Hayatımın hiçbir döneminde kimya, fizik gibi dersler ilgimi çekmese de, üzerine kitaplar okuduğum, araştırmalar yaptığım ve aşırı ilgimi çeken teori.
insanın bir maddeyi yoktan var edebilme yetisine kavuştuğunu düşünsenize...
ATOM ALTI PARÇALARIN VE ONUN ALTINDAKi DAHA KÜÇÜK PARÇALARIN ,TA Ki EN SON PARÇAYA KADAR KÜÇÜLÜP BiR SON PARÇA OLMA OLASILIĞINA DAYANIR. BU TEORiYE GÖRE EN KÜÇÜK PARÇA TiTREŞiM YAYAN BiR MiKROTEL GiBiDiR. YAYDIĞI TiTREŞiMLERiN HARMONiSi MADDEYE NE OLACAĞININ SiNYALiNi VEREN BiR TiTREŞiMDiR. BiR KATI MADDENiN KATI MADDELiĞiNi OLUŞTURAN TiTREŞiMi SAĞLAYAN MiKROTEL BiR NEVi.
YANi BUNDAN BiNLERCE YIL SONRA O KÜÇÜK DÜNYAYA iNiP O SiCiMi iSTEDiĞiN GiBi TiTREŞTiRiP iSTEDiĞiN MADDEYi YOKTAN VAR EDEBiLiRSiN GiBi BiR TEORiDiR.ŞiMDi iNSANLARA AKIL ALMAZ GiBi GELSE DE BUNDAN YÜZYILLAR SONRA BiR iNSANIN iSTEDiĞi MADDEYi YOKTAN VAR EDEBiLME YETiSiNE SAHiP OLABiLECEĞiNi SÖYLEYEN DE BiR TEORiDiR.
SiCiM VE KUANTUM DÜNYASI 3 BOYUTLU BiR DÜNYAYA NAZARAN DAHA ÇOK BOYUT OLDUĞU DÜŞÜNÜLMEKTEDiR. 8,9 HATTA 10. BOYUTLU BiR EVREN OLABiLiR DiYOR BiLiM iNSANLARI BU KUANTUM DÜNYASI iÇiN.
çoklu evren modeline uyarlanan bir teoriydi yamulmuyorsam.
elbette fazla fantastik. bilim dediğin ne ki zaten? onun hayalleri, bunun düşleri, bi bakmışsın, yarının gerçeği.
bütün cisimler ideaların imitasyonudur. idealar cisimleşmezler.
ha sicim teorisi takip edilerek bazı buluşlar yapılmış mıdır? olabilir tabi..
kısacası, uçan spagetti canavarı diye bir şey vardır, sadece imite edilmemiştir. yalnız sicim teorisi, onun imite olmuş halinin peşine düşmektedir. sözün özü bilimin ilerleyişi ile düşüncenin-ideanın** maddi olarak gözlemlenebileceğini iddia eden bir teoridir.
albert eistein tarafından m=c.d olarak formülize edilen teori otomotiv sektörünün de doğmasına neden olmuştur.
(bkz: içten yanmalı 4 zamanlı motorlar)
not :yani şuan da bindiğim porshe arabam varsa bunda rahmetli albert'in de parmağı vardır.
yıllarca fizik biliminin en büyük soru işaret olan teori son on yılda makedon bilim adamlarının üstün gayretleriyle daha da aydınlanmıştır.
(bkz: dr. sheldoon cooper in bilimsel çalışmaları)
Kuramdaki temel fikir, gerçekliğin esas bileşenlerinin rezonans frekanslarında titreşen ve Planck uzunluğunda olan (10−35 mm civarı) sicimler olduğudur.
Sicim denilen yapı taşlarını gözlemlememiz neredeyse imkânsız olduğu ve dolayısıyla bu teori yakın zamanlarda test edilemeyeceği için, şu an fizikçilerin en çok tartıştıkları konulardan biri de, bu kuramın, fiziksel bir kuram mı yoksa yalnızca felsefi bir teori mi olduğudur.
Sicim teoremi 6 yeni boyut daha önerir, fakat bu boyutları standart anlamdaki mekân ve zaman boyutları değil, bunlara bağlı alt boyutlar gibi tanımlar (bildiğimiz 3 uzay ve 1 zaman boyutu üzerinde dairesel olarak katlanmış ekstra boyutlar). Mesela çok ince bir tel düşünelim 2 mm kalınlığında, bu tel uzaktan bakılınca bizim için tek boyutlu bir doğrudur, diğer boyutları bizim için yok gibidir. Fakat bu telin üzerinde hareket eden bir karınca için telin üzerinde sağa ve sola gidip tur atılabilir ve o yönlerde de boyut vardır.işte o boyutlar ancak o seviyeye inince anlam kazanır ve her zaman gözükmezler. Membranların oluşturduğu parçacıkların da çok küçük yüzeyler olduğu ve onların seviyesine inince anlaşılabileceği düşünülmektedir. Bu yüzeyler farklı titreşimlerle farklı atom altı parçacıkları, bu atomaltı parçacıklar da birleşerek atomları oluşturmaktadırlar.
Atomun temel yapıtaşları olan proton ve elektron aslında kendisini oluşturan alt parçacıklardan oluşmaktadırlar. Bu parçacıklar, hızlandırıcı ve çarpıştırıcı labaratuarlarda yapılan deneylerle bulunmuşlardır; fakat, "bu parçacıkların altında hangi parçacıklar bulunmaktadır" ve "bunların yapı taşı nedir" sorularına cevap verilememektedir. işte bu parçacıkları birbirinden farklı kılan sicim teorisine göre, 6 farklı boyut içeren ve değişik titreşimleriyle sicimsi parçacıklardır. Bu sicimler bir frekansta titreşip protonu, başka bir frekansta titreşip elektronu oluştururlar. Sicimler farklı titreşimlerde bulunarak farklı temel parçacıkları oluşturur. bu nedenle bildiğimizden fazla boyut kavramı ortaya çıkmıştır.