akp tarafından dozerlerle düzlenen osmanlı dönemi mezarlıkları gördükten sonra, iyi hadi öğrenelim de okuyacak mezarlık kalmadı ki, ne okuyacağız dediğim uyduruk dil.
Kalp ve kelp kelimeleri aynı şekilde yazılır ki kelp köpek demektir. Anlam kargaşası sıkça yaşanan bir dildir. Dildir demek yanlış bir kullanım olabilir çünkü alfabesi farslardan ve araplardan kelimeler ise çogunlukla türklerin kullandıkları kelimeler olan -dikkat çogunlukla dedim pek çok arapça ve farşça kelime vardı- bir şeydi. Şey sözcügü yerine ne kullanabilirim bilmiyorum. Ama bir dil olmadıgına inanıyorum.
osmanlıca el yazmalarını ve basılı eski kitapları hurda kitap diye kilosu 20 kuruştan ihale edenler, eski mezarların olduğu alanları düzleyip aile kabristanı yeri aÇanlar osmanlıca dersi verecek. ayrıca marmara Üni. fef, türk dili ve edebiyatı bölümü mezunu olmama rağmen benim zor okuduğum kimi yerlerini Çözemediğim o meşhur mezartaşlarını, haftada en fazla iki saat osmanlıca dersi görecek bebeler nasıl okuyacaktır merak edilir.
Konuşmaya falan değmez. Türkçeyi öğrendiniz de Osmanlıca kaldı. Osmanlıca diye literatürde bir dil yok. Arapça ve Farsçanın karışımı bir saray dilidir Osmanlıca. Halk dili değil. Bir Yunus Emre, bir Köroğlu yok. istanbulda elit bir grubun sanat ve edebiyat konusunda kullandığı dil.
osman pamukoğlu
(#5894930) bir insan bu kadar cahil olur mu? Öztürkçeymiş yuhhh diyorum sayın okuyucular yuhhh..
Yaz yalanını cahil inanmak isteyen mallar kansın.
Osmanlıca denilen arapça alfabesi ile yazılıp farsça ve arapçanın tecavüzüne uğramış Türkçe'den bahsediyorlar... Yuhh diyorum...
Kalkmış kendini padişah sanan zat çıkmış
"Bir gecede bilimsel anlamda çok kullanışlı olan dilimiz değişti yattık kalktık yok." demekte...
1 - Sen yaşadın mı o deönemi de böyle ilk ağızdan konuşuyorsun?
2- Tabii Osmanlı'nın son 400 yılda bilimsel gelişmelerini çok iyi görüyoruz. Zaten aslında savaşları hep kazandık hatta 3. viyana kuşatmasında viyanayı da aldık da işte atatürk hepsini verdi gavura....
Yok arkadaş, bu işidçi zihniyet, g.tünden olmayan tarih uyduruyor. Bazen o kadar bilinçsizce yazılar okuyorum ki. Bahsedilen iki karakter arasında 300 yıl var. Ama işte ya birbirlerine kardeş ya da düşmanlar...
Baktılar ki bu bir boktan anlamayan varını yoğunu akıllı telefona veren cahil halka ne anlatırlarsa anlatsınlar yutuyorlar...
Tarih sizi öyle bir anacak kiiii....
Bu sözlüğe yazan radikaller de dahil hiç sonunuzun gelmeyeceği gibi davranın siz...
akp'nin gündem değişikliği manevrasına kurban gitmiştir.
bizim sorunumuz okumaktır. tekrar tekrar tekrar yazalım sizin harfleriniz bin kez de değişse halkınıza okuma alışkanlığı kazandırmadığınız sürece bir gıdım yol gidemezsiniz. majesteleri buyurmuş dilimiz felsefeye uygun değil diye. harf devriminden önce felsefeye muhteşem katkılarımız oldu da bizim mi haberimiz yok. islam medeniyeti bilimsel manada 1300'lerin sonunda bitmiştir. ne yazık ki bu böyle. biz ne oldu böyle diyeceğimize hâlâ harf hangisi olsun dilde sadeleştirme derdine düşüyoruz. dün doğan hızlan yazdı atilla ilhan'ın "dersaadet'te sabah ezanları" kitabı çıktığında muhabir içinde çok fazla eski kelime var dediğinde "öğrensiNLER" demiştir.
osmanlı'da türkler türkçe, kürtler kürtçe, ermeniler ermenice, bulgarlar bulgarca konuşurdu, osmanlıca diye bir şey hiç var olmamıştı. hemen hemen hiç bir edebi değeri kalmayan, ne yazıldığı dönemde ne de bugün okuyan hiç kimsenin anlamadığı divan edebiyatı eserlerine "osmanlıca" diye uyduruk bir ad bulup halkın da bu şekilde konuştuğunu sanan tarih cühelasına bakmayın siz.
osmanlı türkçesi vardır, çağatay türkçesi, azeri türkçesi, yakut türkçesi, nogay türkçesi gibi. dil gelişen ve evrimleşen bir yapı olduğuna göre de bugün konuştuğumuz türkçe, osmanlı türkçesinin devamıdır zaten.
iktidar şakşakçılarının osmanlıca diye yuttuğu şey, 100 yıl önce kendini ayrıcalıklı gören az mürekkep yalamış güruhun konuştuğu fransız-arap-fars özentili türkçe'nin yetersiz bir arap alfabesi çakmasıyla yazılışıdır. geçiniz...
bu dili bilenlerin kelime dağarcığı geniş olduğu için düşünme yetisi de güçlenir.
"modern ulus" olmanın çok da matah bir şey olmadığının anlaşıldığı günümüzde, böyle bir topluluğun dili olamaması bir eksiklik değildir, ki germence, yunanca ve latincenin karışımı olan ingilizce nasıl "modern ulus" dili olabiliyorsa, bu dil de olabilirdi.
şu kadarı var ki, bunun gerçekleşmesi için bu dilin kavramlarının içinin boşaltılıp modern olana göre yeniden doldurulması gerekiyordu, çünkü osmanlıca modern uygarlığın değil değil islami medeniyetinin dilidir. Üç dilin karışımı olan ingilizce "modern ulus" dili olabilirdi, çünkü bu dilin modernleşmesi (modern felsefenin kurucu dilleri olan) latince ve yunancadan etkilenmesiyle meydana geldi. bizim osmanlıcamız modernleşmek için ise ya islam medeniyetinin dilleri olan arapça ve farsça kelimeleri atıp yerine latince ve yunanca kelimeleri alacak, ya da arapça ve farsça kelimelerin içini batı kavramlarına göre dolduracaktı. osmanlının son yıllarında ikincisi yapıldı, yani kavramların içi boşaltılıp batı medeniyetine göre dolduruldu.
islami kavramların içinin nasıl modern kavramlarla doldurulduğuna örnekler (ilk karşılıklar bizdeki gerçek anlamı, ikincisi ise o kavramın içi boşaltıldıktan sonra hangi batı kavramıyla doldurulduğudur):
millet: din veya ümmet - nation
medeni: islam'a göre biçimlenmiş şehre ait - civil
uhuvvet: islam kardeşliği - (fransız ihtilalinin ortaya çıkardığı kavramlardan) fraternité
hürriyet: islami anlamda özgürlük - liberté
adalet: islam'ın öngördüğü adalet - justice
iyi ki de osmanlıca kullanılmıyor günümüzde. bu iş böyle devam etseydi islami kavramların ırzına geçme işi devam etmiş olacaktı. en azından şu an o kavramlara kimse dokunmuyor, batılı kavramlar ya olduğu gibi alınıyor, ya da türkçe kelime uyduruluyor.
Okullarda ogretilmesinin gerekli oldugunu dusundugum eski yazi. Genel olarak kolay gozukmekte ki herkes turkcenin arap harfleriyle yazilisi diyorlar. Kacinci yuzyilda peki ? Eger simdi siz yazacaksaniz oyle olur o. Yirminci yuzyil yazilarinda bile her satirda 3-5 arapca farsca tamlamalar olmakta.
Agzi olanin konustugu ulkemizde, her basvuranin yazar yapildigi sozlugumuzde bu kara cahilleri hoş gormeliyiz.
halkına okumayı sevdirememiş bir devletin (sadece cumhuriyet rejiminin değil son 1000 yıldaki anadoludaki türk devletlerinin sorunu) bir de üstüne osmanlıca (yani farisi harflerle türkçe) okumayı öğretmeye çalışmak boş iştir. murat bardakçı diyor ya dedenin yazdığı mektubu okuyacaksın garibim herkesin ailesini kendi ailesi zannediyor. benim her iki taraftan dedelerim de anneannemde, babaannemde okuma yazma bilmezdi. ne mektubu yahu? umudu halk okuyacakta tarih öğrenecek. halk okumuyor yahu. bizim halkımız boş goy goyu seviyor. ve osmanlıca diye bazıları neden ısrarla ağır bürokrasi dilini yazıyor merak ediyorum. biraz çabayla bugünkü alfabeye çevrilmiş tıpkı basım bir gazeteyi okursunuz, romanları da okursunuz. bizi asıl mahveden harf değişikliği değil dil devrimi yapacağız diye yapılan saçmalıktır.
latince ve aramice gibi ölü bir dildir, canlanması çabaları beyhudedir. zamanında çok kolay vazgeçilmiştir, çünkü zaten belli bir bürokrat kesim dışında halkın yazı dili olamamıştır, ustalaşmak yıllar alır, hece bazlı eski tür alfabesi seslere bağlı harflerin alfabesine göre daima dezavantajlı kalacaktır. arapça öğrenmek daha anlamlıdır yaşayan ve üreten bir dil sonuçta, aynı alfabeyi kullansalar bile niye fransızlar, romenler, italyanlar ve ispanyollar latinceye dönmüyorlar bir sorgulayın bakalım.
fransızca'nın etkisine "terk edilince"* değil, tanzimat fermanı sonrası 19. yy'ın ortalarında giren ve gerçekte resmi yazışmalarda bile fransızca kullanılan bir ülkenin dilidir.
osmanlıca diye götünü yırtanlar 19.yy'da istanbul'da resmi dairelerde, kalemlerde "bonjour" demeden hiç bir yetkili muhatap bulamayacaklarını bilmezler.
fransızcanın türkçe üzerindeki asıl etkisini cumhuriyetten sonra yaptığını bilmeyenleri göstermiştir.
bu etki üzerine çalışıyorum. soruları olan varsa sorabilir.
ayrıca bir ülkede fransız dilinin kullanılması ile türkçe üzerinde etki bırakmasının arasındaki farkı bilmeyenleri de göstermiştir. bunlar birbirinden etkilenen şeyler ama aynı şey değil.
Osmanlıca denen garabet, Türkçe, Farsça ve Arapça karışımı bir dildir. Ne tutarlı bir gramer yapısı ne de bir tarihi vardır. Topu topu 600 yıl ömrü olan, Osmanlı hanedanı ve saltanatla birlikte ölmüş olan dildir. Çok mu gereklidir? Üniversitelerin iLGiLi bölümlerinde eğitim gören öğrenciler için, evet ve zaten yıllardır Üniversitelerin ilgili bölümlerinde ders olarak okutulmaktadır. Ayrıca. Türkçe her ne kadar sanıldığı gibi zengin bir dil olmasa da eğitim ve bilim için yeterli bir dildir. Ve yine ayrıca, yeterli olmasa da bu bizim dilimizdir ve buna sonuna kadar sahip çıkmamız şarttır. Arap hayranlığı, Osmanlı hayranlığı ile yapılan tamamen suların bulandırılmasıdır. Son söz: Yunus Emre Arapça, Farsça kullanarak mı bütün dünyanın sevgilisi oldu?
Kemalist faşist zihniyetin en büyük hatalarından biri, ki çok hataları var, olup kaldırıldığı günden beri cehalet bu ülke insanını hiç terk etmemiştir. Osmanlıca aynen Anadolu insanı gibi bir çok dilden çok sayıda kelimenin bir araya gelmesiyle oluşmuş zengin bir dil iken onu kaldırmak cahillikten başka bir şey olmasa gerek. Umarım geri gelir ve yeni nesil zengin bir dile sahip olur.