--spoiler--
ihaneti sende gördüm
Sende şiddeti gördüm aşkı gördüm
Yanarak içinden geçtim aşkın
Kor olmadan küle döndüm
Dokun bana bana dokun ne olur
Hasretinden öldüm
--spoiler--
aynı anda birbirine bu kadar zıt hisleri yaşayan tek insanın ben olmadığımı bilmek güzeldir, her dinleyişte bunu hissettirir.
Üzerine söz söylenilmeyecek derecede kendini kanıtlamış bir sanatçı olsada şu bilgiyi vermeden geçemeyeceğim. ilk albümü olan " Haydi Şansım " ı sadece 50 kişinin aldığını, sahne aldığı yerden de üç gün sonra kovulduğunu biliyor muydunuz? Bugün ise geldiği durum ortada. Türkiye'nin en büyük seslerinden biri haline geldi ve nice sanatçı kendisinden beste alabilmek için kuyruğa girmiş durumda. Sezen Aksu'nun bu durumu bana okuduğum bir kitaptaki şu sözü hatırlattı, şöyle ki: Başarısızlık bir son değil, bir engeldir. Başarısızlık bir çıkmaz sokak değil yoldan biraz sapmaktır. O engeli aşabilirsiniz yada hayatınızın sonuna kadar onun dibinde yaşayabilirsiniz. helal sana Sezen Abla.
şarkıcı. son albümü Öptüm' le yine döktürmüş sanatçımızdır. valla keyifle dinliyorum özellikle " ah felek yordun beni" tam bana göre. Senle büyüdük, hala büyüyoruz.
beni çok derin düşüncelere gark ediyor. şuan, ununu elemiş eleğini asmış insanların çocuk sayabileceği bir yaşta, hayatımın baharındayım. yaşadıklarım yaşayacaklarımın çeyreği dahi değil. ne derin aşklar ne unutulmayacak erkekler ne derin sancılar ... biriyle bile tanışmadım. dünya sikine minare götüne yaşamadım elbet, kayıplarım oldu. aileden, dosttan... büyük kayıplar. geçenlerde bir başlık vardı, ben bu yazıyı ölen kankama yazdım diye. okuduğumda çok hüzünlendim fakat düşünmedende edemedim, benim ölmediği halde kaybettiğim dostlarım var diye. işte bu kadın öyle şarkılar yapıyor ki, dinlediğinizde, yarım kalıyor gülüşleriniz. nefesiniz daralıyor, etraftaki renkler siyaha dönmeye çabalıyor sanki. bir huzursuzluk çöküyor ta göğsünüzün üstüne. bir sızı. hiç nedensiz eskiler geliyor aklınıza. yıllar önce yaşadıklarınız, geri döndüremeyecekleriniz. çok, çok derin düşüncelere gark ediyor. duramıyorsunuz olduğunuz yerde. bir yandan camın yanına geçmek, derin derin içinize çekmek istiyorsunuz havayı, sanki temizleyecekmiş içinizdeki zehri gibi. bir yandan eliniz ayağınız düğüm oluyor, mecaliniz kalmıyor. kalıyorsunuz olduğunuz yerde. fotoğraflar beliriyor elinizde birden, gözyaşlarınızla ıslanmak için. kim getirdi bunları?
merak ediyorum, ben bu hisleri yaşıyorsam seni kimler aldı'yı dinlerken, gerçek aşkı ucundan kıyısından tatmış insanlar neler yapıyorlar?
nasıl dinliyorlar bu şarkıları? yahut tüm sevenlerini, ailesini kaybeden, yapayalnız bir adam, neler hissediyor istanbul hatırası 'nı dinlerken.
anlayamıyorum. hiç, hiç iyi değil. hüzünün bu denli somutlaşması, bir şarkının yanıbaşınıza gelip sizi dert havuzuna atması, hiç iyi değil.
bebekliğimin kasetlerini bozmakla
çocukluğumun o kasetlere ses kaydı yapmakla
ergenliğimin o kasetleri dinleyerek içlenmekle
yetişkinliğimin hali hazırda aşkıyla dolu geçtiği büyük sanatçı..
Vazgeçtim gözlerinden adlı şarkısı mükemmel olan sanatçı hatta daha ötesi.
Mükemmel bir sesi var. Halihazırda parça parça hüzünleriniz de varsa minik serçe sizi ağlatabilir.