erkek, "kendimi iyi hissetmiyorum, güçsüzüm. hiçbir şeyle uğraşacak durumum yok. zaman lazım bana. kafayı yiyeceğim yoksa. ne olacaksa olsun" dediğinde doğmamış çocuklarını düşünen..
öyle de anaç.
ne çocuğu. hani nerede, ben niye göremiyorum?
kimse bana anlatmasın. kadın için sevgili; maddi ve manevi menfaatlerinden faydalanabildiği, cazibesi olan herhangi biridir. bunu böyle bilip yaşamanın topluma büyük faydaları olacağı kanaatindeyim.
sağda solda görüyorum. adamı öyle bir yerinden kırmışlar ki, amı götü dağıtmış. toplayamıyor. ondan sonra "vay efendim şöyle piç, böyle duygusuz. ruh yok herifte" falan filan. çok var etrafta hiç girmeyeceğim.
sözüm "birbirimizi çok seviyoruz. bir çok şeyi göze alırım onun için" diyen kamillere.
diğer tarafta ise kadın "artık dayanılmaz olmuştu, katlanamıyordum anlıyor musun. ben de insanım. bana yazık değil mi yaa. üü.." diye boşta kalmış eliyle tutunacak bir dala doğru uzanır.*
dinlemesi iğrenç gelebilir. dinlerkenki samimiyet ve yalnızlık durumu da göze kestirilmiş bir pozisyonda olunduğu da anlaşılır. dileyen üzerinden geçer, dileyen kenarından. ben üzerine işeyip geçmek istiyorum ama bazı şeyler ulu orta olmuyor tabi. bu noktada müslüm gürses'ten nilüfer şarkısı çalsın istemek de ayrı bir işkence türü.