içildiği zaman vücuttaki değişimleri harikulade olan, o yüksek mertebeye erişildiği zaman yanında manitan ile uyuma isteği doğuran ama sap bir insan olduğun için yastığına sarılıp uyumana sebep olup boş ver lan hayat böyle de güzel diyebilmeni sağlayan alkolik ve bir o kadar da melankolik madde.
hayat bazen o kadar sıkıcı oluyor ki bir sıkıntım da yok aslında ama çok iyi anlıyorum ki benimkisi alkol sevdası ne zaman içkiyi bıraksam huzurum kaçıyor,
şimdi olması gereken içki ama evde restorantta falan değil hep gittiğim bi lokal vardı eskiden orayı özledim meyhane mezeleri bi büyük amcalarla at yarışı muhabbetleri efkarlar geçim dertleri v.s
kısacası özledim seni rakı ama kokoş halini değil harbi halini.
hayatımda 2. kez içiyorum. öncesi hep biraydı. bugün 6 duble içtim. başımın dönmesi normal mi bilmiyorum. bardağa sek konan miktar az gibi geldi. biranın sıvı anlamında daha azı. ama biradan daha çok etkiledi sebeni ne merak ettim bilen olsaydı iyiydi.
süper seviyorum. kokusunu, renginin değişmesini, hammallık yapmadan istediğin kafaya ulaşmanı sağlamasını ve ertesi gün baş ağrısının diğer içkilere göre daha az olmasını. süper seviyorum rakıyı.
mutluyken neşeni, dertliyken sıkıntını paylaşan biri gibi.
gençken her türlü aşka dair saçmalığı meşru kılan araç gibi rakı. biraz daha ilerleyince yaş; geçmişe dönüp ciddi bir değerlendirme yaparken yanında genelde. hüzünlüyken ya da amk bu dünyanın derken. ya da benim öyle genellikle. veyahut içecek kadar mutluluk sebebinden daha ziyade içecek kadar mutsuzluk sebebine sahip olmam.
bilemedim. sonuç olarak harbi bir dosttur rakı. rakı candır.
eğer ki evde içiliyorsa, en güzel tarafı içmeye başlamadan önceki hazırlık safhasıdır. her şey severek ve özenle hazırlanır. hazırlık dakikalarında insanın kafasında sofradan başka bir şey olmaz, ayrı bir mutluluktur.
Mutluyken içilmesi gereken milli içki. Zira içtikten sonra hangi hal durumunda isen ikiye katlıyo. Mutlu, çok mutlu. mutsuzsa daha mutsuz oluyo.
Meze olarak biraz haydari biraz da dost muhabbeti olursa tadından yenmez.
Ulan nasıl canım çekmiş ya ağzım sulandı be.
ah o kokusu yok mu?
ne zaman paşabahçe'ye yolum düşse beynime kazınmış sanki, fabrika yok ama koku aynen orada beni bekliyor... ciğerlerime yosun kokusu ve anason kokusunu çekip sarhoş olup rahmetli babama selam çakıyorum...
sonra bir küfür savuruyorum bu güzelliği yasaklayana ve zam yapana.