Çocukluğum (tayin nedeniyle) burada geçti.. mesela olmaz ya, ramazan’da açık olan restoranlar falan taşlanırdı.. böyle bir yobaz yerdi ama kendi içlerinde her şey serbest..
Fakat, hem doğasını seviyorsun hem de çocuksun.. mutluysan, o şehri seversin ya.. bu mantıkla 4-5 sene önce bir uğrayalım dedik.. şehirde böyle bir çirkinlik, bir sıkıcılık var.. mesela insanların araba kullanmasından anlıyorsun, bir yaşamkent gibi, bir çankaya gibi değil.
Bir de, buradaki bir gölün kıyısında bayağı değerli bir arsamız var, gidip görelim dedik. Tamam, biz de karadenizli’yiz de, pazar sabahı bir yerde bangır bangır “ula ula niyazi” çalıyorsa orası kötüdür. Yani başka şive, başka dil, başka tür müzik.. öküzün her türü öküzdür. Bunlar da bu model öküzdü.. belki yanılıyorumdur ama bütün hakkındaki fikri de örnekler üzerinden elde edersin ve adapazarı da bana hiç iyi izlenimler vermedi.
Bu şehirde ne var bilmiyorum Ne zaman gitmem gerekse içime sıkıntılar fenalıklar basıyor üç gün öncesinden. Allah içinde yaşayanlara sabır versin diyeceğim de bazılarına vermesin.
Şubat ayında gitmiştim arkadasi ziyarete. Sakarya merkez benim gözümde tam bir iç anadolu şehri. Öyle bir izlenim bıraktı bende ve aşırı yavan, sade bir şehir.