Sizin yüzünüzden çayı döktüm halıya,
Ortalık ibibik gibi kokuyor, bu ne ya,
Her yer dumanlı, boyanmış yeşile sarıya,
Selam olsun fostrukçu Muslettin Bey amcaya :-)
Tam da Ekşi sözlük müteşairlarine göre bir başlık. Her gün bu malların şiiriyle uğraşıyoruz. Yanlış anlamayın, cahil de değiliz. Biz de edebiyat mezunuyuz.
iki el çıkarıp
ceketinin ceplerinden
birini kadına uzattı
diğeriyle piposunu ateşledi
bütün şehir aydınlandı
akşam olmuştu artık
sokakta birkaç kedi
kedinin bi gözü başka renk
öbürü
öbürü aynı renk
ve sanki değilmiş
adam elini
kadının yanaklarına uzattı
göt yanaklarına...
kadın
bağırıp durdu
durup bağırdı
sonra sessizlik koptu aniden
nasıl oluyorsa...
adam ve kadın
mimikleriyle bile susuyordu
derken bir osuruk sesi duyuldu
belli ki
şiyiri gelmişti adamın
kadınsa söylendi
burnunu tıkayarak
bu ne biçim bir sokak
sokak değil
lazımlıkta yirmi bin fersah
mağazaların vitrinlerine bakarak
yürüyordular ne güzelim
kadın bir ara
bir vitrinin karşısında
dalıp gitti
arkasını dönünce onu
göremedi bir daha adam
daha da hiç görmedi
o mu kaybolmuştu
yoksa
kendisi mi
ömrü boyunca bilemedi