uyanık olduğumuz saatlerde bilinçli zihnimizin derlediği bilgiler, 'derin uyku' dediğimiz dönemde 'bilinçdışımız' tarafından işlenir, bazı kimseler bizim rüya sırasında bilgiyi işlediğimize inanırlar, esas durum tam tersinedir, rüya demek; zihnin işlenecek veri bulamadığı zaman kendini eğlendirmesi demektir, oysa biz bir gecede yalnızca iki-üç saat 'derin uyku'da kalırız, uyku süremizin geri kalan kısmında bilinç-dışı zihnimiz görev başında değildir, canı sıkılır, eğlence arar, kalkar elindeki malzemeyle oynar, anıları canlandırır, imaj yaratır, verileri yeniden sıraya sokar, heyecanlı hikayeler uydurur, buna 'rüya' deriz...
uyanık olduğumuz saatlerde bilinçli zihnimizin derlediği bilgiler, 'derin uyku' dediğimiz dönemde 'bilinçdışımız' tarafından işlenir, bazı kimseler bizim rüya sırasında bilgiyi işlediğimize inanırlar, esas durum tam tersinedir, rüya demek; zihnin işlenecek veri bulamadığı zaman kendini eğlendirmesi demektir, oysa biz bir gecede yalnızca iki-üç saat 'derin uyku'da kalırız, uyku süremizin geri kalan kısmında bilinç-dışı zihnimiz görev başında değildir, canı sıkılır, eğlence arar, kalkar elindeki malzemeyle oynar, anıları canlandırır, imaj yaratır, verileri yeniden sıraya sokar, heyecanlı hikayeler uydurur, buna 'rüya' deriz...
tekrar. tam unuturken. bilinçaltı çıkar ortaya. hayatımı rezil eder. anlarım. gerçeği. tekrar.
gelme. git.
kilisenin içinde günah çıkarılır. gidersin. günahları söylersin duvara bir bir. bilinçaltıdır duvar. dinler, susar ve gönderir. aylar sonra konuşur. hatırlatır günahını sana.
yıkıcı bir rüyadır duvar.
-uyan.- ilk sözün. am.na koyim.
-bak etrafına- kendini kandırmak. başkasını kırmak. ve utanmak. iradesizliğinden. çaresizliğinden.
bilinçaltının ortaya çıkmasıdır rüya.
Aklını kandırabilir yahut duymazdan gelebilirsin kimi zaman, fakat bilinçaltını görmezden gelemezsin.
Görülen şeyler ise: bazen umutlandırır bazen acı verir insana. Hep bir anlam yükleme ihtiyacı hissettirir kişiye. Bir anlamı vardır belki ama; görünenden ibaret değildir bu anlam kanımca.
gerçek bir rüya
anladım sonunda
yabancı kaldım benim değildir
başkasının bu dünya.
bu kadar güzel şarkı yazılmaz. neden bilmiyorum şarkıyı dinlerken duşta bir esneme gelir sıcaklığın etkisiyle mayışıp dünyayı pembe bir toz bulutu olarak görmeye başladığı bir an olur ya insanın. bu şarkının sonuna doğru bu his geliyor bana.
genelde "bilinç altının pörtlemesi" diye adlandırılan olaydır. fakat benim için kesinlikle gerçek olmayan bir önermedir bu. yaşadığım rüyalar genelde, hatta istisnasız her zaman, gün içinde gördüğüm detayların birleşmesiyle oluşuyor. tamamiyle gerçek hayatta konusu geçen olgulardan oluşuyor yani. bilinç altımla kesinlikle bir alakası yok. buna en güzel örnek, yıllardır hayatımda gündemimi oluşturan bir insanı bu güne kadar toplam 3 ya da 4 kere rüyamda görmüş olmamdır. ben rüyalarımda genelde gündüz bahsettiğim insanları, gördüğüm nesneleri çok güzel harmanlayıp görüyorum. mesela dün akşam arkadaşlarla falcıya gitmekten bahsetmiştik sonra sobhet arasında başka arkadaşım; "kanser olucam yeaaaw" tarzında şeyler söyledi sonra ben dedim ki; "en son böyle hepimiz birlikte kaldığımızda adılazımdeğil ile flörtleşiyorduk hayat nasıl değişiyor şimdi başkası var ehehehe" tahmin edebileceğiniz gibi rüyamda falcıya gidiyordum falcı bana kanser olacağımı söyledi ve ismi geçen çocuk bi anda hortladı bana korkma ben senin yanındayım tarzı şeyler söyledi. te allaam neden böyle oluyor çok merak ediyorum. uyandığımda aa dün bunu konuşmuştuk o öyle demişti o yüzden gördüm falan aslında eğlenceli oluyor ama artık görmek istemiyorum ve ciddi ciddi doktora gitmek istiyorum. çünkü böyle bir sürü rüya görüyorum ve hepsini gayet net bir biçimde hatırlıyorum. bazen uyandığımda farkedemiyorum gördüklerim gerçek miydi diye. çünkü normal hayat gibi görüyorum bazılarını. mesela blackberry messenger ile arkadaşımla konuştuğumu görüyorum sohbet ediyoruz ya da msne giriyorum. bazen bunun bir rüya olduğunu gördüğüm anda anlıyorum bazen ise uyandığımda bile arkadaşlarıma soruyorum konuştuk mu diye. garip hissediyorum kendimi baya bi. çünkü tanıdığım hiç kimse benim kadar çok hatırlamıyorlar rüyalarını. bunun bir nedeni olduğunu düşünüyorum. net bir biçimde en az 4 rüya hatırlıyorum her kalktığımda. ve uyandığımda hiç dinlenmiş hissetmiyorum başım çok ağrıyor oluyor. rüya görmek istemiyorum ya da kontrol edip bir yerde bitirmek istiyorum. lucid dreaming yapıyormuşum farketmeden. bu gece iyice odaklanıp yapmaya çalışcam inşallah kontrol edebilirim. bu konuda yardım etmek herkesi seve seve dinlerim. *
Belki ben de hata yaptım.
Seni sevdim tek bir an pişman olmadan.
Çok düşündüm, çok yalvardım.
Tanrım alma canımı teninle bir gün buluşmadan,
Belki şimdi, belki asla.
Ya ölüm ya aşk istedim dudağından.
Uyuyorsam bırak lütfen.
Sen kal aşk ben giderim buralardan sabah olmadan...
--spoiler--
Uykuya ihtiyacınız olduğunu biliyorsunuz. Tıpkı yemeğe, suya ve havaya ihtiyacınız olduğu gibi. Peki, uykunun tek başına yeterli olmadığını, vücudunuzun rüyalı uyku hakkını da aynı şiddetle talep ettiğini biliyor muydunuz? Sistemli olarak rüyalardan yoksun bırakılması halinde beyniniz size çok tuhaf oyunlar oynamaya başlar.
--spoiler--
her şey güllük gülistanlık iken bir anda moral bozabilen, uykuda görülen bir nevi halüsinasyondur. unutulmuş bazı olayları, kişileri hatırlatma olabilitesi epeyce bir yüksek.