bu dili bilenlerin kelime dağarcığı geniş olduğu için düşünme yetisi de güçlenir.
"modern ulus" olmanın çok da matah bir şey olmadığının anlaşıldığı günümüzde, böyle bir topluluğun dili olamaması bir eksiklik değildir, ki germence, yunanca ve latincenin karışımı olan ingilizce nasıl "modern ulus" dili olabiliyorsa, bu dil de olabilirdi.
şu kadarı var ki, bunun gerçekleşmesi için bu dilin kavramlarının içinin boşaltılıp modern olana göre yeniden doldurulması gerekiyordu, çünkü osmanlıca modern uygarlığın değil değil islami medeniyetinin dilidir. Üç dilin karışımı olan ingilizce "modern ulus" dili olabilirdi, çünkü bu dilin modernleşmesi (modern felsefenin kurucu dilleri olan) latince ve yunancadan etkilenmesiyle meydana geldi. bizim osmanlıcamız modernleşmek için ise ya islam medeniyetinin dilleri olan arapça ve farsça kelimeleri atıp yerine latince ve yunanca kelimeleri alacak, ya da arapça ve farsça kelimelerin içini batı kavramlarına göre dolduracaktı. osmanlının son yıllarında ikincisi yapıldı, yani kavramların içi boşaltılıp batı medeniyetine göre dolduruldu.
islami kavramların içinin nasıl modern kavramlarla doldurulduğuna örnekler (ilk karşılıklar bizdeki gerçek anlamı, ikincisi ise o kavramın içi boşaltıldıktan sonra hangi batı kavramıyla doldurulduğudur):
millet: din veya ümmet - nation
medeni: islam'a göre biçimlenmiş şehre ait - civil
uhuvvet: islam kardeşliği - (fransız ihtilalinin ortaya çıkardığı kavramlardan) fraternité
hürriyet: islami anlamda özgürlük - liberté
adalet: islam'ın öngördüğü adalet - justice
iyi ki de osmanlıca kullanılmıyor günümüzde. bu iş böyle devam etseydi islami kavramların ırzına geçme işi devam etmiş olacaktı. en azından şu an o kavramlara kimse dokunmuyor, batılı kavramlar ya olduğu gibi alınıyor, ya da türkçe kelime uyduruluyor.