Osmanli icinde cok cesitli dinlerden insanlari baris icinde yasatan emperyalist bir devlettir. Sirf tek duze bir turk toplumu yoktur ki ornek dogru olsun.
Bu cesitli halki baris icinde yasatmak da islam icindeki baris ve insan olgusudur.
Donemin en buyuk devleti olma sebebi de islamiyetdir.
Simdiki dunya anlayisi ve turkluk uzerinden bakarak osmanli devletini anlamak olanaksizdir. Donemin sartlari, dunyasi ve zamani onemlidir.
Yani kisaca osmanli'yi okumadan, ogrenmeden ilkokul tarih kitaplari seviyesiyle osmanli ve turkluk konusunu bilmek bir kenera konusmak bile gulunctur.
osmanlıcı olduğunu iddia eden ne türkçüler, ne de "atsızcılar" yoktur.
Nitekim bizim multietnik bir imparatorluğu diriltmek gibi ne bir derdimiz, ne de bir hayalimiz olabilir.
Amma velakin Osmanlı'yı Türk tarihinin önemli ve vazgeçilemez bir parçası olarak görmemiz, belli başlı kendi çapında bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan "türkçü"lerin kafasını karıştırıyor olabilir. Bu tip "türkçüler" osmanlı'nın türklüğe katkılarını görmezden gelip, kendi çaplarında, yanlış ya da doğru bir şekilde yorumlayarak gördükleri yanlışları gözümüze sokmak sureti ile bu büyük türk devletini her fırsata kötülerler. sanki kendileri havadan var olmuştur.
bir de osmanlıyı timurlularla kıyaslamak gibi bir akılsızlıkları vardır. nitekim timurlular, osmanlı kadar büyük bir hanedan olmakla beraber, ana üsleri olan orta asyada tutunamamış, hindistan'a inip orada tamamen fars kültürüne dayalı bir devlet kurmak sureti ile varlıklarını hindistanı islamlaştırmaya adamışlardır.
Gelip burada cahil cahil yorum yapmayalım lütfen.
başlıktan anladım kim olduğunu. islamcılık olmasa sen bu topraklarda olmazdın.
islamcı değilde Osmanlı türkçü olsa timur gibi dağılır giderdi bir süre sonra. bir halta dikiş tutturamazdı. habire hanedan değişiklikleriyle reaya ordu herşey yıpranır bu topraklar gavura kalırdı. sende anadoluda değil başka bir diyarda kimin uşağı olurdun kim bilir...
osmanlı'da her şey güllük gülistanlık iken osmanlıya darbe yapılarak cumhuriyetin kurulduğunu düşünen salaklardır. kağıt üzeri anlaşma ile verilen toprakları cumhuriyet ile geri aldık düdükler, az kendinize gelin.
Osmanlı’nın en büyük marifeti halktan toplanan vergileri azaltmasıydı. Ondan o kadar kabul gördü. Peki torunları ne yapıyorlar? Halka vergi dayıyorlar. Nah Osmanlı evladısınız sizler.
Çok heyecanlı başladılar. Devlet desteği olmadan fetöyü yenemeyeceklerini gördüler. Şimdi devlet desteği olmadan ekonomi ve dıs politikanın da yürümeyeceğini fark edeceklerini zannediyorum.
Fransa da bile krallığı geri isteyenler var. 50 sene önce ispanya krallığı geri getirdi. Dünyanın her yerinde geleneksel ilkelere bağlı az veya çok bir kesim olur. Anayasa ile belirlenen yasal sınırlar içinde kaldıkları sürece kime ne zararları var. Niçin sizin tahammül sınırlarınızı zorluyor.
Üniversitede bir kız vardı. Sevgisini bizim sosyal çevre ile uyumsuz bir biçimde ifade ederdi. Babası zengindi. Öercedese binerdi. Onun dışında genç bir kızın o dönem c kasa Mercedes kullandığını görmedim.
Şimdi o zamandan bu zamana Mercedes kendini ne kadar yeniledi ve Türkiye gibi orta sınıf zengin ülkelerde bile ne kadar satıyor.
Sabah ruhi ersoy bir foto atmış çevremiz yangın yeri bizim derdimiz benzin fiyatları.
Bunu osmanlıcılar başaramadı. Osmanlı ocakları kefen giyip ak parti mitingine gidiyordu.
Osmanlıcıların kendilerini Mercedes gibi yenilemeleri lazım. Geçmişte çok yanlış ittifaklar kurdular, ama o dönem geride kaldı.
Bu kesimde pek akıllı insan bulamazsınız sırf dedesi hanedanın son üyesi diye salçacı herife şehzadem deyip önünde eğiliyorlar ona padişahmış gibi davranıyorlar.
21. Yüzyıl çağa ayak uyduranın güçlendiği bir asır. Trt dizilerinde anlatılan büyük hakanlar, ulu sultanlar arasında dönemin dinamiklerini okuyanlar ayakta kaldı, cinlerin cinsiyetini tartışanlar etkisiz kaldı.
Dünya yapay zekayı, diplomasiyi, veri merkezlerini, ar-geyi konuşuyor. Bu süreçte evreni doğru okuyup, üretenler küresel güçler olarak meydana çıkıyor.
Özellikle ulusal çıkarları en iyi biçimde savunması gereken bürokrat ve siyasetçilerin de, işinin uzmanı olması zorunluluğu var.
Çok sık konuşulan imam hatip, ilahiyat mezunu atamaların, artık hariciye koridorlarında kendine yer bulması rasyonel olmadığı gibi, bir kısmı siyasetçi yakını kişiler.
Bu durumda kişisel, gruplarla alakalı ilişki ağları oluşuyor, ve belediye başkanının, milletvekilinin abisi, akrabası kendini diplomat olarak buluyor.
Düşünsel bir atılım yapmalarının vakti geldi. Israrla bunu vurguluyorum. Siyaset, iş, sanat, spor camiası tıpkı bir bedenin organları gibi bir birine bağlı bir biçimde hareket eden, birisi olmasa yaşamın sona ereceği bir bütün. Buraya saldırmak bu bütüne saldırmak demek. Yerine yenisini koymak da mümkün değilse artık kendileri harici gruplarla barışık bir biçimde yaşamalılar.
Atamalar önemli bir konu ve bürokrasi ve hariciyede liyakat korunmadığı zaman, idare tıkanıyor ve en büyük zararı da cumhurbaşkanının Türkiye yüzyılı vizyonu görüyor. Eğer ulusal bağımsızlık ideali ve beraberinde layık kadrolar öne çıkarsa, aşılmaz zannedilen bazı engellerin de açılacağını zannediyorum.
gerçek bir osmanlı evladı ne Türklüğünü inkar eder ne de türk düşmanlığı için ihvancı kılığına girer .kadir Mısırlıoğlu lıke'layan tayfanın Osmanlıcılığı osuruk gazıdır.