kimse tarafından şişirildiğini görmediğim teknik adam. bağzı sözde gslilerin, özde terimsporluların götüne neden batıyor bu adam anlamıyorum. siktirin gidin milli takımı destekleyin kardeşim o zaman. derbiden önce gelmiş, kendi hocasına " şöşörölmöş bölön " diyor. e siktir git. yarrak kafalı. sen galatasaraylı olma zaten kardeşim. siktir git demirörenin kader arkadaşını destekle.
edit: imla
not: o seninki edit değil not olacak beyin yetmezliği yaşayan kardeşim.
kopenhag maçında ikinci yarıda oynattığı ölü futbolu, fenerbahçe maçını hesap ederek, bilerek yaptığını düşündüğüm, düşünmek istediğim teknik adam. ha hiç bi td takımına kötü futbol oynatmaz ama gs nin o ikinci yarıda çok da fizikli oynamadığı bir gerçek.
her türlü eleştiri, her türlü savunma kabulümdür ama "elinde kadro yok" cümlesini bir kez daha okumaya kalbim dayanmaz.
beşiktaş'ı çalıştırsa ne bok yiyecekti çok merak ediyorum şu anda rakipleriyle yarışabilecek kadrosu yoksa. alternatifsiz kadro nedir, golcüsüz futbol nasıl oynanır o zaman anlardı herhalde.
not: beşiktaşlıyım. elindeki kadro kısıtlarının farkındayım ama yarıştığı takımların şartlarıyla kıyaslayınca hala üst seviye bir kadrosu var. yaşadığı mevkiilerdeki sıkıntıları hemen hemen her takım fazlasıyla yaşıyor
Elinde sol beki açık oyuncaları olmayan adam bunda suçu yoktur eyvallah
Ancak kardeşim ceyhundan olmaz işte zorlamanın anlamı yok burağı sıkıştırdın kanada adam bitti tıpkı beşiktaş fenerbahçede oynadığı zamana döndü bu sene bitti seneye şimdiden kadroyu kursunlar çalışmalara başlasınlar.
işini ciddiye almıyor.
oyuncuyu motive etme, onunla iletişim kurma gibi bi huyu yok. oyunu pes oynar gibi, fm oynar gibi sürekli ufak rötuşlar taktiksel değişiklikler ile idare etmeye çalışıyor ki bu çok yanlış. hele de bir türk takımı için.
tez zamanda tazminatini unal aysala kitleyerek gonderilmesini istedigim hoca. gelince de soylemistum bi ise yaramaz sampiyon olsak da degizmez fikrim bu adamla olmaz. bunun yapacagi isi hatta daha iyisini ertugrul saglam da yapardi.
iki maglubiyette yerden yere vurulan teknik adam, juveyi yenmek uzereyken oyle demiyodunuz ne oldu? 6 gunde degistimi hersey? bu kadar elestiriye ragmen yinede ligi en az ilk iki icerisinde bitirecektir
terimin 6-0 lik madrid maglubiyetindeki oyunuyla bile kiyaslarsak bir terim etmeyecek teknik adam. inanin o macin ilk yarisindaki oyun bile bugunki feneri yenmeye yeterdi.
kendisine nacizane tavsiyelerimin olduğu galatasarayımızın teknik direktörü.
-sinyor tamam takımı sen kurmadın,takım yetersiz ve kalite olarak 2 senedir yerinde sayıyor ama kopenhag ve fener maçlarında atağımız yok lan.bildiğin ah be buda kaçarmı dediğimiz pozisyon yok amk.daha yaratıcı olmalıyız.drogba çıksada gol atsa olayına döndü iş.gelecek adına takım ümit vermiyor bu sorun düzeltilmeli.
-sen istediğin kadar iyi bir taktisyen ol oynattığın oyuncular hakan balta,sabri,ceyhun,amrabat,dany olunca yemiyor taktik maktik.o yüzden futbol zekaları üstün oyunculardan kurulmalı takım.
-kaleye kaliteli bir türk yedek kaleci almalı.bu takım şampiyonlar liginde oynuyor muslera sakatlanınca yüreğimiz ağzımızda maç izliyoruz.sinan polat gibi ya da süper ligde tecrübesi olan bir türk kaleci şart.
-defansın göbeğine defansı toplayacak ingilterenin ya da italyanın suyunu içmiş yer tutmasını iyi bilen tecrübeli defans şart.chedjou iyi bir defans ancak liderlik vasıfları yok malesef ve futbol karakteristiği olarak her an penaltı yaptırabilecek bir futbolcu.ujfalusi ya da bruno alves,rio ferdinand gibi futbolcular benim kasteddiğim.
-eboue,dany,riera,amrabat,sabri,engin bu adamları takımdan uzaklaştır.
-bu takımın yerlileri inanılmaz kalitesiz.yerli kalitesi kesinlikle artmalı.kaliteli yerli futbolcu selçuk inan'ı sayabilirim onun haricinde birazda semih.takımı sırtlayacak ,ruh katacak,farklılık yaratacak türk futbolcumuz yok malesef.
-senden iyi taktik bilmiyorum mancini reis ama burak yılmaz'ı kanat oynatmayacak kadar futbol bilgim var çok şükür.görmüyormusun adam kanatta oynayamıyor.yetenekleri kısıtlı bu adamın.illa oynatacaksan forvet oynat ya da hiç oynatma.forvet tercihimi her zaman umut buluttan yana kullanırım bunuda belirteyim.
-bruma sağ kanatta oynayamıyor açık ve net.sol kanatta oynat içeri kat etsin sağa çeksin pas versin ya da şut çeksin.ayrıca yerli sol açık şart.
-penaltı kaçar herkes kaçırabilir ama bu takımda drogba varsa penaltıları o kullanır.bu takımda juninho yoksa frikikleri selçuk kullanır.
-sol bek al
-bir yabancı bir yerli sağ açık al
-hakan baltası ve sabri sovmeninden bıktık.yerli sağ ve sol bek alternatifi bulun artık amk.koskoca galatasaray kulübü yerli sağ ve sol bek bulamıyor malesef.deneme bile denenmiyor.al ya da altyapıdan çıkar tutmazsa tutmasın ama dene.
kadıköyde koyulduğu için pek üstüne gidilmemeli. zira ne teknik direktörleri ezdi geçti kadıköy atmosferi. cinconun başına mourinho gelse kadıköyde koyulmaktan kurtulamaz.
nasıl bir futbol oynatmaya çalıştığını çözemediğim teknik adam. tabi böyle bir şey söylediğimiz zaman aldığımız klasik cevap şu oluyor: siz çok biliyorsunuz, adam man. city'yi çalıştırmış, interi şampiyon yapmış vs vs. yahu kardeşim, futbol sanat gibi bir şey değildir. iyi tabloyu tanımlayamayabilirsin. ya da sanat hakkında bilgin ve kültürün sığ ise yaptığın yorumlar da siklenmez. ama gel gör ki futbol bir sanat değil. iyi futbol oynandığını gördüğün zaman bunu fark edersin. ve bu adam geldi geleli, bir tek içerideki kopenhag maçında gerçekten iyi oynadık diyebilirim. onun da sebebi, kopenhagın gerçekten çok sikko bir takım olmasıdır herhalde.
elbette bu adamı pek çok şeyden dolayı suçlayamam. selçukun kötü performansından dolayı suçlamam mesela. ya da burağın kazmalığından. sneijderin ve musleranın sakatlığından dolayı da suçlamam. hatta ve hatta ceyhunu oynattığı için de suçlamam. hiç kimse de suçlamaz. ama bir şartla: takımı iyi oynatacaksın. iyi oynayan takım illa bir yerden sonra kazanır. şanssızlık yüzünden can çatlasın 10 maçta 6 ya da 8 puan kaybedersin. o zaman da kimse ceyhunun ne işi var lan bu takımda demez. misal, semih ve emre çolaklı kadroyla şampiyon olduğumuz sezon. emre o zaman da çok iyi değildi. semih ise ujfalusinin yanında oynadığı için biraz daha az göze batıyordu ki şimdi de bizim savunmadaki en kötü oyuncu olduğunu kesinlikle düşünmüyorum. ama bu oyunculara ses çıkarmadık, engin için ses çıkarmadık hatta terimin kazım inadını da bir süre fazla eleştirmedik neden? çünkü takım iyi oynuyordu. iyi oynatan teknik adam kolay kolay ağır eleştiriler almaz.
şimdi gelelim manciniye. cidden bir basın toplantısında anlatsın bir zahmet, bu takımda kendisine nasıl bir misyon edinmiş? neleri değiştirmek istiyor? takımın sorunlarını nasıl tanımlıyor? bu konularda ne yapmayı planlıyor? anlatsın da biz de ona göre izleyelim maçı. çünkü şu haliyle baktığımda gördüklerim:
- takım savunma yapamıyor. evet savunmaya çekiliyoruz, geriye yaslanıyoruz ama kopenhag maçında yediğimiz golü gördünüz. kaç tane oyunumuz dururken rakip oyuncu elini kolunu sallaya sallaya gol pozisyonundaki adama pas attı. orta değil bakın, pas.
- takımın hücum organizasyonu yok. sıfır yani. geçen gün bir bank asya maçına denk geldim. onlar bile bizden daha ciddi şekilde hücum varyasyonları geliştirmişler. sıfıra iniyorlar, içerideki adama ezbere pas atıyorlar. kontraya çıkıp hızlı paslarla rakip savunmayı şaşırtıyorlar falan. bizde bunların hiçbirisi yok. yani kopenhag maçında neredeyse 90 dakika hücum yaptık ama doğru dürüst mantıklı bir pozisyon bulamadık.
- takımın orta alanda ne yapmaya çalıştığını anlayamadım. ne mücadele ediyorlar, ne pas yapıyorlar, ne hücum organizasyonu ne de başka bir şey. tam bir kaos var orta alanda. melo veya sneijder günündeyse ancak adam olabiliyor orta sahamız.
- burak ve selçuğun formları çok düşük. umut ve yekta direk ilk 11de denenebilir, sol bekimiz zaten yok o yüzden o konuda manciniye kızamıyorum. kanatlarımızın misyonu nedir? kimler oynar? onu da hiç anlayabilmiş değilim. burağı ve umutu orada oynatıyorsun eyvallah da burak orada hiç bir varlık gösteremiyor?
- takım yenik duruma düştüğünde ne yapacağını bilmiyor. başı kesik tavuk gibi dolanıyor. kopenhag maçında da böyleydi, fener maçında da aynısı. ama bu lig bunu kaldırmaz aga. terim zamanında ben bir seyirci olarak yenik duruma düştüğümüz zaman ümidi kaybetmezdim. çok kez çevirmiştik çünkü maçı. hele devre arasına giriyorsak daha da umutlu olurdum. bilirdim ki terim gerekli değişiklikleri yapar, oyuncuları motive eder ve maçın seyri değişir. ama mancini ile şu ana kadar bunu göremedik. bu şekilde çok puan kaybederiz biz. çünkü bu savunmayla ilk golü bizim yememiz hiç de zor değil. bu maçların hepsini kaybedeceksek işimiz var.
umarım bir an önce toparlar takımı, ben de bunları yazdığım için kendimden utanırım. ama biz bu filmleri çok seyrettik. hepsinin de sonunda ciddi tazminatlar ödeniyordu.
edit: şaşkınlıklar içersindeyim şu an. bu kadar uzun bir entrim okunmuş da beğenilmiş falan. göz yaşlarımı tutamıyorum lan resmen.
şu entry'yi yazdığım için pişman oldum; (bkz: #21739957) bu adam bu geceki anlayışıyla beni pişman ettirdi bunu yazdığıma. orta saha tamamen dağınık, kimin ne yaptığı belli değil. drogba desen, tek başına devam etmeye çalışan bir forvet ve karşısında iyi defans yapan bir fenerbahçe. böyle bir taktik olur mu ?
ha ayrıca; maç 2-0 olmuş, beyefendi oturduğu yedek kulübesinden daha yeni kalkıyor. geçti borun pazarı, sür eşeğini niğde'ye diye bir söz vardır. yukarıda verdiğim entry de fatih terim ile kıyas yapmayacağım diyordum ama şimdi yapacağım. fatih terim en azından saha kenarında cebelleşirdi, en soğuk havada bile terden sıcaklayıp ceketini çıkarırdı. sen, sürekli oturuyorsun. adam yenilse bile "en azından uğraştı" derdik, ama sen hem takımı yanlış taktiklerle oynatıyorsun, yanlış mevkiilere yanlış adamlar koyuyorsun, ondan sonra gelip yedek kulübesinde oturuyorsun ve üst üste alınan iki yenilgiyle ilgili tek kelime konuşmuyorsun. olacak iş değil. son kopenhag maçında ve bu gece ki fenerbahçe maçında çok ciddi hatalar yapmıştır bu teknik direktör. umarım bu hatalarına devam etmez.
''inter'i çalıştırırken kadıköy'de eline almıştı. şimdi de zaten kadıköy'de eline almaya alışık bi takımı çalıştırıyor. uzun lafın kısası, 10 kasım'da kadıköy'de yine eline alacak olan takımın, yine kadıköy'de eline alacağı teknik direktör.'' haklı çıktım hehehe. ve son olarak;
fatih terim'in enkazını devraldığı iddia edilen teknik direktör. gs deki türk oyuncu sıkıntısı, ünal aysal'ın ısrarla transfer yapmamasından değil, fatih terim'in türk futbolcu istememesinden kaynaklanmış anlaşılan. melo yerine, gökhan inler'i isteyen, bruma yerine arda'yı isteyen fatih terim değilmiş çünkü. emre can, kerim frei, alper potuk, serdar aziz'i ünal aysal'ın alamamasının sorumlusu da fatih terimmiş. ayrıca konya maçından sonra 'fatih terim, gs nin iyi gitmesine içerleyip açıklama yaptı' diyenlerin 2 hafta sonra aynı takımı enkaz ilan etmesi de oldukça ilginç.
"çalıştırdığı takımı kendi kurmadığı için eleştirilmemesi gerekir" diyerek savunulan teknik direktör. ancak son oynanan kopenhag ve fenerbahçe maçlarında mancini'yi bu mazeret de kurtarmıyor maalesef.
zira bir futbol takımının kondüsyon, motivasyon, kadro derinliği, sakat, cezalı, vs gibi handikapları olsa da, eğer teknik direktörü sahaya yanlış bir dizilişle takımı çıkarıyorsa, yukarıda sayılan handikaplar olmasa bile kazanma şansı çok düşük oluyor. tahmin edebileceğiniz üzere bu yanlış dizilişin baş aktörleri de burak yılmaz ve dany.
burak yılmaz'ın beşiktaş ve fenerbahçe'de tutunamamasının sebebini dün herkes görmüştür heralde zira burak yılmaz kanat oynayabilecek özellikte bir oyuncu değil. adamın tek özelliği savunma arkasına koşu yapabilmek ki "savunma arkasına koşu yapıp gol atmak" bile demiyorum dikkatinizi çektiyse. hal böyleyken bir de arkasına dany'i monte edince ortaya ne savunma yapabilen ne de hücum yapabilen saçma sapan bir sol kanat çıkıyor. kendisinin burak yılmaz ile ilgili bildiği tek şey çok gol attığı için 11de olması gerektiği ama belli ki oyuncunun özelliklerini bilmediği için sahanın neresinde görev yapabileceği ile ilgili pek fikri yok mancini'nin.
mancini belli ki kadrosunda bulunan çoğu oyuncuyu da burak'ı tanımadığı gibi tanımıyor çünkü oyuncuları tanıyor olsa, takımı 4-2-3-1 veya 4-3-3 karışımı bir sistemde kastırmak yerine oyuncuların özelliklerine göre bir dizilişle sahaya sürerdi.
tahminimce devre arasına kadar ve devre arası kampında mancini kendi takımını, ligin 2. yarısında ise rakiplerini ve türkiye ligi'nin dinamiklerini tanımakla geçirecek. hal böyleyken, en azından bu sene, galatasaray'ın ne avrupa'da ne de ligde başarılı olabileceğini sanmıyorum.
blogger tayfasından sözlük yazarlarına kadar herkes biliyordu bu adamdan bir cacık olmayacağını ama tulun, arıboğan ve aysal herkesden çok bildikleri için 24 milyon euro maliyetle bu adamı yalvar yakar getirdiler.
ve gassaraylı müşteriler (az sayıdaki futbol bilir taraftarı tenzih ederim. sözüm birahane kavehane ikametli forma atkı müşterisine) hala hakeme, federasyona, ceyhun'a falan saydırıyor...
normalde kariyeri itibariyle fatih terim'i dörde katlayan bir teknik direktördür ama daha önce türkiyede hiç çalışmamış her yabancı antrenör gibi türkiye şartlarını hiç bilmemektedir o yüzden kısa vadede başarılı olması imkanszıdır.
ülke şartlarını öğrenmesi en az 1 sene alacaktır. gelecek sezon da istenen başarıyı elde edemezse ki gidişat o yönde o halde 2015-16 sezonunu görmesi zordur. yani artık tam buraları çözmüşken haliyle başarılı olmaya başlayacakken kendisine arrivederci denmesi kaçınılmazdır.
normalde galatasarayın manciniden sadece bu sezon değil 2014-15 sezonunda da fazla bir beklenti içine girmemesi gerekir.bu 1.5 sezonluk süreçte hem ülke şartlarını tanıması hemde istediği transferleri yapıp kafasındaki kadroyu kurması beklenmelidir ve hedef 2015-16'da hem ligde hem de avrupada başarı olarak belirlenmelidir.
ama işte burası türkiye. hiçbir kulüp bu sabrı göstermiyor.
ünal aysal gelecek sezon da istenen saha sonuçları alınmazsa f.terimi kovduğu için başlayan tepkiler iyice yükseleceğinden istifa ederek kaçıp gidecektir. yeni gelen yönetim önce yeniden f.terimi getirmek isteyecektir o olmasa dahi başka bir antrenör bulacak mancini ile çalışmak istemeyecektir haliyle mancinin türkiyedeki ömrü fazla uzun sürmeyecektir.
tekrar ifade etmek gerekirse mancini ve benzer kariyerdeki antrenörler normalde ülke futbolu ve kulüpler için şanstır.ancak ülkedeki futbol ortamı, türk futbolcusunun yapısı,kulüplerin yapısı,taraftar ve yönetim anlayışları,medyanın hali kısaca herşey sakat olduğundan gelen yabancı antrenörün ne kadar kariyerli ve yetenekli olursa olsun buradaki abukluklara uyum sağlaması zaman alıyor.o sabır gösterilmezse verilen paralar boşa gidiyor ve her seferinde silbaştan oluyor.