hiç sanmam. ayrıca marlon brando abimizi neden çok severdik mesela. konuyla alakası yok ama beş hececiler yedi meşalecilerden daha mı iyiydi. onu da geçtim, obi van kenobi iyi yetiştiremedi mi çocukları. yoksa kötü pr mı her şey?
bazen de şöyle olur: bir süre kaldığın bir kasabadan, şehirden ayrılmana yakın, diğer mekanlardaki rahatsızlıkları, eksiklikleri yaşatmayan tam sana göre bir yer keşfedersin. tekrar geldiğinde orası değişmiş, tadilatta ya da kapanmış olacaktır. bu, tanrı'nın "bazı şeyler sensiz güzel" deme biçimidir.
2 paket sigara öngörülebilir olur, ben şöyle daha sürprizli bişi istiyorum diyene tavsiyem, 99'u vitamin 1'i zehir 100 hap koysun bi şişenin içine, her gece uyumadan önce bi tane yutsun.
gelibolu yazın cennet, kışın mezarlık. ilkinin bitmek bilmeyen deli bi rüzgarı var, daha önemlisi bitmek bilmeyen su/elektrik kesintileri. denizi de bence pek matah değil. çanakkale'de yaşamadım, sadece pahalı olduğunu duymuşluğum var.
bizde de var bi tane. bunlarda güldüğüm özelliklerden biri, büyük bir özgüvenle bir işe girişip sıfır başarıyla sonuçlanınca Dedektif Clouseau gibi hiç bozuntuya vermemeleri. 50 kere kendinden emin kuş yakalamayı deneyip başaramamış mesela ama 51. kez denerken gene aynı.