stanleywhite dostum, farkettin mi bilmiyorum ama, paylaştığın şu kısacık yazıda, 3 kez "hayatını kaybetti", 1 kez "yaşamını yitirdi" ve 1 kez de "vefat ettiği" yazıyor.
ben şahsen ikna oldum adamın öldüğüne.
bu arada, bu başlıktaki senden önceki paylaşımları kontrol etmeni tavsiye ederim.
Robert Redford, Akademi ödülü (Oscar) sahibi artist, film yönetmeni, yapımcı, iş adamı ve model. Hollywood'un en büyük yıldızların dandır. Karizmatik aktör , her rolün aranan başarılı ismidir.
Anlamlı bir sözünü paylaşmak isterim;
--spoiler--
Dünyanın en yakışıklı, zengin, başarılı adamı da olsan; Bir kadın seni çocuklarının babası olarak hayal edemiyorsa; sıfırsın.
--spoiler--
1937 doğumlu ve sinema tarihinin unutulmazları arasına girmiş ABD'li aktör. ilerlemiş yaşına rağmen hala film çeviriyor. Brad Pitt ile oynadığı "Spy Game" de etkileyici idi, ardından gelen "Son Kale" filminde de öyle. Ama onu benim unutulmazlarım arasına sokan bir hapishane müdürünü canlandırdığı "Brubaker" filmi oldu. Özellikle fimin sonunda hapishaneden ayrılırken mahkumların teker teker başlayıp sonradan hepsinin katıldığı alkışlama sahnesi hatırladıkça bile tüylerimi diken diken eder. Bir de Demi Moore ile oynadığı "Ahlaksız Teklif" filminde yardımcısı Shackeford'un "Onu neden bıraktınız efendim" şeklindeki sorusuna Demi'nin kocası Woddy Harrelson'u kast ederek "Bana asla onun gibi bakmayacak" demesini unutamam. Kaçımız o bakışı ararız işte hayatlarımızda. Robert Redford Sundance fim festivalinin de kurucusu olarak bilinir.