titreşimlerden oluşan sicimlerden meydana gelir. Evren cenabet ben nabayım amk. *
Kuantum mekaniğinin açıklayamadığı ve sınırına ulaştığı big bang olayını açıklamak için biçilmiş kaftandır. Doğa kanunlarının madde oluşumuna izin vermesi gibi çok düşük olasılığın gerçekleşmesini açıklamak için kullanılan bir teori diyebiliriz kabaca.
teoriden daha çok prototip teori sayılır. şu durumda ne testedilebilirdir ne de çürütülebilirdir. bu proto-teorinin en büyük rakibi loop quantum gravity'dir. loop quantum gravity ekstra boyutlar yerine döngüler önerir. uzay-zaman sicim teorisindeki gibi 10 ya da 11 boyutlu değil sonlu döngülerden oluşmuş tanecikli bir ağdır. yani uzay-zaman kesikli yapıdadır, kuantizedir; tıpkı zaman ve mesafede olduğu gibi. eğer uzay gerçekten de kesikli yapıdaysa ve bu kuantize yapı matematiksel olarak açıklanabilirse bu kara delik mekaniğinin de çözümünü getirir.
Sicimler yani teller, planck uzunluğunda olacak diye bir kaide yoktur. Sicim teorisi adına türkçe kaynak olmamasından ötürü bu başlık da cehalet kokmuştur.
Sicim teorisi her fundamental parçacığa bir tel, bir iplikmişcesine davranır. Onlara tel ve ipliğin özelliklerini katar. (Titreşme, birleşme, genleşme, yayılma ve daireler oluşturma gibi.)
Sicimler membranlar oluşturmaz, fakat sicimlere membran gibi davranan bir teori daha vardır.
Her fundamental parçacığa bir tel gibi davranıldığından, elektron da bir fundamental parçacık olduğundan, sicim teorisinde elektron zaten kendi başına bir sicimdir. Elektron da plank uzunluğundan kaç kat büyüktür siz düşünün.
Bu kuramın tanrıyla veya paralel evrenlerle alakası yakından uzaktan yoktur. Sadece felsefi bir arkaplanı vardır.
Paralel evrenlerle tek alakası sicimlerin varlığı için 9,10,11 hatta bazen 20 ve 21 boyut gerekmesidir.
Sicim teorisinin en önemli yani bütün fizik kurallarını bir yerde toplayabilmesidir. Rölativite kuantum fiziğinde işe yaramaz, kuantum mekaniği klasik mekanikle çakışır. Fakat sicim teorisi bunların hepsini birleştirir. Yani " herşeyin teorisi " olur.
Kanıtlanmış mıdır? Eh... pek de değil. Ama sicimleri kanıtlamak imkansıza yakın. onları ayrıştırmak içni gereken ışık frekansları abartıdır.
Fakat işe yarıyordur. Sicim teorisi kağıtta ve matematikte herşeyi gösterir ve einstein'in rölativite kanunları sicimden çıkar.
evrendeki tüm şeylerin (evreni oluşturan ne var ise, proton, nötron) planck uzunluğunda(10^-35mm) ve belirli frekanslarda titreşen tek boyutlu sicimler olduğunu söyler bu teori. teori çatallandığı için farklı söylemlere de sahip. bunlardan birisi, sicimler 1mm boyutunda da olabileceği için laboratuvar ortamında deneysel anlamda ispata açıktır der.
sicime göre evren 4 boyut ve bu 4 boyutun da altında 7-8 kadar boyut bulunmakta. ancak bu dallanmış boyutlar planck uzunluğuna inildiği zaman etkin olarak görülebilirler.
neden önemli ola ki bu mevzu olayına gelirsek:
bu teoriyi değerli kılan şey, çözümün arkasına saklanmış olan kuantum grativasyonun çözümünü barındırması, ayrıca genel görelilik ile alakası da kuantum fiziğinin, genel görelelikle birleşmesi ve tüm temel kuvvetlerin tek modelde toplanmasını sağlayacak olan "her şey" teorisi oluyor.
bu sadece bir teori olduğu için çok da şey etmemek lazım. ne demiş ünlü bir türk dehası:
"""Bulut sistemi dedikleri bir şey var şimdi son zamanlarda. Herkes oraya bir şey atıyor, gelen ordan işine yarayanı alıp kullanıyor. Ben böyle anlıyorum, belki farklı bir şeydir. Artık böyle sistematik bir şey yok, abur-cubur dolduruyorsun, herkes ihtiyacını oradan alıyor ama hiç de karışmıyor. istediğini buluyorsun. Bu bilişim işine fazla kafa yorarsan sıyırırsın. Kullanacaksın, nimetlerinden yararlanıp işini göreceksin. Kafayı taktın mı, o zaman işin kötü. Hikmetine fazla şey yapmamak lazım."""
biz de bu saygın dehamız gibi sicim teorisi ile pek ilgilenmeyelim işte. izinden gidelim. ülke olarak başarıya çok fazla ihtiyacımız da yok hani.
Dünyada giderek daha az doktora kabulü alan, giderek moda olmaktan çıkan bence yerini de kuantum information theory'ye bırakmakta olan kuram.
Field madalyası sahibi ünlü bir matematikçi insanlık tarihinin hiç bir döneminde bu kadar yoğun bir çaba bu kadar boş bir kuram için sarf edilmemiştir dediği kuramdır aynı zamanda. Hayırsız evlat, rövaşatadan atılan golün ofsayt çıkması, aşıkken aldatan eş gibi bir şey yani.