çok hoş bi gökhan türkmen şarkısı. zannedersem 7.kez üst üste çaldı. insanı alıp götüren şarkı,sigara paketi yarıya indi.
(bkz: adamın amınakoyan şarkılar)
ezginin günlüğünün öyle içli bir şarkısıdır ki, dinledikçe dinleyesi gelir insanın. aşk denilenin varlığını en derinde hissettirir. özlemin en yoğununu yaşatır. ardarda bir sürünilip, her seferinde başka hayal dünyalarının içine atar insanı. işte öyle bişey.
garip garip böyle efsunlu gibi tuhaf, ölmeli hastalıklı olanları bütün gününüzü hatta haftanızı siker. sürekli "niye böyle bi rğya gördüm ki lan ben şimdi. kötü günler yakında mı lan acaba allahım sen koru yarabbim töbe töbe... uff ne anlamı var acaba o nesnenin. acaba bana bir mesaj mı göndermeye çalşıyor noluyo ya" diye diye aklınızı kemirir.
gökhan türkmen'in o güzelim şarkılarından biridir. ilk dinlenildiğinde kulağa hoş gelir. daha sonralarında bağımlılık yapar. birde şarkıya yonca kocadağ girdimi içim bir hoş oluyor. *
belki bende hata yaptım
seni sevdim tek bir an bile pişman olmadan.
çok düşündüm, çok yalvardım
tanrım alma canımı teniyle bir gün buluşmadan.
gökhan türkmen in en bomba şarkılarından biridir..hele arada giren o hatun yokmu ..o varya o..bitirmiş işi. şarkı güzeldir defalarca dinledim bıkmak bu şarkı için en azından şuan için mümkün değildir
zindanda tek çıkış yolu, rüya.
zidan demek rüya demek, zindanda rüya her şey demek.
zindanda rüya iki heceden daha fazla,
ama zindanda iki heceden daha az olan, yine rüya.
barış manço'nun, hazır ölüm yıldönümü de gelmişken anma mahiyetine hüzünlü hüzünlü dinlenebilecek olan şahane enstrümantal çalışması. albüm megamanço, sene 1992. klibinde de seray sever oynamıştı...
hayatta kaybettiklerinizle tekrardan buluşup konuşabildiğiniz tek yerdir. öyle ki sabah uyanıldığında saatlerce neden artık sadece rüyamda görebiliyorum onu, neden hayatta değil diye ağlatacak kadar gerçekçi olabiliyor.
Üst beyin sapı; Asetilkolin salgılayan nöronlar (Retiküler Formasyonda bulunur bunlar) sayesinde günlük hayatta beynin birçok kısmının aktivitesini kontrol eder. Bu kontrolü seratonin denilen bir madde ile yapmaktadır. seratonin beyin sapının üst kısımlarından gelen bu uyarıları süzme görevini üstlenmiştir.
fakat uyuduğumuz zaman işler karışır çünkü seratonin aktivitesi azalır. uykunun rem evresinde azalan seratonin etkinliği; beyin sapından yaklaşık 90 dakikada bir amaçsız elektriksel sinyallerin (kaçak impulslar) beyindeki merkezlere gitmesine sebep olur. beyinde görsel hafıza merkezi vardır. günlük hayatta gördüklerimizi resimler halinde kaydeder ve bunları depolar bu kaçak sinyallerden herhangi biri bu merkeze uğradığında rüya görme işlemi başlar. uykunun bu evresinde görsel mantık bölümü kapalı olduğu için gördüklerimizi mantıki yönden sorgulayamayız. bu yüzdendir ki gece uyku esnasında görülen rüyalar o esnada çok mantıklı gibi görünüyorken uyanıp düşündüğümüzde ne kadar da saçmaymış deriz. sinyallerin etkisi ile resim dolu bir havuzdan rastgele alınan resimlerin sıralanması misali rüya görme işlemi sürmektedir. tabi ki o günlerde çok sık düşündüğümüz veya karşılaştığımız öğeler havuzun üst kısımlarında yer alacağından seçilme olasılıkları daha fazladır, ara sıra rüyalarımızda hiç görmediğimiz yerleri kişileri gördüğümüz olur bunun nedeni de iki ayrı resimdeki bazı parçaları bazen birleştirerek algılamamızdır. yani bir zamanlar yolda gördüğümüz kırmızı bir arabanın rengini alıp günlük hayatta gördüğümüz mavi bir şemsiyenin rengiyle değiştirmiş oluyoruz, böylece ortaya aslında daha önce görmediğimiz kırmızı bir şemsiye çıkmaktadır.
LSD kullananlarda ve bazı psikyatrik hastalıklarda yine bu seratonin sistemi etkilendiğinden halüsilasyonlar görülmektedir. lsd o kadar güçlü bir baskılama yaratırki rüya görmemiz için uyumaya gerek yoktur günlül hayatta halüsinasyonlar oluşur.