"çalıştırdığı takımı kendi kurmadığı için eleştirilmemesi gerekir" diyerek savunulan teknik direktör. ancak son oynanan kopenhag ve fenerbahçe maçlarında mancini'yi bu mazeret de kurtarmıyor maalesef.
zira bir futbol takımının kondüsyon, motivasyon, kadro derinliği, sakat, cezalı, vs gibi handikapları olsa da, eğer teknik direktörü sahaya yanlış bir dizilişle takımı çıkarıyorsa, yukarıda sayılan handikaplar olmasa bile kazanma şansı çok düşük oluyor. tahmin edebileceğiniz üzere bu yanlış dizilişin baş aktörleri de burak yılmaz ve dany.
burak yılmaz'ın beşiktaş ve fenerbahçe'de tutunamamasının sebebini dün herkes görmüştür heralde zira burak yılmaz kanat oynayabilecek özellikte bir oyuncu değil. adamın tek özelliği savunma arkasına koşu yapabilmek ki "savunma arkasına koşu yapıp gol atmak" bile demiyorum dikkatinizi çektiyse. hal böyleyken bir de arkasına dany'i monte edince ortaya ne savunma yapabilen ne de hücum yapabilen saçma sapan bir sol kanat çıkıyor. kendisinin burak yılmaz ile ilgili bildiği tek şey çok gol attığı için 11de olması gerektiği ama belli ki oyuncunun özelliklerini bilmediği için sahanın neresinde görev yapabileceği ile ilgili pek fikri yok mancini'nin.
mancini belli ki kadrosunda bulunan çoğu oyuncuyu da burak'ı tanımadığı gibi tanımıyor çünkü oyuncuları tanıyor olsa, takımı 4-2-3-1 veya 4-3-3 karışımı bir sistemde kastırmak yerine oyuncuların özelliklerine göre bir dizilişle sahaya sürerdi.
tahminimce devre arasına kadar ve devre arası kampında mancini kendi takımını, ligin 2. yarısında ise rakiplerini ve türkiye ligi'nin dinamiklerini tanımakla geçirecek. hal böyleyken, en azından bu sene, galatasaray'ın ne avrupa'da ne de ligde başarılı olabileceğini sanmıyorum.