edebiyat bilimi terminolojisinde yaygın olarak başkişi ya da kahraman karşılığında kullanılmaktadır.ancak gerçek anlamda modernist romanın başkişisine verilen addır.
protagonist;sık sık kişilik bunalımlarına düşen,tedirginleşen,yabancılaşan,görünüşte yenilse de kendi kendisiyle giriştiği çatışmadan bir iç zaferle çıkan kişidir.
ne istemediğini bilip, ne istediğini bilmeyendir. sıfat tamlamamın başında kullandığım kelimedir. *
(bkz: yazarların kişisel iletilerinin meali)nin bir kısmı..
protagonst, hayatta neye sahip olduğunu ve ne istediğini bilmeyendir. içten içe hep bir umut beslese de bir türlü hayata ayak uyduramaz. özüne yabancılaşan modern topluma yabancılaşmış insandır. hayatın nehrinde sürüklenenler onu anlayamazlar, onu ancak nehirden kurtulmak için gördüğü her şeye tutunmaya çalışanlar anlar.
Yaşamım boyunca olmayı başaramadığımdır. Aslında başaramadığım demeyelim, olmayı bilinçli olarak istemediğimdir.
Hayatı sakince, kendi ritminde ve kimsenin yaşamında bir iz bırakmadan yaşamayı seviyorum. Belki de bir tercih meselesi bu. Ben bu şekilde olmasını tercih ediyorum.
Hiçbir zaman bağırıp çağırarak fikirlerini kabul ettirmeye çalışan ve başrol oyuncusu modunda hissetmedim. Drama queen kavramından ise nefret ederim. Başrol olup dikkat çekmeden yardımcı rollerde hayat daha güzel...