ismini duyunca yanakların kızarır birilerinin karnında sigara söndürdüğünü hissedersin. serdar ortaç şarkılarında bile bir anlam aramaya çalışır tabelalarda onun ismini gördüğünde sırıtırsın. onu görünce çaktırmadan yüzünü incelersin böyle hani olur ya bi sarılsa tüm sorunlar bitecek sanki. ve boynu öyle güzel kokar ki... sakalları yanağına batınca kaşınır kızarır ama mutlu olursun. o da seninle konuşurken heyecanlanır zaten. kelimeleri bulamaz utanır sıkılır öyle sevimlidir ki o an. şebeklikler yapıp seni mutlu etmek ister. annelerdeki iç güdüyü o da barındırır başına bir şey gelecek paranoyaklığını yaşar bu nedenle saat başı telefonun çalar. ama kıyamazsın çünkü bilirsin ki kontörü yoktur şaşkının. sürekli didişip kavga edersin ama o mutlu sonla bitirmeyi bilir. hah işte o ilginç yaratık sevgilidir.
tam her şeyden umudu kesmişken, hayatınızda yalnızlığınız üzerine planlar yaparken birden bire ortaya çıkan, size tekrar yaşama sevinci veren kişidir. hem de sizi anlayan, her daim yanınızda olan biriyse...
erkek, "kendimi iyi hissetmiyorum, güçsüzüm. hiçbir şeyle uğraşacak durumum yok. zaman lazım bana. kafayı yiyeceğim yoksa. ne olacaksa olsun" dediğinde doğmamış çocuklarını düşünen..
öyle de anaç.
ne çocuğu. hani nerede, ben niye göremiyorum?
kimse bana anlatmasın. kadın için sevgili; maddi ve manevi menfaatlerinden faydalanabildiği, cazibesi olan herhangi biridir. bunu böyle bilip yaşamanın topluma büyük faydaları olacağı kanaatindeyim.
sağda solda görüyorum. adamı öyle bir yerinden kırmışlar ki, amı götü dağıtmış. toplayamıyor. ondan sonra "vay efendim şöyle piç, böyle duygusuz. ruh yok herifte" falan filan. çok var etrafta hiç girmeyeceğim.
sözüm "birbirimizi çok seviyoruz. bir çok şeyi göze alırım onun için" diyen kamillere.
diğer tarafta ise kadın "artık dayanılmaz olmuştu, katlanamıyordum anlıyor musun. ben de insanım. bana yazık değil mi yaa. üü.." diye boşta kalmış eliyle tutunacak bir dala doğru uzanır.*
dinlemesi iğrenç gelebilir. dinlerkenki samimiyet ve yalnızlık durumu da göze kestirilmiş bir pozisyonda olunduğu da anlaşılır. dileyen üzerinden geçer, dileyen kenarından. ben üzerine işeyip geçmek istiyorum ama bazı şeyler ulu orta olmuyor tabi. bu noktada müslüm gürses'ten nilüfer şarkısı çalsın istemek de ayrı bir işkence türü.
Allah'ım ne olur ona birşey olmasın. ne olur Allah'ım ne olur.
ateşler, baş ağrıları beyinden süphelenmiş doktor tomografiler, röntgenler sonuçlar cuma.
ne olur birşey olmasın, aramızda 16 saatlik mesafe git desen gidemiyorsun da. yarın yanımda olacaktı bunlar çıkmasaydı. 3-4 gün öncesine kadar hiç birşey yoktu.
çok sevilendir o. her duam onun için, ne olur iyi olsun o. ne olur...
insanın kimi zaman canını yakacak kadar sevdigi, oturup yemek isteyecek kadar tutkun olabilecegi, gerekirse karşısında paspas, kutu kola veya konserve açacagı gibi bi takım eşyaya dönüşebilecegi, beraberken yaradılmışların en kutsalına bakar gibi hissettiren, hatta yaradılmışların en güzeli olan (aslında bi bok olmasa bile öyle sanılan) yaratıga verdigi genel ad. tabi var bi takım hıyarlar herşeye "bu da bitti yenisi nerde?" diye bakan. onları cemiyet hayatının derinliklerinde göt göte yasamaya davet ediyoruz. sevgiyi bilmeyenlerin sevgili kelimesini olur olmaz kullanmasının yasaklanmasını, kullananın taksim meydanında götü katran ve kaz tüyüne batırılarak ceza görmesini diliyoruz. evet öyle
biriyle sevgili olursunuz. sonra onun bir sevgilisi daha olduğunu öğrenirsiniz. (bkz: bir kızın ikinci sevgilisi olmak/#12400574). ama çok seviyorsunuz ya vazgeçemezsiniz. aranızda bir saatçik mesela vardır ama ne kız gelir ne senin ona gitmene izin verir. hiçbir şeyde gelmez öyle sessiz sedasız seversiniz. sonra zamanlar geçer * bir kız gelir hayatınıza girer siz ona gidersiniz o sizin için 7 saatlik yoldan gelir. sonra anlarsınız ki herkes seviyorum der ama sadece biri sever. o da sizi gerçek sevgilinizdir.